Laf değil iş gerek

Van, Siirt, Batman gibi illerde kendi imkânlarıyla eğitim görmeye çalışan 26 kız öğrencinin 'Çağdaş Türkiye'nin Çağdaş Kızları' projesiyle hayatları değişti.
ÇYDD ve Turkcell'in katkısıyla TED'de burslu okuyan çocuklar şimdi çok mutlu: Keman, flüt ve piyano çalıyor, sanatla uğraşıyor, dil öğreniyorlar.
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

İSTANBUL - Bir yıl önce Van, Siirt, Batman gibi illerde kendi imkânlarıyla eğitimlerini sürdürmeye çalışan 26 kızın hayatı, 'Çağdaş Türkiye'nin Çağdaş Kızları' projesiyle değişti. Onlar, şimdi burslu okudukları Türk Eğitim Derneği (TED) Koleji'nin en parlak öğrencilerinden. Melek, Gözel, Kader ve arkadaşlarının kaderini değiştiren proje, 2000 yılından bu yana Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Turkcel'in işbirliğiyle yürütülüyor. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'i, okullarında müzikli bir gösteriyle ağırlayan 26 kız, artık çocuk yaşta evlenmek endişesinden uzak, geleceğe umutla bakıyor, güzel sanatlarla uğraşıyor, iki yabancı dil öğreniyor.
Parasızlık nedeniyle eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanamayan ve öğrenimlerine devam edemeyen kızlara destek için 41 ilde 5 bin kız öğrenciye karşılıksız burs imkânı vererek başlayan proje kapsamındaki öğrenci sayısı her yıl artıyor. Bugüne kadar 8 bin 300 öğrenciye burs verildi, 2 bin 700 öğrenci liseden mezun oldu, 250 öğrenci de üniversiteyi kazandı. Geçen sene 250 kişi arasından sınavlarla seçilerek Batman, Bolu, Siirt, Şanlıurfa ve Van'dan gelerek TED Koleji'nde eğitimine devam eden 26 kız öğrenci, bir yıl içinde okulun en başarılı öğrencilerinden oldu. Spor ve güzel sanatlar eğitimi de alan 26 kız öğrencinin hepsi, bir müzik aleti çalmayı öğrendi.
'Hiç spor yapmazdık'
Batman'dan gelen ve beşinci sınıfa giden Melek Bitki, dokuz kardeşinin arasında en şanslı olanı. Proje kapsamında burslu okumasa, aynı imkânları Batman'da bulamayacağını söyleyen Bitki, "Batman'da da derslerim iyiydi, ama hiç spor yapmazdık, enstrüman yoktu ve çalmayı da bilmezdik. Buradaki öğretmenlerimiz çok anlayışlı. Herkes benim çok güzel konuştuğumu düşünüyor. Ben de avukat olmak istiyorum bu yüzden" diye konuştu.
Şanlıurfa'dan gelen, sekiz kardeşi olan 6. sınıf öğrencisi Gözel Demirtaş ise şunları söyledi: "Burada piyano çalıyorum. Urfa'da ne spor yapabiliyor ne müzik aleti çalabiliyordum. İngilizce ve Almancada öğreniyoruz. Ailem, bu imkânları yakaladığım için benden daha mutlu. Ailemin yanına gittiğimde, bendeki değişimi fark ediyorlar. 'Yaşına göre olgun davranıyorsun' diyorlar."
Beş yaşında okula başlayan ve Siirt'te okulunun en iyi öğrencilerinden olan 10 yaşındaki Kader Sevgi'nin hedefleri var: "Benim yaşımda bir sürü öğrenci var. Ben de ileride böyle yardımlar edeceğim. Derslerimde çok iyi olacağım ve borcumu böyle ödeyeceğim. Burası düşündüğümden de güzel eğitim veriyor. Spor yapıyorum, keman çalmayı öğrendim."
Çelik: Çare özelleşme
26 kız öğrenciyi okullarında ziyaret eden bakan Çelik ise, özel sektörün sosyal sorumluluk projelerine önem vermesi gerektiğini vurguladı: "Anadolu'da binlerce solmak üzere olan fidanımız var. Onlara can vermeliyiz."
Çelik, Türkiye'de fakir aile çocukların daha iyi eğitim alabilmesi için özel okulculuğun teşvik edilmesi gerektiğini belirterek şöyle devam etti: "Özel okullardan alınan KDV'nin yüzde 1'lere düşürülmesi, sıfırlanması için gayretimiz devam ediyor. Özel okullardan aslında vergi alınmamalı."
'Hedef 100 bin'
ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, TED Koleji'ndeki konuşmasında kız çocukların eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanamadığını vurgulayarak bir çağrı yaptı: "Okula giden üç çocugumuzun ikisi erkek. Kızlarımız, 12 yaşında evlenip 13 yaşında anne olmayı kader sanıyor. Turkcell, örnek olsun diye projeyi yapıyor. Okutulan kız çocuklarının sayısını 100 bine çıkarmak lazım. 17 Aralık'tan sonra, bütün kurum ve kuruluşlar eğitime katkı sağlamalı. Anadolu'nun bağrında yüzlerce Leyla Gencer, Pavorotti ve İdil Biret var. Ancak onlar çobanlığa razı oluyor. Bu ülke bizi bir yerlere getirdi. Şimdi yardım ederek bedelini ödemeliyiz."