Lavaboya dökülen yağa dikkat!

Çevre Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Öztürk'ün hazırladığı
'Kullanılmış Bitkisel ve Hayvansal Yağlar' raporu, 'atık yağ' sorununu ortaya koydu.

ANKARA - Çevre Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Öztürk'ün hazırladığı 'Kullanılmış Bitkisel ve Hayvansal Yağlar' raporu, 'atık yağ' sorununu ortaya koydu. Evsel atıklara bağlı su kirliliğinin yüzde 25'i, bitkisel ve hayvansal yağların kanalizasyona dökülmesinden kaynaklanıyor!
Rapora göre, atık yağların çevreye verdiği tahribattan korunmanın yolu, bu yağların lisanslı firmalarca toplanarak sabun ya da yakıt yapılmaları.
Müsteşar Yardımcısı Öztürk'ün çalışmasında şu noktalara dikkat çekildi:
Evlerde kullanılmış bitkisel ve hayvansal yağların, kanalizasyona, yüzeysel ve yeraltı sularına, toprağa dökülmesi su sistemine zarar veriyor. Çünkü atık yağlar, su üzerinde tabaka oluşturarak havadan suya oksijen transferini önlüyor, böylece sudaki oksijenin tükenmesini hızlandırıyor. Deniz, akarsu ve göllere ulaşan atık yağlar, kuşlar, balıklar ve diğer canlı türlerine de zarar veriyor. Yağ atıkları, atık su arıtma tesislerine de zarar veriyor ve bu tesislerin işletme maliyetini artırıyor.
Çevre Bakanlığı sitesinde yayımlanan çalışmaya göre, Türkiye'de yılda 1.5 milyon ton yağ gıda amacıyla kullanılıyor. Bundan yaklaşık 350 bin ton atık oluşuyor. Oteller, lokantalar ve yemek firmalarında atık yağların ayrı toplanarak 'sadece ve sadece' lisanslı yağ toplama firmalarına verilmesi gerektiği vurgulanırken atık yağları paketleyip tekrar yağ olarak satan firmalara karşı dikkatli olunması istendi.
Sabun ve biodizel yapılabilir
Öztürk'ün raporunda, atıklardan yılda 350 milyon kilogram biodizel (yağlı tohum bitkilerinden veya hayvansal yağlardan elde edilen ve yakıt olarak kullanılan bir ürün) ve 3 milyon kilogram gliserin ile 3.5 milyon kilo sabun üretilebileceğine de dikkat çekildi.