Leyla için değer

ITP hastası 12 yaşındaki Leyla Balin'in tedavisini üstlenen öğretmeni Bülent Sınacı, kendi gücü tükenince
İlköğretim Okullarına Yardım Vakfı'na başvurdu.
Vakıf tedaviyi üstlenince Leyla, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedaviye alındı. Leyla'nın tek isteği, okuyup öğretmen olmak.
Haber: TARIK IŞIK / Arşivi

ANKARA - Adı Leyla Balin. Henüz 12 yaşında. Yüksekova Halit Okay
İlköğretim Okulu beşinci sınıf öğrencisi. Kanda pıhtılaşma bozukluğuna neden olan kronik ITP hastası. Üç yıl önce ağzından ve burnundan kan gelince hasta olduğu anlaşılan Leyla'nın tedavisi, ekonomik sorunlardan dolayı yarım kaldı.
Öğretmeni Bülent Sınacı buna razı olmayıp "Tedavi masraflarını taksitle ben karşılarım" deyince, Leyla için yeni bir umut doğdu.
Öğretmenin çabası
Ancak Bülent öğretmenin çırpınışı da yetmedi. Zaten daha önce de öğrencilere test dağıtmak için tüm birikimiyle fotokopi makinesi alan, Aşağı Uluyol mezrasında görev yaparken de maaşının yarısından fazlasını okula ve çocuklara harcayan Bülent öğretmenin bir köşede parası da yoktu. Umutlar tükenirken, Sınacı'nın 'www.ilkyar.org.tr'den başvurduğu İlköğretim Okullarına Yardım Vakfı (İlkyar) yardım elini uzattı. Tedavi masrafını üstlenen vakıf, Leyla'yı Ankara'ya getirdi.
Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yeniden tedavi altına alınan Leyla ve babası Adil Balin ile Kurtuluş Parkı'nda sohbet ettik. Leyla bademcik ameliyatı olacaktı. Pıhtılaşma sorunu kontrol altına alındığından, doktorlar bu sorunu da aradan çıkarmaya karar vermiş. Leyla pek konuşmuyor. Oldukça çekingen. Bakışlarını kaçırıyor. Adil bey yılın sekiz ayı kar altında kalan Yüksekova'da inşaat işçiliğiyle ailesini geçindirdiğini anlatıyor. Kamışlı Köyü'nde iki ateş arasında kalınca, zorunlu olarak göç etmişler Yüksekova'ya. "Ben okuyamadım. İsterdim, ama olmadı..." cümlesi yarım kalıyor Adil beyin. "Okuyup ne olmak istiyorsun?" diye soruyoruz Leyla'ya. "Öğretmen" diyor, "Okuyup ilkokul öğretmeni olacağım".
"Doktor olmak istemez misin" diye soruyoruz. "Hayır" diyor, "ben insanları kesemem ki..."
Leyla'nın diliyle...
Leyla'nın geçen dönem okulda yazdığı özgeçmişi acı ve umut dolu... "Huzurlu, barış içinde bir dünyada yaşamak istiyorum" diyen Leyla, kendini anlatıyor: "1 Mart 1992'de Yüksekova'da doğdum. 1999 yılında okula başladım. Okul hayatım çok güzel geçti. Her zaman iyi notlar aldım. 3. sınıfta bir hastalığa yakalandım. İlk önce doktora gitmedim. Hastalığım gittikçe ilerledi. Sonra doktora gittim. Doktor Van'a havale etti. Sekiz kere Van'da tedavi gördüm. Sonra doktorlar ağzımdan kan geldiği için 'verem' dediler. Verem tedavisi gördüm. Hiçbir fayda görmedim.
Zamanla vücudum yavaş yavaş morarmaya başladı. Babam beni Ankara'ya götürdü. 30 gün Ankara'da hastanede yattım. Sonra kemik hastalığı olduğu çıktı. Ankara'da tedavi oluyorum. Hâlâ sürüyor. Üç ay içinde ameliyat olmazsam kalbime atacak. Onun için üç ay içinde ameliyat olacağım. Şimdi de başımda tümör olduğunu söylüyor doktorlar. Ben çabuk iyileşmek istiyorum."