Lice'deki faili meçhul kazısında iki iskelet bulundu

Lice'deki faili meçhul kazısında iki iskelet bulundu
Lice'deki faili meçhul kazısında iki iskelet bulundu
Şanlıurfa'nın Viranşehir İlçesi'nden Diyarbakır'a gelirken 1997 yılında kaçırılan ve akibetlerinden bir daha haber alınamayan Sadık Ulumaskan ile oğlu Seyithan Ulumaskan'ın cesetlerinin gömüldüğü iddia edilen Lice yakınlarındaki bölgede bugün yapılan kazıda, yakılarak gömülmüş 2 kişiye ait iskelet, elbiseleri ile gümüş protez diş bulundu. İHD Şube Başkanı Muharrem Erbey, bulunan iskeletlerin yüzde 99 Ulumaskan'lara ait olduğunu söyledi.




Viranşehir'den Diyarbakır'a gelirken kaybolan Sadık Ulumaskan ile oğlu Seyithan Ulumaskan'ın kaybolması ve bir daha kendilerinden haber alınmaması üzerine İHD Diyarbakır şubesini başvurusu üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın izniyle Lice'nin Dibek Köyü yakınlarında baba oğulun gömüldüğü iddia edilen yerde bugün kazı çalışması yapıldı. Lice ilçesine 6, Dibek Köyü'ne de 4 kilometre uzaklıkta ve karayolunun 15 metre yakınındaki taşlık arazide yapılan kazı çalışması 4 saat sürdü. Kazı çalışmalarına savcı, İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey, baba ile oğulun yakınları katıldı. Kazıda yakılmış olarak bölgeye gömülen iki kişiye ait kemikler, elbiseler ile gümüş bir protez diş bulundu. Bulunan kemik, elbise ve dişlere incelenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilmek üzere savcı tarafından el konuldu.

YEŞİL'E RÜŞVET VERDİM
Yıllardar babası ve kardeşini aradıklarını ve hiç bir sonuç alamadığını söyleyen İsmail Ulumaskan da kazı çalışmalarını katıldı. Babası ve kardeşini bulabilmek için bugüne kadar güvenlik görevlilerini, para, silah rüşveti verdiğini ileri süren Ulumaskan, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'a da rüşvet vediğini iddia ederek şunları söyledi:
"En son Zübeyir Acar adında biri yanımıza gelerek, 'kayıplarınızın yerini biliyoruz. Ancak onları görmek ve alabilmek için Ankara'ya gidip gelmemiz gerekir, bu nedenle bize araba ve para gerekiyor' dedi. Bizde onlara opel marka araç 800 dolar ve 150 milyon para verdik. Aracı ve parayı Şanlıurfa'nın çıkısında bulunan Avşar petrole bıraktık, aracı almaya Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'da gelmişti. Araç ve parayla gittiler biz sonradan gazete onun fotoğrafını gördük o zaman Yeşil olduğunu anladık. 8 gün sonra aracı bize getirdiler ama kardeşim ve babamımın nerede olduğunu öğrenemediklerini söylediler"

PROTEZ DİŞ
Cuvan aşireti üyesi olduklarını anlatan İsmail Ulumaskan, aşiret üyelerinin Dibek Köyü'nde iki kişinin gömüldüğünü söylemesi üzerine hareket geçtiklerini belirtti. Ulumaskan, "Babam ve kardeşimi köylüler o tarihte yol kenarından bulmuş durumu jandarmaya bildirmişler. Jandarmada onları elbiseleri ile birlikte bulundukları yere gömün demiş. Bunun üzerine köyden 5 yaşlı bu cesetleri gömmüş, bu kişilerden 2'si ölmüş 3'ü de yaşıyor. Kazı yapılmadan önce savcıya babamın protez dişi olduğunu ve bu dişin gümüş kaplama olduğunu söyledim, kazılarda protez diş bulundu" dedi.

KEMİKLER YÜZDE 99 ULUMASKANLARA AİT
İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey, kayıpları itirafçı sanık Aziz Büyükmezgan tarafından sürekli tehdit edildiğini söyledi. Bu nedenle baba oğulun bu kişiden kurtulmak için Diyarbakır'a geldiğini anlatan Erbey, şöyle konuştu:
"Siverek yakınlarında 4 Aralık 1997 yılında gözaltına alınıyorlar. O günden sonra onlardan haber alınamıyor. Aile bireyleri tüm kurumlara başvuruyor, ancak sonuç alamayınca kendi imkanları ile çalışmalarını yürütüyorlar. Aile olaydan bir yıl sonra bize başvurdu. Bizim girişimlerimizle kazı çalışması yapıldı. Kazıda bulunan cesetlerin yanma ihtimali var birinin yaşlı birinin genç olduğunu kazı başında bulunan doktor tespit etti. Bu cesetler yüzde 99 Ulumaskanlara ait olduğuna dair buluntular çok fazladır" dedi.
Erbey, iki iyi niyetli savcının bu tur girişimleriyle 1990'lı yılardaki kayıpların tamamının bulunmasının mümkün olmadığını söyledi. Erbey, "Siyasi bir iradenin karar vermesi, bununla birlikte Diyarbakır'da özel yetkili bir komisyon kurulması gerekiyor. Bu komisyonun içinde savcısı, avukatı, sivil toplum kuruluşları da olması gerekiyor. Her dağda bayırda mezar olduğuna duyumu alıyoruz. Bunların hepsini kazmamız mümkün değildir. Devletin kendi geçmişiyle yüzleşmesi gerekiyor. İtirafçı sanık Aziz Büyükmezgan şuan İzmir'de ikamet ediyor. Bunun gibi birçok itirafçının yeri bellidir. Rüşvet alanların yeri yurdu ve sıfatları bellidir. Bu insanların derhal yargılanması ve öldürdükleri kişilerin yerlerini göstermesi gerekiyor" dedi.
Bu arada kazı sırasında İHD yetkililerin fotoğraf çekmesi üzerine, jandarma fotoğraf makinesine el koydu. Fotoğrafların silinmesinin ardından makine İHD'lilere geri verildi.