Liceliler AİHM sırasında

Lice ilçesinde PKK'lılarla güvenlik kuvvetleri çatışmasında ev ve işyeri zarar gören 246 kişi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde...
Haber: NAMIK DURUKAN / Arşivi

DİYARBAKIR - Lice ilçesinde PKK'lılarla güvenlik kuvvetleri çatışmasında ev ve işyeri zarar gören 246 kişi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) açtığı davadan 2 milyon 500 bin sterlin (yaklaşık 4.8 trilyon) kazanınca, binlerce kişi AİHM yolu için avukatlara akın etti. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Diyarbakır Şube Başkanı Mehmet Kaya, Lice davası ardından gelen bin 500 başvurunun, bir ayda 5 bine ulaşmasının beklendiğini söyledi.
22 Ekim 1993 tarihinde Lice ilçesinde ağır silah ve bombaların kullanılması sonucu 230 işyeri ve 400 konutun tamamen veya kısmen tahrip edilmesinden sonra, AİHM'ye başvuran 240 kişinin rekor tazminat almasının kısa sürede duyulması, köyü yakılan ve boşaltılanları AİHM'ye yöneltti.
'10 bini bulur'
ÇHD Şube Başkanı Kaya, bölgede yıl sonuna kadar başvuranların sayısının on binlere ulaşabileceğini söyleyerek şöyle konuştu:
"Köylüler 1991 ila 1998'e kadarki dönem için savcılıklarına suç duyurusunda bulunup dava açabilir. Zaten büyük bölümü o dönem suç duyurusunda bulunmuş, ancak soruşturma sürüncemede bırakılmış. Şu anda Lice'nin 15 köyüyle ilgili AİHM'ye başvuracağız
Gözaltında kayıplarla ilgili mevcut davaları AİHM'ye götüreceğiz, açılmamış olanlarla ilgili iç hukuk yollarını deneyeceğiz. Sonuç alamazsak AİHM'ye gideceğiz. 30 arkadaşımızı görevlendirdik, ancak talep nedeniyle 50'ye çıkaracağız."
Hak arama dönemi
Lice'nin Bayırlı Köyü muhtarı Sait Doğan, köylerini boşaltmaları için tanınan 15 gün süre sonunda 1996'da Diyarbakır'a göçtüklerini belirterek, "Dönmek için Cumhurbaşkanı ve TBMM'ye yazılı başvuru yaptım diye gözaltına alınıp üç gün karakolda tutuldum. O nedenle korkudan gerekli mercilere başvuramadım. Köye geri dönmek için dava açmaya geldim" dedi.
Bayraklı Köyü sakinlerinden Mahmut Şaybak ise Lice tazminatı bilgisinin kendilerine ulaşması üzerine girişim başlattıklarını söyledi, "Bu şartlarda köye geri dönmek imkânsız. Durum normale dönerse ve zararlarımız karşılanırsa döneriz" diye konuştu.
Güldiken Köyü'nden İlhami Kızılboğa ise olaylarda babasının öldüğünü ve köylerinin boşaltıldığını belirtip şunları söyledi:
"Evler eşyalarıyla birlikte yakıldı. Baskı gördük, babam öldü. O dönem baskı olduğu için başvuru yapmaya çekindik. Lice davasının sonuçlanmasından sonra başvurmak için geldik. Biz de insanca köyümüzde yaşamak istiyoruz."
Çeper Köyü'nden Selahattin Akdoğan ise insanların üzerindeki korkuyu atmasından sonra hakkını aramaya başladığını, kendisinin de hakkını arayacağını söyledi.