@ismailsaymaz

Linç edilen oğlunu kurtarmak isteyen babaya 'polise vurdun' davası

Linç edilen oğlunu kurtarmak isteyen babaya 'polise vurdun' davası
Linç edilen oğlunu kurtarmak isteyen babaya 'polise vurdun' davası
İzmir'deki Kobani eylemleri sırasında silahla vurulduktan sonra bir grup tarafından linç edilen ve daha sonra hayatını kaybeden Ekrem Kaçaroğlu'nun babası hakkında, oğlunu kurtarmak isterken olay yerindeki iki sivil polise vurduğu iddiasıyla 3 yıla kadar hapis cezası istendi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – İzmir‘de 6-8 Ekim 2014’teki Kobani eylemleri sırasında başından kurşunla vurulup linç edilerek öldürülen Ekrem Kaçaroğlu’nun babası Bedrettin Kaçaroğlu hakkında, oğlunu kurtarmak istediği sırada iki sivil polise taşla vurduğu iddiasıyla “kamu görevlisini silahla yaralama” suçundan dava açıldı. Baba Kaçaroğlu’nun elindeki taşı “silah” sayan ve polise yönelik eylemi için 6 ila 18 ay hapis cezası isteyen savcılık, eylemin iki polise karşı gerçekleşmesi nedeniyle 1 yıldan 3 yıla kadar hapis talep etti. Savcının, yaralı genci linç edenler için ise “karşı görüşlü grup” ifadesini kullanması da dikkat çekti.

İDDİANAMEDE ' ORTADOĞU ANALİZİ'

Olayla ilgili olarak hazırlanan iddianamede, “İŞİD ile PYD’nin, Suriye petrolünün pazarlanması açısından önemli bir bölge olan Kobani’yi ele geçirmek için çatıştıkları” ileri sürüldü. IŞİD’in etkinlik kazanması üzerine PKK ’nın legal uzantıları” tarafından ülkede çağrılar yapıldığı savunularak, “İnsanların sokaklara davet edildiği, sokakların savaş alanına dönüştürülmesi, ülkemizin her bir sokağının Kobani yapılması talimatının verildiği, bir noktadan düğmeye basılmışçasına ülkemizin her bir yanında sokak hareketlenmelerinin başladığı” iddia edildi.

Bu süreçte, Ekrem Kaçaroğlu’nun da aralarında olduğu 60-70 kişilik bir grubun Bornova’da gösteri yapmak istedikleri ve yürüyüşe izin verilmediği anlatıldı. Bu grubun Doğanlar Pazar Yeri civarında karşıt görüşlü bir başka grupla karşılaştığı, iki grup arasında kavga çıktığı, karşıt gruptaki kişilerin Kaçaroğlu’na vurdukları ve silah kullanıldığı kaydedildi. Baba Bedrettin Kaçaroğlu’nun oğlunun yaralandığını görmesi üzerine mahalleye geldiği belirtilerek, “Oğlunu yerde yatar vaziyette hareketsiz olarak gördüğü, eline geçirdiği taş ve sopalarla oradaki karşıt görüşlü kişilere saldırıya geçtiği, bu süreçte orada görevli olan kolluk görevlilerini, ele geçirilemeyen taş ile kafalarına vurarak yaraladığı anlaşılmıştır” denildi.

Olayda Komiser Yardımcısı Önder Uçar ve polis memuru Mehmet Turgut’un yaralandığı belirtildi. İki polis, üzerlerinde resmi üniforma veya polis yeleği olmadığını, ellerinde telsiz bulunduğunu belirtti. Kaçaroğlu ise oğlunu yerde görmesi nedeniyle etraftaki kişilere saldırdığını, bu kişilerin oğlunu linç edenler olduğunu belirterek, “Şikayetçi iki kişinin polis olduğunu bilmiyordum” dedi.

‘TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİ’ SUÇUNDAN DA SORUŞTURMUŞLAR

Kaçaroğlu hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 ve 86/3-e maddeleri gereğince “kamu görevlisini görevi nedeniyle silahla yaralama” suçunu iki kez işlediği gerekçesiyle 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istendi. Kaçaroğlu’nun elindeki taş ise silah sayıldı. Bu arada, baba Kaçaroğlu hakkında “yasadışı gösteri, silahlı terör örgütüne üye olma ve görevi yaptırmamak için direnmek” suçlarında da soruşturma yürütüldüğü, ancak açılan davayla birlikte takipsizlik kararı verildiği ortaya çıktı.  

'POLİSLERSE CENAZEYE NİYE SAHİP ÇIKMADILAR'

Kaçaroğlu, oğlu Ekrem’in onlarca insan tarafından yerde linç edildiğini belirterek, “Ben oğlumu kurtarmak için üzerindeki taşlardan birini aldım, üç beş kişiyle boğuştum. Linç etmesinler diye vurdum. Vurduğum insanların polis olduğunu söylüyorlar. Üzerlerinde üniforma yoktu. Polis olduklarını nereden bilebilirim? Eğer onlar polis ise cenazeye neden sahip çıkmadılar” diye soruyor.  

DÖRT SANIK DA TUTUKSUZ YARGILANIYOR, DURUŞMA BUGÜN

İzmir’de geçen yıl 7 Ekim’deki Kobani gösterilerine katılan 38 yaşındaki Ekrem Kaçaroğlu, başından kurşunla vurulmuş ve linç edilmişti. Kaçaroğlu, on gün sonra hayatını kaybetmişti. İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesi, “mağdurun ne şekilde ve kim tarafından yere düşürüldüğünün bilinmediği ancak yerdeyken yaralıya eylemde bulundukları” için Kaçaroğlu’na tekme ve sopayla vuran Kubilay Aktaş ve Murat Kesgin’i tutuklamıştı. Ateş eden Reşit Aktaş ve Suat Dinçer’in ise mağdura eylemde bulunduklarına dair yeterli delil elde edilemediğinden tutuksuz yargılanmalarına karar verilmişti. İki ay sonra hakimlik, Kaçaroğlu’nun silahla öldürüldüğünü belirterek, Kubilay Aktaş ve Murat Kesgin hakkında ancak kasten yaralama suçundan işlem yapılabileceği için iki tutukluyu serbest bırakmıştı. Tutuksuz dört kişi hakkında TCK’nın 81. maddesine göre ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis istemiyle İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açmıştı. İddianamede, Kaçaroğlu’na isabet eden mermilerin Reşit Aktaş ve Suat Dinçer’in silahından çıktığı yönünde bir sonuca ulaşılamadığı fakat iki sanığın maktulün bulunduğu yöne ateş ettikleri vurgulanmıştı. Kubilay Aktaş ve Murat Kesgin’in de yerde ağır yaralı haldeki Kaçaroğlu’na, ölebileceğini öngörmelerine rağmen tekme ve sopayla vurmak suretiyle ölüme sebebiyet verdikleri belirtilmişti. Davanın bir önceki duruşmasında sanıkların duruşmalara katılma zorunluluğu kaldırılmıştı. Bugün yargılamaya devam ediliyor.