Liseli bunu okumasın!

Aziz Nesin'in üç eseri, Antalya 11. Liselerarası Tiyatro Şenliği'nde sansüre uğradı, bir eseri de oynanamadı.

ANTALYA - Aziz Nesin'in üç eseri, Antalya 11. Liselerarası Tiyatro Şenliği'nde sansüre uğradı, bir eseri de oynanamadı. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen tiyatro şenliğinde 'Hadi Öldürsene Canikom' (Atatürk Lisesi), 'Toros Canavarı' (Gazipaşa Çok Programlı Lisesi) ve 'Düdükçülerle Fırıncıların Savaşı' (Antalya Ticaret Borsası Anadolu Dış Ticaret ve Ticaret Meslek Lisesi) adlı oyunların sansürlenerek sahnelendiği belirlendi.
Muratpaşa Lisesi ise, bazı bölümlerin çıkarılması istendiği için 'Azizname 95'ten vazgeçti ve başka bir oyunu sahneledi. DHA muhabirlerinin edindiği bilgiye göre, Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü Eser İnceleme Kurulu'nun
'Azizname 95'te sansürlenmesini istediği bölümler şöyle:
Aziz Nesin, lise yıllarında bölgeye gelen ilk treni anlatır. Müftü, yazardan bir nutuk hazırlamasını ister. "Müftü, bana bir haber gönderdi: Aman bir nutuk yazsın, tren geldiği gün okuyacağım. Müftü efendi çok sayılan bir bilgin kişi. Vali, belediye başkanı filan hep bundan sonra gelirdi." İnceleme Kurulu, müftünün, vali ve belediye başkanından önce gelmesini sakıncalı buldu.
'Sakıncalı' nutuk
Azizname'de 'yazar', müftünün isteği üzerine trenler için "Tren garba açılan bir penceredir. Bu pencereden ziya girecek yalnız ziya değil başka şeyler de girecek. Medeniyet, tekerleklerin üstüne binerek bize kadar geldi" diye başlayan bir nutuk yazar. Müftünün tren için yazılan bu nutku bir düğüne 'uyarladığı' şu bölümün Eser İnceleme Kurulu'nun sansüre uğradığı belirlendi: 'Muhterem hemşehrilerim! Yeni kurulan bu yuva garba açılan bir penceredir'. Daha nutkun başından bir hoşnutsuzluk mırıltısı başladı. (...) Müftü efendi gelini göstererek devam etti. 'Bu pencereden ziya girecek, yalnız ziya değil başka şeylede girecek'. Zaten İstanbul'dan kız aldığı için yayılan dedikodulardan sinirli olan damat Ziya'nın kaşı gözü oynamaya başladı. Nutuktan sonra bir soğuk hava esti. Üç gün sonra da Ziya, İstanbul'dan getirdiği güzel gelini geri gönderdi. Boşandılar."
'Sakıncalı' bölümlerden biri de Çalıkoğlan'ın ters tepen duası: "Şu anam olacak karı ölse de yiğit babam taze bir gelinle evlense. Eve gelen taze gelini hem babam sevse, hem ben sevsem. (...) Duam yerine geldi. Ama tersinden geldi. Yaşlı anam öleceğine civan babam öldü. Eve taze gelin geleceğine yiğit bir delikanlı geldi. Anamın kocası olan herif hem anamı seviyor, hem beni seviyor."