Liseli olmak zor zenaat (4)

Liselilerin dünyasını iki araç özetliyor: cep telefonu ve bilgisayar. Cep telefonu, liseliler arasında prestiji simgeliyor.
Haber: İsmail SAYMAZ / Arşivi

Sanal dünya MeRhAbA
Liselilerin dünyasını iki araç özetliyor: cep telefonu ve bilgisayar. Cep telefonu,liselilerarasında prestiji simgeliyor. Bilgisayarlar ise sanal dünya 'internet' sayesinde, liselilerin geçmişteki buluşma mekânı olan mahalle kahvehanelerini, bilardo ve atari salonlarını tarihe gömmüş durumda. Arkadaşlıklar semtte değil 'chat'te ve bir 'selam'la değil 'SLM' ile başlıyor, bitiyor.
Beşiktaş'taki ADEX İnternet Cafe, özel ve resmi liselerde okuyan, farklı toplumsal kesimlere ve gelir gruplarına mensup liseli gençlerin ortak buluşma mekânı. ADEX'in, onlarca internet kafenin bulunduğu ilçedeki iki şubesinde 220 bilgisayar var.
Çoğunlukla liseli gençlerin devam ettiği ilçe merkezindeki üç katlı şubesinde 'müşteri profili' katlara göre dağılıyor. Birinci katın müdavimleri üniversiteliler ve 'sakin' liselilerden oluşuyor. Daha çok 'e-posta', 'chat' ve 'ödev hazırlama' amaçlı kullanılan katta 'entel' bir hava esiyor.
İkinci ve üçüncü katta ise 'oyun' ekipleri yer alıyor. İkinci kattaki liseliler daha çok 'bireysel' oyunları tercih ederken, üçüncü kattakiler topluca ve gruplar halinde oyun oynuyor.
Bir 'Kantır' klasiği
Şubenin işletme sorumlusu Bülent Batar, artık 'atari ve bilardo salonları ile mahalle kahvehaneleri döneminin kapandığı' görüşünde. Hacettepe Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu Batar'a göre, internet yüzde 80 oyun, yüzde 20 de bilgilenme amaçlı olarak kullanılıyor.
Edirne'den Van'a kadar tüm internet kafelerde salgın halini alan oyunlar
var. Bir savaş oyunu olan 'Counter Strike', liseliler arasında çok yaygın. Oyunun İngilizce adı kolay telaffuz edilemediği için liseliler arasında, 'kantır' olarak biliniyor.
Counter Strike, daha çok 10'ar kişilik gruplar halinde oynanıyor. Bu sayede, oyunun terimleri günlük dile bile yerleşmiş. 'Counter Strike'ın yanı sıra, 'Age of Empires', 'Age of Mithology' ve 'War Craft' adlı strateji oyunları da liselilerin başlıca tercihi. Bu oyunlar daha çok 'entelektüel' ve 'meraklı' liseliler arasında yaygın. Bu oyunlar sayesinde 'klanlar' kuruluyor, arkadaşlıklar gelişiyor.
Oyunların yanı sıra, 'e-posta' ve 'chat' tutkusu da gözleniyor. Özellikle, 'mırc', 'msn' ve 'mynet' gibi sohbet linkleri en çok
'tıklananlar' arasında. Daha çok 'duygusal ilişkilere' beşiklik eden bu linklerde art arda yeni ilişkiler başlıyor, bitiyor. Batar'a göre, sohbet linkleri yeni sosyalleşme kanalları ve ilişki biçimleri yaratıyor:
"İlk önce oyun diye başlanıyor, ardından sosyal ortam kuruluyor. Bire bir görüşmeler, görüntülü yazışmalar için çok uygun. Artık kızlar da rahatlıkla sohbet edebiliyor."
Ödev siteleri revaçta
Liselilerin, 'oyun' ve 'chat'ten sonraki tercihi ise ödev siteleri. Ödev borsalarının kurulduğu bu sitelerde, 'liseliler' için hazır ödevler satışa çıkarılıyor. En popüler ödev sitelerinden biri de '200 bin ödev dosyası' içeren 'odevim.com'
Siteyi,İstanbul Teknik Üniversitesi Eletkrik Mühendisliği Bölümü mezunu Ekim Nazım Kaya kurmuş. 2000'de, 'teneffus.com' adlı, lise mezunlarını buluşturan bir web sitesi kuran Kaya, 2001 yılında da 'odevim.com'u hizmete sokmuş. İki yılda'milyonlarca' kez tıklanan sitenin 3 bini aktif 25 bin üyesinden yüzde 36.44'ü liseli. İlköğretim öğrencileri ise yüzde 24.97 ile ikinci sırayı alırken, üniversitelilerin oranı, yüzde 20.34.
Üyelerinin yüzde 41.47'si 16-20 yaş arasında olan siteye 'evinden bağlananların' oranı ise yüzde 47.41.
Kaya, belli bir gelir grubuna mensup liseli kuşağın interneti yakından bildiğini ve ilgi alanları noktasında derinlik kazandıklarını düşünüyor. Ancak iletişim araçlarının liselilerde yıkım yarattığını savunuyor:
"Evet, derinlik kazanıyorlar. Örneğin, internet programcılığı noktasında birçok bilgiye sahipler. Ancak sadece bu bilgilerle yetiniyorlar. Sorumluluk duygusundan yoksun oldukları gibi, toplumsal görüşlere önem vermiyorlar. Ancak bu noktada onları suçlamak yanlış. Esas suçlanması gereken, koşullardır."



Liselilere özel cep telefonu
Nokia Pazarlama Müdürü Ülkem Kırımlı, liseli gençleri ifade eden ilk ve en önemli aracın cep telefonu olduğu vurgulayarak, 15-20 yaş arası gençlerin cep telefonunu yalnızca 'iletişim' amaçlı kullanmadığını kaydediyor.
Kırımlı, altı ay önce İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Eskişehir
ve Adana'daki 600 gençle yaptıkları bir araştırmaya göre, gençlerin, cep telefonlarında şu özellikleri aradığını belirtiyor:
"Gözlemlediğimiz kadarıyla en sık tercih edilen cep telefonları, 'renkli ekranlı' ve 'kameralı' olanlar. Telefonda 'chat' ve belli bir alanda cep telefonlarının birbiriyle temasa geçmesine yarayan 'Bluetooth' adı verilen sistem de sık kullanılıyor. Sık sık kapak değiştiriyor, ekrana duvar kâğıdı koyuyor, logo yerleştiriyorlar. Bu özellikler onları hem üst kuşaklardan hem de kendi kuşaklarındaki farklı gruplardan ayırıyor."
Onlar kısa mesajcı
Yine araştırmaya göre, cep telefonu ile internete bağlanmayı sağlayan
'WAP' sistemleri orta yaş kuşak tarafından tercih edilirken, gençler 'kısa mesaj' servislerini kullanıyor. Ayrıca gençler arasında 'hatlı' telefonlar değil, 'ön ödemeli' telefonlar daha çok tercih ediliyor. Kırımlı'ya göre, gençler arasında 'marka' bilinci Avrupalı gençlere oranla daha yaygın. Kırımlı, birçok gencin haftalık harcamalarından kısıntıya giderek, cep telefonu modellerini takip edip yenilediklerini belirtiyor:
"Özellikle şirketlerin web sayfalarından yeni modellere bakıyorlar. Şampuan ya da deodoran almıyor, yeni model telefon alıyorlar. Marka bir ifadeye yardımcı olduğu için biz de marka bilincinin yerleşmesi için çabalıyoruz."


15 yaşında kendi sitesini kurmuş
Bilgisayar ve internet dünyasından üç genç:
Burak Başaran (15): Beşiktaş Lisesi 1. sınıftayım. 12 yaşından beri bilgisayar kullanıyorum. İki yıldır da internet kullanıcısıyım. Bana 9'uncu sınıfta hem doğum günü hem karne hediyesi olarak cep telefonu alınmıştı. Telefonum olunca değişik oyun ve müzikler kullanmak istedim.
İnternetle tanışmam da bu sayede oldu. Önce internetten oyun ve melodiler indirmeye başladım. Bu, paralı bir işlem. Bir oyun için 56 kontör kesiliyor ve bu da 5.5 milyon liraya denk geliyor. Bu yüzden cep telefonlarında 'WAP' sistemi üzerinden ücretsiz ulaşılabilecek,
'tagtag.com/burakxx' adlı bir site kurdum. Sitemi iki ay içerisinde 17 bin kişi ziyaret etti. Sitemden bedava oyun ve melodi indirilebiliyor. Son olarak da nöbetçi eczaneleri ekledim.
Emrah Kurt (16): Şişli Endüsri Meslek Lisesi 1. sınıftayım. Haftada üç gün internet kafeye geliyor, üç-dört saat geçiriyorum. Evde bilgisayarım var ama internet yok. Çoğunlukla 'Counter Strike' oynuyorum. Ayrıca, 'War Cruft'ı da çok seviyorum. Oyun oynama dışında interneti pek kullanmıyorum. Arkadaşlarımla geldiğimiz günlerde grup halindeoynuyorum. Bugün öğleden sonra dersim olmadığı için tek başıma geldim. Böyle de zevkli tabii.
ErdemŞimşek (16): Saint Benoit Lisesi'nde hazırlık sınıfında okuyorum. Günümün iki saati bilgisayar ve internet başında geçiyor. Daha çok 'ICQ'yu kullanıyorum. Akşamları sınıf arkadaşlarımla yazışıyoruz. Bunun dışında oyunlara giriyorum. 'NBA' ve 'FIFA' gibi oyunları oynuyorum. Bir de ödev yaparken kaynak taraması yapıyorum. Okulda bilgisayar dersi var ama o bilgiyle yetinsem bilgisayarı öğrenemezdim. Bazen sınıftaki kızlar, 'sivilcelerim.com' adlı siteyi konuşuyorlar. Bilgisayar bende bağımlılık yaratmadı. Yaratan bir şey varsa o da basketbol.


'Atari salonu gibiler'
Gençlerin, internet kafeleri oyun oynanan atari salonu gibi gördüğünü söyleyen Serdar Kuzuloğlu, 'Bu gidişle internet İngilizce bilenlerin oyuncağı olacak' diyor.

Radikal Gazetesi İnternet Editörü M. Serdar Kuzuloğlu ile 'liseliler ve internet'i konuştuk.
İnternet liseliler arasında bir yaşam biçimi halini mi alıyor?
Dünyada internet yükselen bir değerken, Türkiye'de ne artıyor ne eksiliyor. İran'da bile internet kullanıcı sayısı artarken, bizde bir tane bile eklenmemiş. Türkiye'de kaç internet kullanıcısı var, bilmiyoruz.
Liselilerde durum nasıl?
Teknolojiyi kullanmak belli bir yatırım gerektiriyor. Liseli için o yatırım, en fazla cep telefonunun modelini yükseltme şeklinde oluyor. Bugün Türkiye'deki en popüler cep telefonları, en ucuzlarıdır.
İnternet bakımından işin içine bilgisayar da giriyor. Cep telefonlarıyla arasında fazla bir fiyat farkı olmamasına rağmen bilgisayar yaygınlaşmıyor. Bunun iki sebebi var: Birincisi, cep telefonunun, mesajını kolay vermesi. İkinci sebep, bilgisayar anne baba onayıyla alınır. Oyunla özdeşleştirildiği için evlere giremiyor.
Ya internet kafeler?
Türkiye'de bilgisayar kullanımı internet kafeler üzerinde yoğunlaştı.
İran'da internet haberleşme aracıdır. Sansür altındaki insanlar için tek haberleşme olanağıdır. Hindistan'da internet kafeler devlet kurumu gibi çalışıyor. Ama Türkiye'de atari salonlarına döndü. Kafelerde internete bağlananların sayısı azdır. Yedi sekiz kişi gider, grup halinde oyun oynar.
İnternet kültürü oluşmadı mı?
Hayır, gençlerin internette yarattığı herhangi bir ciddi altkültür yok. Gençleri ilgilendiren sitelerin forumlarında iki gerçek ortaya çıkıyor. Birincisi, ciddi bir pasiflik ve sessizlik. İkincisi, yüzeysel tartışmalar.
Türkiye'de liseliler tarafından kurulmuş, onların bayrağı olmuş bir kaynak yok. Fakat enteresan siteler var. Örneğin, ödev yapma siteleri. Kaydoluyorsun, para ödüyorsun, onlar sana ödevini yapıyor. Doğru bir oyun sitesi var mı, o da yok.
Peki ne var?
Örneğin, mesajlaşma grupları veren siteler var: mynet, e-kolay, yahoo gibi... Ancak liselilerin dünyasında yer edinen, mesela gençlik dizileri hakkında tartışma, bilgi grubu ya da sorunların tartışıldığı bir forum yok. Bir de insanları buluşturan siteler çok popüler. Örneğin, 'siberalem.com' Bu sitenin ülkedeki tüm gazetelerin okurundan fazla üyesi var.
İnternetin bu yüzeysel kullanımı, interneti İngilizce bilenlerin faydalandığı bir ortama dönüştürebilir. Türkçe kaynak olmadığı gibi, bilgisayar oranı yüzde 4'ün altında. En iyimser tahminle internet kullanıcı sayısı, 4 milyon. Sadece bilgisayarı olan ve İngilizce bilen mutlu bir azınlığın oyuncağı olabilir. Bu, ülke açısından da stratejik bir risk.
İnternetin yeni bir dil yarattığı fikrine katılıyor musunuz?
Bu, çok doğru. Bu kısaltmalar insanın hayatına nüfuz ediyor ve düşünce sistematiği de buna göre ilerliyor. İnternette insanların 'quantum fiziği' konuşmadığını düşünürsek, konuların sıradanlığı ve aynı şeylerin sürekli konuşuluyor olması, düşünceleri de etkiliyor. Diline hâkim olmayan bir neslin yaratıcığını da sorgulamamız gerekiyor. En vahimi, eğitim sistemimiz bunu tersine çevirebilecek olanaklara sahip değil.
İnternet, gençleri hayattan koparıyor mu?
Bugün sabahtan akşama kadar sokakta dolaşan çocukla, internette dolaşan çocuk arasında sosyalleşme açasından fark aranıyorsa; sokaktaki çocuğun bilgilenme kaynakları daha az. İnternette zaman geçiren kitlenin zaman öldürdüğünü söylemek yanlış.
-----------------------------
YARIN: Okul çeteleri ve uyuşturucu