'Lüks mevki' yeniden

25 yıl önce şehir hatları vapurlarında uygulanan ancak 'imkânsızlık' nedeniyle iptal edilen 'lüks mevki' geri döndü.
Haber: DEMET BİLGE / Arşivi

İSTANBUL - 25 yıl önce şehir hatları vapurlarında uygulanan ancak 'imkânsızlık' nedeniyle iptal edilen 'lüks mevki' geri döndü. Eski vapur sohbetlerini özleyenlerin memnun kaldığı uygulamaya bazı vatandaşlar
'ayrımcılık yapılıyor' diye tepki gösterdi.
1970'li yıllarda İngiliz tipi gemiler, birinci mevki, ikinci mevki ve lüks mevki diye üçe ayrılıyordu. Boğaz'a nazır hoş sohbetlerin yapıldığı bu özel bölümlerde, iki yaka arasında seyahat ederken, dostluklar kuruluyor, yarım kalan konuşmalar bir sonraki seferde sürüyordu. Ancak İstanbul'un metropol halini almasıyla vapur sohbetleri, dostlukları yavaş yavaş tarihe karıştı. Türkiye Denizcilik
İşletmeleri (TDİ) Eminönü-Kadıköy seferini yapan 'Bahçekapı' isimli geminin bir bölümünü 'lüks mevki' olarak hazırladı. Yerler yanmaz parkeyle, koltuklar deriyle kaplandı. Kütüphanesine dergi ve kitaplar konuldu. Televizyon da konulması planlanan lüks mevkide yiyecek servisi de özel giyimli garsonlar tarafından yapılıyor. Arkas Denizcilik ve Nakliyat A.Ş'nin sponsorluğunda 35 milyara mal olan lüks mevkiye giriş ücreti 300 bin.
'Girebilir miyim?'
20 dakika sürecek keyifli bir yolculuğun amaçlandığı 'lüks mevki' uygulaması önceki gün başladı. İlk gün nedeniyle İstanbullular parasız seyahat etti. Köklü bir İstanbul ailesinden geldiğini söyleyen 70 yaşındaki Enver Orel uygulamadan memnun kalanlardan. Bostancı'da oturduğunu ve 16 yaşından beri vapurla seyahat ettiğini belirten Orel, "Eskiden Şirketi Hayriye'nin yandan çarklı vapurları vardı. Her sabah aynı kişiler iskelede beklerdi. Birlikte vapura biner, kahvaltı yapar, sohbet ederdik. Dostluklar gemide başlardı. İnsanlar çoğalınca birbirimizi göremez olduk. Belki yine bir araya geliriz" diye konuşuyor.
Eski İstanbullulardan 80 yaşındaki Süleyman Sönmez de 'lüks mevki' uygulamasının eski vapur dostluklarını başlatacağını düşünüyor. "Eğer koltukları kesmez, kitapları aşırmazlarsa çok güzel" diyen Sönmez, "Belki eskisi gibi olmaz ama güzel vakit geçirerek yolculuk yapacağım için seviniyorum" diyor.
'Sadece parası olana mı?'
Yolcuların bir kısmı ise uygulamayı
'ayrımcılık' olarak değerlendiriyor. Her gün vapuru kullandığını belirten Hüseyin Gören, "Toplu taşıma araçları herkese ait. Vapurun bütün kısımları bu hale getirilerek, herkesin hizmetine sunulmalıdır" diye uygulamaya karşı çıkıyor.
Ahmet Gülberk de, "Bu uygulama, parası olmayan rahat yolculuk yapamayacak anlamına geliyor. Zaten bu ayrım her alanda var. Bari toplu taşıma araçlarında olmasın" diye tepki gösteriyor.
Gemi çalışanlarının en büyük kaygısı ise kitap ve dergileri nasıl koruyacakları. TDİ Genel Müdürü Erkan Arıkan, uygulama çerçevesinde 11 vapurun pilot olarak seçildiğini, diğer vapurlardaki çalışmaların sürdüğünü söyledi.


    ETİKETLER:

    Türkiye

    ,

    İstanbul