Madencinin tabutu kara elmas

Madende kaza: Üç işçi öldü

Balıkesir'de Özçevre Madencilik'e bağlı kömür ocağında göçük oldu, üç işçi öldü. Aralıktan beri madenlerde 20 kişi yaşamını yitirdi. Uzmanlar: Kazalar hep özel sektörde oluyor. Denetimler yapılamıyor.

İSTANBUL - Her yıl onlarca işçinin hayatını kaybettiği maden ocağı kazalarına dün bir yenisi daha eklendi. Balıkesir'in Dursunbey İlçesi'ne bağlı Odaköy'deki Özçevre Madencilik Kömür Ocağı'nda meydana gelen göçük nedeniyle üç işçi öldü. Son üç ayda 20 kişinin öldüğü 18 maden ocağının, 17'sinin özel sektöre ait olduğunu belirten madenciler, işverenlerin kâr hırsının, can güvenliğinin önüne geçtiğini söylüyor.
Odaköy'deki Özçevre Madencilik adlı şirkete ait kömür madeninde dün sabaha karşı saat 02.00 sıralarında 20-250 metre derinlikte göçük meydana geldi. Vardiya değişimi sırasında yaşanan göçükte işçiler 29 yaşındaki Ali Küçük, 43 yaşındaki Mustafa Kuş ve 32 yaşındaki Mehmet Alp göçük altında kaldı. Ekiplerin kurtarma çalışmaları sonuçsuz kalınca Küçük, Kuş ve Alp yaşamını yitirdi. 29 Yaşındaki Küçük, Dursunbey'in Hamzacık Köyü'nde, Kuş Sağırlar Köyü'nde, Alp ise Gediz ilçesinin Gökler Köyünde yaşıyordu. Onların ölümü geride sekiz yetim çocuk bıraktı.
Odaköy ve çevresindekiler maden ocağı kazasını daha önce de yaşadı. Geçen yıl Odaköy'de bir başka maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında 17 işçi ölmüş, beşi de yaralanmıştı. Geçen salı günü de Balya'nın Bengiler Köyü yakınlarında Teknik Maden Ocağı'nda meydana gelen yangında iki işçi yaşamını yitirdi.
Denetim eksik
Dün meydana gelen kazada hayatını kaybeden işçilerle birlikte bir haftada meydana gelen maden kazalarında ölen işçi sayısı beş oldu. Son üç ayda meydana gelen iş kazalarında ölen maden işçisi sayısı ise 19'a ulaştı. TTK Genel Müdürlüğü istatistik verilerine göre, kömür ocaklarında 1955-2006 yıllarındaki iş kazalarında 2 bin 668 işçi öldü, 318 bin 654 işçi yaralandı.
Uzmanların ortak görüşü maden ocaklarının doğru dürüst denetlenmediği yönünde. DİSK'e bağlı Dev Maden-Sen Genel Başkanvekili Tayfun Görgülü, özel sektörün kar için can güvenliğini hiçe saydığını anlatırken yeni Maden Yasası'nı da eleştirdi. Tayfun, "Yeni maden yasasıyla madenlerin denetimi için yeterli önlemler kalmadı. Biz enerji ve Çalışma Bakanlığı'nı uyardık. Kamunun özellikle önlem almaması bu faciaları artırıyor" dedi.
Kazaların meydana geldiği 18 şirketin biri dışında özel sektöre ait olduğu belirten Görgülü, kış aylarında çok fazla maden oçağı işletilmediğini belirtirken de gelecek için kötü bir tablo çiziyor: "Marttan sonra ölümlü kazalar artacak."
Sendika Genel Başkanı Çetin Uygur da madencilik sektöründe ciddi bir denetimsizlik olduğunu, madencilik bilim ve teknolojisine aykırı bir işleyişin hâkim olduğunu söyledi. Uygur'a göre maden işletmeleri bilimsel yatırıma girmekten çok, kol gücüne dayanan çalışma yönetimini ilkel yöntemleri seçiyor. Uygur mühendislerin işsizlik korkusuyla usulsüzlüklere sesini çıkarmadığını söylüyor.
772 işletmenin 87'si belgeli
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın maden ocaklarıyla ilgili verileri de korkutucu boyutta. Buna göre 44 ildeki yeraltı ve yerüstü madenciliği faaliyetleri gösteren 772 işletmeden yalnızca 87 tanesi işletme belgesine sahip. 428 işyerinde periyodik sağlık gözetimleri yapılmıyor. İşçilere genel çalışma şartlarıyla ilgili eğitim verilmeyen işyeri sayısı ise 222'yi buluyor.
Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı İsmet Cengiz denetim zaafını personel eksikliğine bağlarken şunları söyledi:
"Madencilik sektöründe iş güvenliğinden sorumlu kuruluşlar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'yla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'dır. Maden işletmelerinin denetim görevini üstlenen Maden İşleri Genel Müdürlüğü 1980'li yıllardan sonra kamunun küçültülmesi ve tasfiyesi politikaları ışığında bu görevi yürütemez duruma geldi. Genel Müdürlük'ün 250 civarında personeliyle 25 binin üzerindeki maden ruhsat sahasındaki madencilik faaliyetlerini kamu yararı doğrultusunda denetleyemeyeceği açıktır. Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nde jeoloji mühendisi istihdamı şarttır. Bunun yanında Maden Kanunu'nda jeolojik hizmetlerin dışlanması jeoloji mühendislerinin devre dışı bırakılmasının da kazaların dolaylı yansımaları olduğu açık. Mevcut yasada belirtilen fenni nezaretci sistemi sağlıksız."