Mahallenin 'Türkan abla'sıydı

Türkan Saylan'ın Arnavutköy'de 30 yıldır oturduğu evin önü dün çiçek ve sevgi mesajlarıyla doldu. Komşularına göre 'Türkan abla' mutluluğun resmini yapmıştı




HASTALARI ANLATIYOR:  YAPTIĞINI ANAMIZ,  BABAMIZ YAPMADI


UMAY AKTAŞ SALMAN
İSTANBUL - Türkan Saylan’ın yaklaşık 30 yıldır yaşadığı Arnavutköy’deki evinin önü dün çiçek bahçesi gibiydi. Ölüm haberini alan komşuları ‘Türkan abla’larının kapısına çiçekler bıraktı, duvarlarına mektuplar, notlar yapıştırdı.
Arnavutköy’deki iki katlı ahşap evin üzerinde Türk bayrağı ve kocaman bir afiş asılı. Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği’ne ait afişte ‘Endişeliyiz’ yazıyor. Binanın dış cephesi ise daha önceden asılan notlarla dolu; ‘Hocam sizi kurda kuşa yem ettirmeyiz’, ‘Atatürk’ün çağdaş, laik, aydınlanmacı bilim kadınımız Türkan Saylan’a sahip çıkıyoruz’, ‘Sen bizi iyileştirdin, sana da acil şifalar...’
Ergenekon soruşturması kapsamında evi aranan ÇYDD Başkanı Türkan Saylan’a destek için yazılan bu notlara dün taziye mesajları da eklendi. Komşularından biri dün “Türkan hoca sen rahat uyu. Onurla temsil ettiğin çağdaş yaşama, okuttuğun çocuklara sahip çıkacağız” yazılı kâğıdı evin duvarına asarken, bir öğretmen “Mücadele ve azmin bize hep örnek olacak. Bu ülke kadınları seninle gurur duyuyor” yazılı notu yapıştırdı.

Çiçekleri görünce anladı: Öldü mü?
Sokaktan geçerken kalabalık ve çiçekleri görünce komşusunun öldüğünü anlayan Melek Görgün’ün dudaklarından “Öldü mü?” sözleri döküldü. Görgün, gözleri dolarak “30 yıldır Arnavutköy’de oturuyorum. Çok iyi bir insandı. Dünya meleğiydi. Çok severdik. Ergenekon soruşturması nedeniyle yapılan olaylara çok üzüldük. Böyle bir insana bunlar yapılmaz. Onu çok üzdüler” dedi.
Arnavuköylüler Derneği’nden Şirin Bayram elindeki çiçekleri kapı önüne bıraktıktan sonra Saylan’a teşekkürünü şöyle dile getirdi:
“Türkiye’nin yetiştirdiği çağdaş, aydın bilim kadınlarından biriydi. Herkesin yanındaydı. Derneğimize de çok yardımı oldu, üçüncü köprüye karşı mücadelemize destek verdi. Türkan hanım hiç yorgun olmadı, bize mutluluğun resmini yaptı.”
Saylan’ın evinin bitişiğindeki kasap Hüseyin Tarhanacı da üzgündü. Tarhanacı, Saylan’ı mahallenin direği olarak tanımladı: “Herkesin sevdiği biriydi. Son olaylardan önce de bizim için Türkan ablaydı. Türkan abla olarak da kalacak.”
40 senedir Arnavutköy’de yaşayan esnaf Muzaffer Altun, her sabah selamlaştığı Saylan’ın aydın görüşlü, yardımsever bir insan olduğunu söylerken, “Son olaya hepimiz tepki verdik. Bu gibi insanlara yapılmayacak şeyi yaptılar. Peki ne buldular?” diye soruyordu.
Saylan’ın sokağındaki bakkal ise komşusunun ölüm haberini televizyondan dinliyordu. Sadi Üzümcü komşusunun ardından şunları söyledi: “Çok çalışkandı. Sabah şoförü evinden alırdı. Ben gece 12.00’de kapatıyorum, giderken bakardım hâlâ gelmemiş. Beş dakika boş vakti yoktu.”
Saylan’ın 55 yıllık dostu gazeteci Leyla Umar da dün büyük bir üzüntü içindeydi. Umar, polis baskınından sonra Saylan’ı aramayan devlet yetkililerine sitem etti.

Ayşe Kulin, Saylan’ı yazıyor
Ünlü yazar Ayşe Kulin de Türkan Saylan için Arnavutköy’deki sevgi seline katıldı. Eve taziye ziyaretine giden Kulin, Saylan’ın hayatını yazdığını, ölümünden sonra ise yazmanın kendisi için çok zor olacağını söyledi. Ancak kitabı bitirmenin bir misyon olduğunu belirten Kulin, “Artık ona iftira atanların haksız olduğunu göstermek için elimden geleni yapacağım” diye konuştu.

‘Hem okuttu hem tedavi ettirdi’
ÇYDD’nin Şişhane’deki merkezinde de dün gün boyu ziyaretçi akını vardı. Derneğin eski bursiyerlerinden Hatice Kumalar; tiyatroyu, baleyi ve müziği ÇYDD sayesinde tanıdığını, derneğin yardımıyla Edebiyat Fakültesi’ni bitirdiğini ve göz tedavisi olduğunu anlatıp ağladı. Kumalar, “İlacımı alamadığım, hastane parasını ödeyemediğim zamanlarda Türkan hoca yardımcı oldu” dedi.