@ismailsaymaz

Mahkeme eylemcinin 'fiş'ini sordu polis gönderdi

Mahkeme eylemcinin 'fiş'ini sordu polis gönderdi
Mahkeme eylemcinin 'fiş'ini sordu polis gönderdi
Hâkim, polise slogan atmaktan yargılanan gençlerin 'masum gösterileri' dışındaki eylemlerini sordu. Polis de mahkemeye 23 sayfalık 'fiş'leri yolladı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Eskişehir’de 17 gencin 'IMF uşağı Tayyip Erdoğan ' diye slogan attıkları için ‘hakaret’ten yargılandığı davada, skandal bir işlem yapıldı. Hâkim, ‘sanıkların kişilik özelliklerinin’ tespiti açısından ‘masum eylem ve gösteriler’ dışında olmak kaydıyla, sanıkların katıldığı eylemleri polise sordu. Emniyet de elindeki 23 sayfalık ‘fiş’ dosyasını mahkemeye yolladı. Ya davası hiç açılmamış ya da açılıp beraatle sonuçlanmış ne kadar eylem varsa, fiş dosyasına konuldu. Gençlerin yargılandığı slogan atma eylemi ile Ali İsmail Korkmaz’ın öldürülmesini protesto sırasında yürüyüş nedeniyle yol kapatmak gibi gösteriler de fişler arasında yer alıyor. 

‘Kamu görevlisine hakaret’ 

Eskişehir’de 19 Şubat 2012’de bir eylemde 'IMF uşağı Tayyip Erdoğan' sloganını atan 17 kişiye ‘kamu görevlisine hakaret’ iddiasıyla Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Hâkim Kemal Karanfil, 9 Aralık’ta Eskişehir Emniyet Müdürlüğü’ne yazı yazarak, ‘sanıkların kişilik özelliklerinin tespiti açısından masum yasal toplantı ve gösteri yürüyüşleri dışında kolluk güçlerine taş, sopa v.s. ile saldırı, işgal, molotof atma, yol kapatma ya da eylemlere tahrik, kışkırtma gibi eylemlerinin olup olmadığının tespiti yapılarak gönderilmesini’ istedi. Evrak önce Terörle Mücadele Şubesi’ne, buradan Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne gönderildi. Şube de, 20 Aralık’ta 23 sayfalık fiş dökümü çıkarıp mahkemeye yolladı. 

Ali İsmail yürüyüşü de var 

Dava dosyasına ulaşan fiş dökümlerinde, zaten bu yargılamanın konusu olan, 'IMF uşağı Tayyip Erdoğan' sloganının atıldığı barışçıl gösteriye de yer verildi. Ayrıca sanıkların 2010 yılından bu yana katıldığı, haklarında hakaret, polise direnme, izinsiz gösteri, kamu malına zarar iddiasıyla işlem yapılan tüm eylem ve gösteriler yer aldı. Bu eylem ve gösterilerden bazıları şöyle: 24 Ağustos 2013’te Ali İsmail Korkmaz’ın öldürülmesini protesto sırasında yolu kapatmak, 31 Mayıs 2013’te Gezi Parkı gösterisine maskeyle katılmak, 17 Mayıs 2013’te Reyhanlı saldırısını kınama eyleminde polise direnmek, 4 Eylül 2012’de Anadolu Üniversitesi’nde eylemde polisle karşı karşıya gelmek, 2 Eylül 2012’de ‘İngilizce Hazırlık Sıfında Sınıfta Kalmaya Son’ adlı protestoda özel güvenlik görevlilerine pet şişe atmak...
Avukatlar 27 Aralık’taki duruşmasında fişlemeye itiraz etti. Avukat Pınar Çelik Arpacı, “Sanıkların kişilik özelliklerinin tespiti amacıyla TEM’den bilgi istenmesi, tarafsızlığınız konusunda şüphe uyandırmaktadır” dedi.
Avukat Özgür Özlem Öngel, sanıkların potansiyel suçlu olarak görüldüğünü savunurken, Ali Çavalcı da “Demokratik toplumda gösteri yapanlar fişlenmez. Gösteri yapanların çoğu beraat etmiştir. İçlerinde kesinleşmiş davalar var. Esra Başbakkal da masumiyetin ihlal edildiğini belirtti.

Sensin polis devleti!

Eskişehir’de “Vali İstifa” mitinginin afişini kendi evinin bulunduğu apartmanla karşı apartman arasına asan üniversiteli gence 1000 TL para cezası kesildi. Gencin avukatı cezaya itiraz etti. Dilekçede “Polis ve sivil kişilerce öldürülen Ali İsmail Korkmaz” ve “Polis devleti” ifadeleri geçince İl Emniyet Müdür Yardımcısı Yüksel Alp de mahkemeye gönderdiği savunmada karşılık verdi. Avukatın “henüz sonuçlanmamış bir davanın sonucunu ilan ettiğini” iddia eden Alp şunları yazdı: “Tam burada, ‘kendi hak ve özgürlüğünü kullanma uğruna başkalarının haklarının çiğnenmesinde sakınca görülmemesi’ anlayışının da davacı vekilinin kendi ifadesiyle ‘Polis devleti’ özelliklerinden biri olduğunu hatırlatmak gerekir. ‘Polis devleti’ anlayışını hem eleştirip hem de aynı anlaşıyla değerlendirmek davacı vekilinin temel çelişkisidir.”