Mahkemede tehdit

Üçüncü duruşma
İstanbul'daki saldırılarla ilgili davanın üçüncü duruşması yapıldı. Sanık Harun İlhan, "Kaideli olmaktan onurluyum. İstanbul eylemleri savaşımızın bir parçasıydı. Saldırılar ABD yıkılana kadar sürecek" dedi.
Kaide'den 150 bin dolar
Pişmanlık yasasından yararlanmak isteyen Adnan Ersöz ise Kaide'yle yakın olduklarını ama Kaide'ye bağlı olmadıklarını söyledi. Ersöz düzenledikleri eylemler için Kaide'den 150 bin dolar aldıklarını açıkladı.

İSTANBUL - 15 ve 20 Kasım 2003'te İstanbul'daki bombalı saldırılarla ilgili davanın üçüncü duruşması tehdit ve itiraflarla başladı. 69 sanığın yargılandığı 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde duruşmaya, tutuklu sanıklar Fevzi Yitiz, Adnan Ersöz, Yusuf Polat, Harun İlhan, Osman Eken, Süleyman Uğurlu, Metin Ekinci, Seyit Ertul ve Baki Yiğit katıldı.
İlhan: Kaide'den onur duyuyorum
Konuşmasına ayetle başlayıp, ayetle bitiren Harun İlhan, Kaide üyesi olduğunu kabul ederken, bundan onur duyduğunu söyledi. Kaide'nin 'ABD ve siyonist rejime karşı direnişin adı' olduğunu ileri süren İlhan, "Son savaşçımıza kadar direnişi sürdüreceğiz. Bunu 11 Eylül'de ispatladık, kuleleri yerle bir ettik. ABD yıkılana kadar eylemlerimiz sürecek. ABD bilsin ki, biz hazırlığızı tamamladık. Gelişimiz yakın" dedi. ABD'nin Irak'ta yaptıklarını anlatan İlhan, İstanbul eylemleriyle yapılanlara yanıt verdiklerini ifade etti.
Saldırıların savunma amaçlı olduğunu iddia eden İlhan, "Eylemin hedefi İsrail ve İngilizler. İlk hedef Alanya'daki İsrail gemileriydi. Hava uygun olmadığı için gerçekleştiremedik. İstanbul'daki ABD Konsolosluğu da taşındığı için eylem yapamadık. İstanbul'daki olaylar savaşın bir parçası. Eylemlerin sorumlusu ben, Gürcan Baç ve Habib Akdaş
ile eylemde ölen dört kişidir. Biz hedefi gösterdik. Ancak halkımız hâlâ hassasiyet göstermiyor. Hiçbir şey olmamış gibi davrananları buradan uyarmak istiyorum" diye konuştu. İlhan, Emniyet birimlerinin açıklamalarıyla ilgili olarak da şunları söyledi:
"Olayı çözmeyi başarı olarak lanse ediyorlar. Asıl başarılı olan biziz. Birinci olayda delil bırakmamıza rağmen 20 Kasım'da ikinci patlamanın şokunu yaşadılar. NATO ve BM adı altında Afganistan ya da Irak'a asker gönderilmesi halinde sorumluları elleri dualı, alınları secdeli de olsa hesabını verecek."
CIA eylemi biliyor muydu?
'Pişmanlık yasası'ndan yararlanmak isteyen sanıklardan Adnan Ersöz ise suçlamaları kabul etmedi. Kaide üyesi olmadıklarını ve oluşuma 'Kaide Turka' demenin doğru olmayacağını belirten Ersöz, şöyle konuştu:
"Akdaş'la Kaide arasında karşılıklı yardım ilişkisi kuruldu. Teklif edildiği halde üyelik gerçekleşmedi. Bu Akdaş'ın Türkiye'de kurduğu bir yapılanma. Bu grubun Kaide'yle bağlantası var. Eylemler için Kaide'den 150 bin dolar alındı. Akdaş, Kaide'nin teklifi üzerine İncirlik Üssü ve İsrail gemilerine yönelik eylem de planladı. Mart 2003'te Ebu Hafs isimli bir kişi, Akdaş'ın para talebinin örgüt tarafından yerine getirildiğini söyledi. Kendileri için önemli olan Şeyh Habib'in CIA'nın elinde olduğunu ve para meselesini bildiğini, bu bilgiye ulaşırlarsa Türkiye'dekiler için tehlike olabileceğini söyledi. Akdaş'a iletmek için Pakistan'dan Türkiye'ye döndüm."
Sanıklardan Fevzi Yitiz, Adnan Ersöz, Yusuf Polat ve Seyit Ertul, Topluma Kazandırma Yasası'ndan faydalanmak istedi. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ergül ise İlhan dışındaki sanıkların bu yasadan yararlanmalarının sözkonusu olmayacağını kaydetti. Mahkeme Heyeti, tutuklu sanıkların bu halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.