Mahkemeden askere soru: JİTEM var mı?

Diyarbakır 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi, JİTEM'in varlığını Genelkurmay Başkanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı'na sorma kararı aldı.


Cem EMİR



Mahkeme ayrıca daha önce “JİTEM'i ben kurdum” diyen Ergenekon sanığı Arif Doğan'ın evinde ele geçirilen belgeler arasında, bu konuda bilgi ve belge olup- olmadığını, sanıklar hakkında Ergenekon dosyasında varsa bilgilerin istenmesini kararlaştırdı.
Şırnak’ın İdil İlçesi'nde 1989 yılında Tahsin Sevim, Hasan Utanç ve Hasan Caner'in kaçırılarak öldürülmesine ilişkin Diyarbakır 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde, JİTEM üyeleri oldukları ileri sürülen, PKK itirafçısı ve İsveç’te yaşayan Abdulkadir Aygan ile Ali Ozansoy, Adil Timurtaş, Hüseyin Tilki, Fethi Çetin, Hayrettin Tokça Recep Erkal, Mehmet Zahir Karadeniz ve Faysal Şanlı hakkındaki davaya devam edildi. ‘İlk JİTEM davası' olarak da bilinen ve ‘Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve katılmak, cürüm işlemek üzere teşekkül oluşturmak’ suçlamalarıyla yargılanan sanıklar bugünkü duruşmaya katılmadı. Sanıklardan Adil Timurtaş, Ali Ozansoy ve Hüseyin Tilki hakkında çıkartılan yakalama emrinin hala infaz edilmediği duruşma tutanaklarına geçerken, mahkemeye katılmayan sanık Mehmet Zahir Karadeniz ise, mahkemeye rapor sunarak mazeret bildirdi.
Ergenekon sanığı emekli Albay Arif Doğan ve Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın JİTEM'e dair ‘tanık’ sıfatıyla daha önce talimatla alınan ifadelerini dava dosyasına koyan mahkeme heyeti, mağdurların avukatı Tahir Elçi'ye söz verdi. Avukat Elçi, talimatla ifadeleri alınan kişilerin JİTEM'e dair detaylı beyanlarda bulunduklarını belirterek, Jandarma Genel Komutanlığı'na yazı yazılmasını ve komutanlık bünyesinde JİTEM isimli kuruluş ve jandarma teşkilat semasında olup- olmadığını sorulmasını talep etti. Elçi, “Bir kısım kişilerle ilgili Genelkurmay Başkanlığı’nın ne tür işlem yapıldığı bilinmelidir ki, bundan sonraki aşamada yeni CMK değişikliği de göz önüne alınarak mahkemenin görev konusu da değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Çünkü bu kişiler asker kişilerdir. Onlar hakkında askeri mahkemede açılmış bir dava olabilir ve böyle bir dava varsa bu davanın görülmekte olan bu dava ile birleştirilmesi durumu söz konusu olabilir” dedi.


MAHKEMEDEN GENELKURMAY'A: JİTEM VAR MI?
Mağdur ve sanık avukatlarını dinleyen mahkeme Heyeti, tanık Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı ve Arif Doğan’ın beyanlarını göz önüne alarak Genelkurmay Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı'na yazı yazılarak, JİTEM olarak bilinen Jandarma İstihbarat Terörle Mücadele Birimi olarak bünyelerinde kurulmuş bir birimin olup- olmadığını var ise hangi tarihte kurulduğunu, faaliyetine devam edip etmediğinin, iddianamede belirtilen kişilerin kuruluşa üye olup olmadıklarını sorulmasını kararlaştırdı.


AYGAN'IN KOD İSMİ TUTANAKLARA GEÇTİ

Daha önce bazı basın yayın organlarında Abdulkadir Aygan'ın JİTEM isimli kuruluşta çalıştığı yönünde hakkında maaş bordosu düzenlendiğine dair haberleri de hatırlatan mahkeme heyeti, böyle bir bordro olup olmadığını Maliye Bakanlığı'na sorma kararı aldı. Heyet ayrıca, bakanlığa, diğer sanıklar hakkında da ‘ilgili çalıştıkları birim JİTEM’ diye bir bordro olup olmadığını da sormaya karar verdi. Aynı soruları Diyarbakır Deftarlığı'na da sorma kararı alan mahkeme heyeti, Aygan'ın JİTEM içinde faaliyet yürüttüğü dönemde kullandığı ‘Aziz Turan’ kod isminin de yazıya eklenmesini kararlaştırdı.
Mahkeme heyeti son olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan, emekli albay Arif Doğan'ın evinde yapılan aramada ele geçen belgeler içerisinde JİTEM'e dair ve sanıklar hakkında da Ergenekon dosyasında bilgilerin olup- olmadığının sorulmasını kararlaştırdı.


DAVANIN GEÇMİŞİ

JİTEM'in yaptığı infaz ve kayıplarla ilgili 1999 yılında dönemin Şarnık'ın İdil İlçesi Başsavcısı İlhan Cihaner fezleke hazırlayarak dönemin Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne (DGM) gönderdi. Diyarbakır DGM, Jandarma Genel Komutanlığı'nın bilgi vermemesi nedeniyle Veli Küçük, Arif Doğan, Cem Ersever gibi subaylar hakkında dava açamadı.
Savcı, İlhan Cihaner, 1999 yılında Şırnak'ın İdil İlçesi’nde görev yaptığı sırada, Radikal Gazetesi'nde çıkan haber üzerine 16 Eylül 1989 yılında kaçırılarak öldürülen köylüler Tahsin Sevim, Hasan Utanç ve Hasan Caner'in davasını yeniden açtı. Fezlekede Cihaner, bugün Ergenekon sanığı olan emekli Albay Arif Doğan o tarihte ölen Binbaşı Cem Ersever, Yüzbaşı Sinan Yaşar, Astsubay Başçavuş Şaban Bayram, itirafçı İbrahim Babat ve korucu Faysal Şanlı'nın ‘silahlı çete oluşturduğunu ve birden fazla kimseyi öldürdüğü’ bilgilerine yer verdi.
Diyarbakır DGM, Genelkurmay’dan bu kişilerin 1984’ten bu yana hangi tarihler arasında nerede görevli olduklarının ve kimlik bilgilerinin gönderilmesi istedi. Ancak gelen yanıtta bu konuda Genelkurmay’ca gerekli ’incelemenin başlatıldığı belirtildi. DGM'den gelen ikinci talep ise ’Genelkurmay’ca gerekli inceleme ve soruşturma tarafımızdan yürütülmüştür. Bu nedenle aynı konuda tekrar talepte bulunulmasının sebebi anlaşılmamıştır’ denildi.



Avcı: ‘JİTEM' tabelasını gördüm

Eskişehir’deki Emniyet Müdürü Hanifi Avcı ile Ergenekon sanığı emekli Albay Arif Doğan, bu dava kapsamında ifade verdi. Emniyet Müdürü Avcı, ‘tanık' sıfatı ile verdiği ifadede “Diyarbakır Asayiş Kolordu ve Diyarbakır Alay Komutanlıkları içinde JİTEM levhaları bulunmaktaydı” demişti.
Ergenekon sanığı emekli Albay Arif Doğan, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Binbaşı Cem Ersever gibi isimlerle birlikte kod adlar kullanan birçok kişinin bu karargahta görev yaptığını belirten Avcı, “Bu kişiler asayiş toplantılarına da JİTEM Komutanlığı görevlisi olarak katılırlardı” diye konuştu. Avcı, ifadesinde, JİTEM'in işleyişiyle ilgili bilgiler de yer vererek, “JİTEM adına yasadışı olarak adam öldürme, kaçırma gibi bir kısım faaliyetlerin, bu işleri yapan kişilerin üslerinin denetimi ve bilgisi olmadan işlenmesi söz konusu olamaz. Ancak somut bilgim yoktur” dedi.


DOĞAN: JİTEM’İ BEN KURDUM

Ergenekon soruşturmasında tutuklanan emekli Albay Arif Doğan ise, mahkemeye talimatla verdiği ifadesinde JİTEM’in kurucusu olduğunu söylemişti. Doğan, “JİTEM, komutanların bilgisi doğrultusunda denenmek üzere kurulmuş bir yapılanmadır. Ben bunun kurucusuyum. Yasalara uygun olarak terörle mücadele ettik. Faaliyet alanı OHAL bölgesidir” diye konuştu. Doğan ayrıca, Ankara'da öldürülen emekli binbaşı Cem Ersever'in kendisinin yardımcısı olduğunu, kendisine ait depoda çıkan çok miktarda merminin de Ersever’e ait olduğunu savunmuştu.