Malatya cinayetlerinde bir tuhaf telefon trafiği

Savcılığın tespiti
Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan dava dosyasında, 18 Nisan 2007'de üç kişinin katledildiği olayın sanıklarından Abuzer Yıldırım'ın kullandığı sim karttan, bir savcıya karşılıklı iki kez mesaj atıldığı tespit edildi. İstanbul'da görev yapan savcıyla 8 Kasım 2006 tarihinde mesajlaşılmış.
Dört sanık, 106 cep
Abuzer Yıldırım'ı 3 Mart 2003'te arayan telefonun sahibi C.B.K. olarak görülüyor. Telefon sahibinin adresi olarak Özel Harekât Daire Başkanlığı gösterilmiş. Ayrıca sanıklar Emre Günaydın'ın 35, Salih Gürler'in 38, Hamit Çeker'in 17, Abuzer Yıldırım'ın 16 cep telefon cihazı kullandığı belirlendi.
Olay günü kayıt yok
Davanın müdahil avukatları çok sayıda telefon cihazının tespit edilmesine karşın sanıkların başka sim kart numaraları kullanıp kullanmadığına ilişkin araştırma yapılmamasından yakınıyor. Sanıkların olay günü yaptığı görüşme kayıtları ise dosyada yok.

İSTANBUL - Malatya'da Hıristiyanlık'la ilgili broşür ve kitap basan Zirve Yayınevi'nde üç kişiyi vahşice öldüren sanıkların telefon kayıtlarının incelenmesinde ilginç sonuçlara ulaşıldı. Sanıkların katliamdan önceki altı ayda 106 ayrı cep telefonu cihazı kullandığı anlaşılırken Abuzer Yıldırım'ın cinayetten sonra üzerinde bulunan cep telefonundan bir savcı üzerine kayıtlı telefonla mesajlaştığı belirlendi. Yıldırım'ın aradığı başka bir telefon sahibinin adresiyse 'Ankara Özel Harekât Daire Başkanlığı.'
18 Nisan 2007 günü, Malatya'daki Zirve Yayıncılık bürosuna giren Emre Günaydın, Hamit Çeker, Cuma Özdemir, Salih Demir ve Abuzer Yıldırım, misyonerlik faaliyetleri yaptıklarını öne sürdükleri Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske, Necati Aydın, Uğur Yüksel'i işkence yaparak ve boğazlarını keserek öldürdü. Zanlılar hakkında müebbet hapis cezası istenirken 23 Kasım'da Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde davanın ilk duruşması yapıldı.
Kanıtlar toplanmadı iddiası
Dava dosyasındaki bilgilere göre; sanıklardan Emre Günaydın, cinayetlerden önceki altı ay içinde 35 ayrı cep telefonu cihazı kullanmıştı. Salih Gürler 38, Hamit Çeker 17, Abuzer Yıldırım ise 16 farklı telefon cihazıyla görüşmeler yaptı. Dava dosyasını inceleyen avukatlar, bu tespitlere karşın sanıkların bu cep telefon cihazlarını hangi numaralarla kullandıkları yönünde bir kanıt toplanmadığını öne sürdü. Ayrıca olaydan sonra sanıkların sadece üstlerinde bulunan telefonların, kayıtları incelendi.
Oysa sanıkların, birden fazla SIM kartı kullandığı yönünde bilgiler bulunuyor. Katliamda öncülük yaptığı iddia edilen Emre Günaydın'ın iki ayrı SIM kartı olduğu belirlenirken sadece birinin kayıtları çıkarıldı. Avukatlara göre dava dosyasındaki bir başka eksiklik katliamın olduğu günkü telefon görüşme kayıtları. Altı aylık kayıtlar 18 Nisan gününü kapsamıyor.
Sanıklardan Abuzer Yıldırım'ın mesajlaştığı belirtilen bir numara; İstanbul'da görev yapan bir Cumhuriyet Savcısı adına kayıtlı. Yıldırım'ın bu numarayla 8 Kasım 2006 günü karşılıklı olarak iki kez mesajlaştığı tespit edildi. Yıldırım'ın mesajlaştığı bu numarayı aradığımızda telefonu açan kişi, kendisinin adı geçen savcının eniştesi olduğunu söyledi. Bu kişi, "Telefon onun adına kayıtlı. Ancak iki yıldır bu telefonu ben kullanıyorum. Abuzer Yıldırım ismini ilk kez sizden duyuyorum. Bu kişiye mesaj göndermedim, mesaj almadım" diye konuştu.
Adres Özel Harekât Dairesi
Yıldırım'ı 3 Mart 2007 günü arayan bir numara ise C.K.B. adına kayıtlı. Bu numara sahibinin adresi olarak Ankara Özel Harekât Daire Başkanlığı görülüyor. Sanıklardan Emre Günaydın'ın, misyonerlik faaliyetleri konusunda bilgi aldığı öne sürülen Ruhi Polat'la çok sayıda telefon görüşmesi belirlendi. Kayıtlara göre; Emre Günaydın, 15 Mart -12 Nisan 2007 tarihleri arasında MHP il Genel Meclis üyesi olan Polat ile 18 kez mesajlaşmış ve görüşmüştü.
'Muhabettim yok' demişti
Sanıklardan Abuzer Yıldırım ifadesinde, "Emre Günaydın bize misyonerlikle ilgili bilgileri Ruhi Polat isimli babasının spor salonuna gelip giden, devlete rapor yazan bir şahıstan aldığından bahsetti" demişti. Ruhi Polat ise ifadesinde Emre Günaydın'ı sadece birkaç kez gördüğünü, muhabbetlerinin olmadığını, babasının işlettiği spor salonuna gidip geldiğini söylemişti.

Malatya'daki Zirve Yayınevi'nde Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske, Necati Aydın ve Uğur Yüksel işkence yapıldıktın sonra boğazları kesilerek katledilmişti.
FOTOĞRAF: reuters