Malatya'da silah bilmecesi


İçişleri müfettiş yolladı


Katliam sonrası pencereden atlayıp yaralanan Emre Günaydın'ın olaydan iki gün önce polise kaptırdığı silahı nasıl geri aldığı konusunda soruşturma dosyasında bilgi yok.

Malatya dosyasındaki silahların kaynağı kuşkulu. Polisin, cinayetten bir gün önce el koyduğu silahı bir gün sonra araştırması tuhaf. Durdurulan araçtaki iki silahın nasıl bulunamadığı anlaşılmıyor. İçişleri, gelişmeleri incelemek için iki müfettiş yolladı.
Haber: TİMUR SOYKAN / Arşivi
DEMET BİLGE ERGÜN / Arşivi

İSTANBUL - Malatya'da 18 Nisan'da Hıristiyanlık'la ilgili kitap ve broşür basan Zirve Yayınevi'nde üç kişinin boğazının kesilerek katledilmesinden sonra hazırlanan iddianamede ortaya çıkan ihmal ve çelişkiler İçişleri Bakanlığı'nı harekete geçirdi. Bakanlık tarafından görevlendirilen müfettişler Malatya soruşturmasında isimleri geçen Emniyet personeli ve iddialar hakkında inceleme başlattı. Katliamda kullanılan silahlar konusunda Hrant Dink suikastında olduğu gibi yeterli araştırma yapılmaması ortaya yeni soru işaretlerinin çıkmasına neden oldu.
Malatya katliamı iddianamesindeki bilgiler katledilen Tilmann Geske, Uğur Yüksel ve Necati Aydın'ın polis takibi altında olduğunu göstermişti. Katliam sanıklardan ikisi liderleri Emre Günaydın'ın bu kişilerle ilgili polisten bilgi aldığını söylemişti. İçişleri Bakanlığı, Malatya soruşturmasında isimleri geçen emniyet personeli hakkında, sanık ve tanık ifadelerinin yanı sıra, basında çıkan iddialar nedeniyle müfettiş görevlendirdi. Yetkililer, "Elde edilecek bulgular ışığında ilgili personel hakkında gerekli idari işlemler yapılacak. Bilgiler savcılığa da iletilecek" dedi.
Silahlar nasıl bulundu?
Malatya soruşturmasının eksik yapıldığı yönündeki eleştirilere 'silah' konusu da eklendi. Sanıkların 106 cep telefonu cihazı ve birden çok SIM kartı bulunmasına karşın sadece cinayet sonrasında üzerlerindeki hatların incelenmesi müdahil avukatların tepkisini çekmişti. Bıçakların yanı sıra üç kuru- sıkı tabancayla Zirve Yayınevi'ne giden zanlıların, bu silahları nasıl ve nereden aldıkları da henüz netleşmedi.
Sanıkların silah konusundaki ifadeleriyse akla AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink suikastını getirdi. Dink zanlıları da suikastın bir numaralı delili olan silahı nereden aldıklarını 'profesyonel' şekilde gizlemişti. Zanlılar silahın deniz kazasında ölen birinden aldıklarını söylemişler, ancak dosyaya konulan belgelerdeki tarih tutarsızlığı bu bilginin doğru olmadığını ortaya çıkarmıştı. Aynı durum Malatya davasında da görülüyor.
Malatya dosyasındaki silahlarla ilgili çözülemeyen çelişkilerse şöyle:

  • Sanıkların ifadelerine göre ortada dört kurusıkı tabanca var. İfadelere göre üçü, Malatya Av Pazarı 2 isimli av malzemeleri satan işletmeden 16 Nisan'da yani cinayetten iki gün önce alındı. Malatya Av Pazarı 2'nin satıcısı, sadece bir silah sattığını söylüyor ve bunun faturasını gösteriyor. Faturayla satılan kurusıkı silahın fiyatı da şüphe uyandırıyor. Piyasada 90 YTL'ye satılan Smith Wesson Sieger tabancaya sanıklar 20 YTL'ye vermiş görünüyor
  • Sanıklar Emre Günaydın, Abuzer Yıldırım ve Salih Gürler, üç kurusıkı tabancayı 17 Nisan'da Orduzu Pınarbaşı denilen boş yerde denemeye gidiyor. İfadelerine göre 30'dan fazla atış yapılıyor. Araçlarıyla geri dönerken, ihbar üzerine polis tarafından durduruluyorlar. Polis ekibi, sanıkların Malat Av Pazarı'ndan aldıkları 1312 numaralı silahı torpido bölümünden alıyor ve arama yapılmadığı için bagajdaki diğer iki silah bulunmuyor. Silahın sahibi olan ve faturasını gösteren Emre Günaydın hakkında idare işlem yapılarak para cezası kesiliyor. Günaydın, 17 Nisan'daki ifadesinde olayı tamamen farklı anlatıp, polisin silah attıkları yere geldiğini ve kendisinin de belinden çıkarıp silahı verdiğini söylüyor.
  • Sanıkların anlatımlarına göre, bir silahı polis alınca Kürşat Kocadağ isimli arkadaşlarından bir kurusıkı tabanca alınıyor.
  • Ancak 1312 seri numaralı silahı polisin almasıyla 'tabanca karmaşası' büyüyor. İfadelere ve polisin düzenlediği evraka göre silah muhafaza altına alınmış. Beydağı Polis Merkezi'nin 19 Nisan'da (cinayetten bir gün sonra) Malatya Asayiş Şube Müdürlüğü'ne gönderdiği yazıda Emre Günaydın hakkında Kabahatler Kanu'na muhalefetten işlem yapıldığı belirtiliyor. Yani resmi kayıtlarda silahın muhafaza altında olduğu yazıyor. Hiçbir ifadede sanıkların silahı daha sonra nasıl geri aldığına dair bilgi yok.
  • Silah satıcısının ifadesine göre Emre Günaydın, 1312 numaralı kurusıkı silahı değiştirmek istiyor. Ancak işletme sahibi bunu kabul etmeyince gidiyor. Polis sormadığı için satıcı bu olayın saat kaçta gerçekleştiğini ifadesinde söylemiyor. Ancak Günaydın eğer 17 Nisan günü saat 16.00'dan sonra geldiyse polisten silahı geri aldığı ve seri numarası belli silahı değiştirmeye çalıştığı sonucu çıkıyor.