Maliye, Doğan Yayın Holding'e 3.7 milyar TL rekor vergi cezası kesti

*Maliye, kanunlarda yer almayan şartlar öne sürüp Doğan Yayın Holding şirketlerine ceza yağdırdı. Bakanlık 2005, 2006 ve 2007 hesap dönemlerine ilişkin inceleme sonucunda toplam 3 milyar 755 milyon TL vergi aslı ve vergi cezası kesti *Rekor cezayla ilgili Doğan Yayın Holding'den yapılan açıklamada, inceleme raporlarında kişisel değerlendirmelere ağırlık verildiği iddia edilerek, Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yer almayan şartların öne sürüldüğü belirtildi




İSTANBUL - Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, Doğan TV Holding A.Ş, D Yapım Reklamcılık ve Dağıtım A.Ş, Doğan Prodüksiyon Hizmetleri A.Ş. ile Alp Görsel İletişim Hizmetleri A.Ş.’ye 2005,2006 ve 2007 hesap dönemlerine ilişkin olarak yapılan vergi incelemelerinde vergi kaybına neden olunduğu iddiasıyla toplam 3 milyar 755 milyon TL vergi aslı ve cezası kesti. Vergi inceleme raporlarında kişisel değerlendirmelere ağırlık verildiğini iddia eden Doğan Yayın Holding A.Ş., vergi inceleme raporlarında, Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yer almayan şartların öne sürüldüğü ve genel kabul görmüş yaklaşımların ötesine geçildiğini gözlemlediklerini açıkladı.
Doğan Yayın Holding’in, Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yayımlanan açıklamasında, Doğan TV Holding A.Ş, D Yapım Reklamcılık ve Dağıtım A.Ş, Doğan Prodüksiyon Hizmetleri A.Ş ile Alp Görsel İletişim Hizmetleri A.Ş’nin 2005, 2006 ve 2007 hesap dönemlerine ait 10 Ağustos 2009 ve 25 Ağustos 2009 tarihli 15 adet Vergi İnceleme Raporu’nun, Maliye Bakanlığı Gelirler Kontrolörleri tarafından adı geçen şirketlere tebliğinin önceki akşam saat 18.00 itibarıyla öğrenildiği belirtildi.

3.1 milyar dolara ulaştı
Açıklamada, “Söz konusu vergi inceleme raporları 1 milyar 877 milyon 454 bin 857 TL tutarında vergi aslı, 1 milyar 877 milyon 454 bin 857 TL tutarında vergi ziyaı cezası, 60 bin TL tutarında usulsüzlük cezası ve 282 bin 173 TL özel usulsüzlük cezası içermektedir” denildi. KDV kaybına neden olunduğu iddiasıyla tahakkuk ettirilen cezalar toplam cezanın üçte birini, Kurumlar Vergisi kaybına neden olunduğu iddiasıyla tahakkuk ettirilen cezalar ise kalan üçte birlik bölümü oluşturuyor. Maliye Bakanlığı’nın önceki gün tebliğ ettiği vergi cezasıyla birlikte Doğan Yayın Holding ve iştiraklerine bu yıl kestiği toplam vergi cezası miktarı 4 milyar 581 milyon 265 bin 477 TL’ye (Bugünkü kurla yaklaşık 3.1 milyar dolar) ulaştı. Doğan Yayın Holding’e, Alman medya devi Axel Springer’e yaptığı hisse satışında vergi kaçırdığı iddiasıyla yine rekor vergi cezası kesilmişti.
Doğan Yayın Holding A.Ş, vergi cezasına ilişkin olarak, vergi inceleme raporlarında, “Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yer almayan şartların öne sürüldüğü ve genel kabul görmüş yaklaşımların ötesine geçilerek kişisel değerlendirmelere ağırlık verildiğinin gözlemlendiğini” belirtti. Doğan Yayın Holding’in, Koordinatör Murat Doğu ve Yönetim Kurulu Üyesi Soner Gedik imzalarıyla Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanan açıklamasında, vergi inceleme raporlarındaki bilgilere özetle yer verildi.
KAP’yapılan açıklamanın ardından Doğan Yayın Holding Mali İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Soner Gedik tarafından yapılan yazılı açıklamada “Raporlarda, şirketlerimizin yeniden yapılanmasının gerekli kıldığı hisse değişim işlemleriyle ilgili bazı haksız eleştiriler getirilmiş ve Türk Maliye tarihinde emsali görülmemiş tutarlarda vergi ve cezası kesilmesi uygulaması başlatılmıştır. Hiçbir yasaya aykırılık olmayan bu işlemler sonucunda şirketlerimizin kasalarına tek kuruş nakit girişi olmamıştır. Tebliğ edilen 15 rapor incelendiğinde başlıca iki konunun eleştiriye tabi tutulduğu görülmektedir’ denildi. Maliye Bakanlığı tarafından Doğan Yayın Holding’e gönderilen vergi inceleme raporlarındaki iddialar ve bu iddialara Gedik imzasıyla yapılan açıklamada verilen yanıtlar şöyle:

İDDİA 1:
‘Hisse değişimi gerekli şartları taşımadığı ve ilmühabere bağlanarak yapıldığı icin alelade bir satış işlemidir. Bu nedenle vergi inceleme raporu ile belirlenen emsal değer esas alınarak ve bu değer üzerinden hesaplanmak suretiyle cezalı Katma Değer Vergisi (KDV) tahakkuk ettirilmiştir.’

YANIT 1:
Bu eleştiri başlığında hisse senedine bağlanmamış hisse devirlerinin KDV’ye tabi tutulması gerektiği iddiası yer almaktadır.
Burada tarafımıza yöneltilen ana iddia, hisse devirlerinde, ilmühaberlerin hisse senedinin yerini tutmayacağı ve ilmühabere dayanılarak yapılan hisse devirlerinin KDV’ye tabi olacağı şeklindedir.

‘Üç kez KDV isteniyor’
Bu iddiaya bağlı olarak görülmemiş şekilde aynı hisse senetleri üzerinden 3 kez yüzde 18 oranında KDV istenmektedir.
Oysa, KDV Kanunu’nun 17/4-g maddesinde açıkça belirtildiği üzere, hisse devirleri KDV’den istisnadır. Konunun öncelikle düzenlendiği Türk Ticaret Kanunu hükümlerinde, hisse senetleri ya da bunların yerini tutmak üzere çıkarılan ilmühaberler arasında hiçbir fark yaratılmadığı gibi, bunlar her yönden ve her konuda eşit haklara sahiptirler. Bu paralelde, geçici ilmühaberler konusunda Maliye Bakanlığı da Gelir Vergisi Kanunu VK 232 sayılı Genel Tebliği’nin 5’inci bölümünde, net bir açıklama yaparak Türk Ticaret Kanunu paralelindeki görüşünü ortaya koymuştur.

‘Yasalara uyduk’
Görüleceği gibi, hisse devirlerinde hissenin senede ya da ilmühabere bağlanmış olması arasında hiçbir fark bulunmamaktadır. Hisse senedine ya da geçici ilmuhabere bağlanmış hisse devirleri her durumda KDV’den istisnadır. Bu konuda benzeri nitelikte olmak üzere Maliye Bakanlığı’nın tebliğlerinde ve ayrıca Bakanlık yazılı görüşlerinde aynı hususlar tereddüte yer bırakmayacak bir açıklık içinde tekrarlanmıştır. Nitekim, tatbikatta da bu mevzuatla uyumlu bir şekilde ve çoğu yakın dönemde olmak üzere on milyarlarca doları geçen hisse devir işlemlerinde KDV uygulanmamış ve uygulanmaması da eleştiri konusu yapılmamıştır.
Tekrar belirtmek gerekirse; yapılan işlemler Kanun, Tebliğ, tüm genel kabul görmüş vergi uygulamalarına, emsal yargı kararlarına ve doktrin görüşlerine uygun olarak gerçekleştirilmiştir.

‘Düzeltme isteyeceğiz’
Sonuç olarak yapılan uygulamalar tamamen şirketlerimizin yeniden yapılanmasıyla ilgili olup, ne üçüncü kişilere hisse satışı, ne de karşılığında nakit cari hesap gibi ticari amacı veya sonucu olan işlemlerdir. Bu uygulamalar yasaya uygun hisse değişimi işlemi olup, sonucunda şirketlerin hiçbirinde bir TL’lik satış gerçekleştirilmemiş, hiçbir şirketin masasına bu işlem nedeniyle bir TL’lik nakit girişi olmamıştır.
Tarafımıza sevk edilen raporlardaki konuların ilgili denetim elemanlarının sübjektif ve kanuni dayanaklardan yoksun iddiaları olduğuna dair inancımız çerçevesinde Maliye Bakanlığı nezdinde bu raporların yeniden değerlendirilmesi ve düzeltilmesi için resmi olarak başvuruda bulunulacaktır. Konuyla ilgili gelişmeler yatırımcılarımız ve Türk kamuoyuyla anında paylaşılacaktır.

İDDİA 2:
“Kurumlar Vergisi Kanunu 19 ve 20’nci maddelerindeki hisse değişimi düzenlemesinin grup dışı şirketlerin yönetim ve hisse çoğunluğu elde edilecek şekilde devralınması halinde, ilgili şirketler Kanun’daki Kurumlar Vergisi istisnadan yararlanabilecektir. Zaten yönetimi elinde bulundurulan şirketler arasındaki hisse değişimi işlemlerinde yönetimin değişmemiş olması nedeniyle Kanun’daki şartların yerine getirilmediği kabul edilmeli ve bu nedenle hisse değişimi alelade bir iştirak satışı olarak yorumlanmalı ve dolayısıyla hisse değişim işlemi Kurumlar Vergisi’ne tabi tutulmalıdır.”

YANIT 2
“Vergi inceleme raporunda eleştiri konusu yapılan hisse değişimi işlemlerinde iddia edildiğinin aksine, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19 ve 20’inci maddelerinde yer alan şartlar eksiksiz olarak yerine getirilmiştir.
Oysa Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK) 19/3-c maddesi hükmünde hisse değişimi;

a- Devralınan kurumun sermaye şirketi olması,

b- İştirak hisseleri devredilen kurumun sermaye şirketi olması,

c- Devralan kurumun tam mükellef olması,

d- Devralan kurumun diğer şirketin hisselerini yönetim ve hisse senedi çoğunluğunu elde edecek şekilde devralması,

e- İştirak hisseleri devredilen kurumun ortaklarına devralan kurumun kendi sermayesini temsil eden iştirak hisselerinin verilmesi,

f- Hisseleri devralınan şirketin ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibari değerinin ancak %10’una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi, şartlarını birlikte taşıması halinde, hisse değişiminden kaynaklanan karların hesaplanmayacağı ve vergiye tabi olmayacağı KVK 20’inci maddesinde kesin olarak hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, aynı grup şirketlerinin bu hükümden yararlanmayacağına ilişkin hiçbir düzenleme mevcut değildir.

‘Kanuni dayanak yok’
Dolayısıyla vergi inceleme raporlarında yer alan bu konudaki iddiaların kanuni dayanağı bulunmamaktadır. Bu iddialar objektif hiçbir kritere dayanmamakta, sadece vergi inceleme elemanlarının sübjektif yorumlarını ve kanun koyucu yerine geçerek ve norm ihdas ederek vergileme gayretlerini yansıtmaktadır.
Denetim elemanları, bu dayanaksız yorumlarından hareketle 2 Ocak 2007 tarihinde Dogğan Yayın Holding tarafından Axel Springer Grubuna yapılan hisse satışındaki değeri esas alarak, Kurumlar Vergisi hesaplama yoluna gitmişlerdir. Oysa hisse değişimi işlemleri yapılırken devredilecek hisselerin değeri mahkemelerce ve kayıtlı değer üzerinden tayin ve tespit edilmiştir. (Radikal)

‘Sıkıntı yaratır, herkese ceza gündeme gelir’
KAP’a yapılan açıklamada imzası bulunan Doğan Yayın Holding Yönetim Kurulu Üyesi Soner Gedik, Türkiye’de son dört yıllık dönemde yapılan yaklaşık 128 milyar dolarlık hisse devrinin önemli bölümünde işlemin ilmühabere bağlı olarak gerçekleştirildiğini belirterek şunları söyledi:
‘Daha önce de kamuya açıkladığımız üzere köklü bir şirketleşme kültürüne ve gelişmiş bir sermaye piyasasına sahip Türkiye’de, senede ilmühabere bağlanmış hisselerin satışında KDV hesaplanması yönünde yapılacak yorumların, özellikle dış finansman ve kaynak ihtiyacının arttığı bir dönemde Türkiye için olumsuz sonuçlarının olması kaçınılmazdır.

‘Her türlü yasal hakkımızı kullanacağız’
Yurtdışında yerleşik yabancı yatırımcıların özellikle son beş yılda Türkiye’ye önemli yatırımlar yaptığı ve bu kapsamda iştirak hissesi satın almak suretiyle birçok şirketimize iştirak ettiği bilinmektedir. Vergi inceleme raporundaki iddia kabul gördüğü takdirde son 5 yılda iştirak hissesini satmış birçok gerçek ve tüzel kişi için vergi matrah farkı ve vergi ziyaı cezası hesaplanması gündeme gelecektir.
Sonuç olarak tekraren önemle vurgulamak gerekirse; vergi inceleme raporlarında eleştiri konusu yapılan uygulamaların, yasal düzenlemelere ve Maliye Bakanlığı’nın tebliğ, sirküler ve muktezalarına uygun olduğu düşünülmektedir.
Vergi inceleme raporlarında yer alan tüm iddialara karşı uzlaşma dahil, her türlü yasal hak adı geçen bağlı ortaklıklarımız tarafından kullanılacaktır. Konuya ilişkin gelişmeler oldukça kamuya açıklanacaktır.