Mango: Kutuplaşmanın bedelini Türkiye ödeyecek

Türkiye'ye ilişkin çalışmalarıyla tanınan araştırmacı yazar Andrew Mango da İstanbul'da yapılan IPI Kongresi'nin davetlileri arasındaydı.
Haber: CANDAN PEKDAŞ / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye'ye ilişkin çalışmalarıyla tanınan araştırmacı yazar Andrew Mango da İstanbul'da yapılan IPI Kongresi'nin davetlileri arasındaydı. Türkiye'de laikliğin demokrasi içinde korunması gerektiğini söyleyen Mango, son gelişmelerle ilgili soruları yanıtladı.
Cumhurbaşkanlığı için Abdullah Gül doğru aday mıydı?
Doğru aday değildi, çünkü ismi etrafında konsensüs oluşmadı. Aslında şartlar başka olsaydı, çok iyi aday olabilirdi. Ama bugünlerde konsensüse sahip bir aday lazım.
'Avrupa'da aynı kavga var'
Cumhuriyet mitingleri neyi gösterdi?
Bakın bu bir kültür çatışması ve Türkiye'ye özgü değil. Bu Avrupa'da çok görüldü. Güzel bir tesadüf, dün İtalya'da laiklerle Katolikler
arasında bir kavga başladı. Avrupa'da Türkiye'ye göre şimdi daha yumuşak bir safhada ama Avrupa'da da halledilmiş değil.
Ordunun muhtırayı internetten yapmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şimdi herkes diyor ki, ordu laikliğin savunucusudur. Bu doğru ama ordunun Türkiye'de başka bir rolü olmuştur. Çatışmayı önlemiştir ordu. 71'de, 80'de ve hatta 27 Mayıs 60'da dahi, iç savaşa ve büyük çapta çatışmalara mani olmuştur. Eğer Türkiye'de İspanya ve Yunanistan'ın aksine iç savaş çıkmamışsa, askerler sayesinde çıkmamıştır. Çağdaşlaşma sancılı bir süreçtir. Dolayısıyla ben kolay kolay askeri tenkit etmem. Güvenlik olmazsa, ne özgürlük olur ne demokrasi olur. Bakın Irak'a.
Demokrasi mi, laiklik mi tehlikede?
Laiklik tehlikede değil. Çünkü laikler, ordu, aydınlar, üniversiteler ve basın laikliğin gitmesine müsaade etmez. Bütün mesele laikliğin demokrasi içinde korunabilmesi. Bu da, becerilecektir. Ama bu kutuplaşma Türkiye'ye milyonlarca dolara mal oldu ve olmaya devam edecek.
'Basının tutumu olumlu'
Bu süreçte muhalefet partileri ve basının tutumunu nasıl değerlendirdiniz?
Basının tutumu yapıcı olmuştur, basın fikir yelpazesini serbestçe yansıtmıştır. Muhalefet partilerine gelince, tabii ki faydalanmak istediler bunalımdan. Belki biraz daha yapıcı bir muhalefet daha iyi olurdu. Taktik seçiminde hata yaptılar mı yapmadılar mı, 22 Temmuz'da göreceğiz.
Seçimlerden nasıl bir sonuç çıkar?
Tahminde bulunmak çok güç. Buna rağmen tahminimden dolayı prestij kaybetsem de bu seçimden sonra koalisyon görüyorum. Ama felaket senaryosu görmüyorum, darbe hiç görmüyorum.