Maoist Komünist Parti lideri köpek Roza!

Maoist Komünist Parti lideri köpek Roza!
Maoist Komünist Parti lideri köpek Roza!
CHP Cezaevi Komisyonu üyeleri, Aliağa-Şakran Kadın Cezaevi'nde Maoist Komünist Partisi'ne (MKP) üyelik suçlamasıyla tutuklu bulunan kadınlarla görüştü.

ANKARA - CHP Cezaevi Komisyonu üyeleri, Aliağa-Şakran Kadın Cezaevi’ne giderek, yasa dışı Maoist Komünist Partisi’ne (MKP) üyelik suçlamasıyla tutuklu bulunanlarla görüştü. Görüşmede sanıklar milletvekillerine soruşturmada kullanılan ilginç 'deliller'i anlattı. Tutuklu kadınlardan Eylem Yıldız, soruşturma sırasında yasal bir kuruluş olan Demokratik Haklar Derneği üyeleri ile çekilen mayolu fotoğrafların delil olduğunu belirtti. Yıldız ayrıca dernek üyesi Murat Kahraman’ın köpeği Roza’nın iddianamede ‘Avrupa sorumlusu’ olarak geçtiğini savundu.

CHP Cezaevleri İnceleme ve İzleme Komisyonu Üyeleri Veli Ağbaba, Özgür Özel ve Nurettin Demir Aliağa-Şakran Kadın Cezaevi’ne giderek 4’ü MKP’li olmakla suçlanan tutuklu 10 kadınla görüştü. CHP’liler görüşme sonucu yaptıkları değerlendirmede şunları kaydetti:
“Bu davada yasal olarak dernekler masasına kayıtlı Demokratik Haklar Derneği’nin üyesi olmak terör örgütü üyeliği ile bağdaştırılıyor. Öğrencilerin de en çok ağrına giden bu ithamlar. Başbakan’ın ‘Bunlar terörist, neler yapmış, neler...’ demesi. Hepsi de durumu şöyle ifade ediyor; ‘Ömrümüzde ne elimize silah aldık, ne herhangi bir silahlı eylemle ilgili irtibatımız saptandı, ne de silahlı örgütle ilgili bir şey yaptık.’” 

CHP heyeti üyelerinin, 3’ü öğrenci 4 tutukluyla görüşmelerine ilişkin tespitleri şu şekilde:


MAYOLU FOTOĞRAF DELİL

1976 doğumlu Eylem Yıldız: Babası devrimci gelenekten geldiği ve geçmişte aktif bir solcu olduğu için ‘Senin baban da teröristmiş zaten’ deniliyor. ‘Ben bu derneğin yönetimindeyim. 30 kişi ile genel kurul yapıyoruz. 7 asil, 7’de yedek seçiyoruz. Derneğin yönetimine girince kafadan MKP’nin de yöneticisisin dediler. Dernek üyelerinden 30 kişi ile pikniğe gittik. Onun fotoğrafını çekmişler. Yine Dernek üyelerinden 20 kişi ile plaja gittik denize girdik, mayolu fotoğraflarımızı delil olarak önümüze koydular.’ Sorgulamalar sırasında ‘Mehmet Ağar’a suikast mi yapacaktınız?’ diye soruyorlar. Ancak Eylem, ‘Bu sorunun sorulduğu tarihte, Mehmet Ağar 1 yıldır hapisteydi zaten’ diyor. Eylem, telefonda dernek üyesi Murat Kahraman’ı toplantıya çağırıyor. Arkadaşları Murat ise, ‘Roza bende, gelemem’ deyince, Eylem ısrar ediyor ve Murat da, ‘Tamam Roza’yı da alıp gelirim o zaman ’ şeklinde cevap veriyor. Polis ve savcı ise bu konuşmayı, ‘Roza adlı yabancı kadınla irtibat sağlıyor, Avrupa sorumlusu bu’ diyerek irtibatlandırıyor. Oysa Roza Murat’ın köpeğinin adı.

'HİÇBİR EYLEMDEN GERİ KALMAMIŞSIN'

1989 doğumlu Fatma Akgül: Polis derneğe giderken fotoğraflarının olduğunu söylemiş. Oysa bu dernek yasal ve Dernekler Masası’na kayıtlı. Fatma Kürtçe biliyor. Geçinmek için de Kürtçe tercümeler yaptığını ifade etmiştir. Polis ise sorgusunda, ‘Tercüme parasını örgüte mi veriyorsun’ diye soruyor. Polis sorgusunda, tutuklulara, ‘Her biri yasal olan 8 Mart, 1 Mayıs, 4+4+4 eylemi, YÖK’ü protesto, açıklama ya da mitinglerinde çekilmiş fotoğraflarını göstererek, ‘Hiçbir eylemden de geri kalmamışsınız, bu nasıl iş?’ diye sorulmuştur.

“TUTUKLAN DA GÖR”
1989 doğumlu Yeşer Aydın: Evinde yapılan aramada İbrahim Kaypakkaya kitabını bandrolsüz korsan kitap diye alıyorlar. Oysa kitap bandrol kanundan önce basılmış bir kitap. Yeşer aslında derneğin üyesi değil. Diğerlerine, ‘Neden derneğe gidiyorsun, neden buraya üye oldun’ diye soran polis, Yeşer’e ise, ‘Bu derneğe neden üye olmadın, kendini mi gizlemeye çalışıyorsun’ diye soruyor. Görüştüğümüz tutuklu genç kadınların hepsi İzmir Bozkaya Terörle Mücadele Şubesi’nde sessiz ikna odasına alınmışlar. Kendilerine bu odalarda işbirliği teklif edilmiş. ‘Dediğimiz yönde ifade kullanırsan seni serbest bırakırız’ denilmiş. Kabul etmediklerinde ise ‘Tutuklan da, gör’ ifadesi kullanılmış.

ANNE BABA TEHDİDİ 
1992 doğumlu Mine Sargın: ‘Sabahın 3’ünde eve girip, bir anda kafama silah dayadılar, neye uğradığımı şaşırdım ve burada sen Aksaraylı’sın, bunlarla işin ne, Kürt değilsin denildi’ şeklinde durumu özetliyor. Mine’yi de ikna odasına alıyorlar ve özel hayatı ile bilgileri annesi ve babası ile paylaşmakla tehdit ediyorlar.