@ismailsaymaz

Maraş kurbanlarının mezarları kayıpmış

Maraş kurbanlarının mezarları kayıpmış
Maraş kurbanlarının mezarları kayıpmış
Maraş'ta katledilen iki kişinin yakınları belediyeye başvurup mezarların yerini öğrenmek istedi. Belediye "Biz de bilmiyoruz" dedi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Kahramanmaraş’ta 1978 yılının aralık ayında meydana gelen olaylarda katledilen birçok Alevi yurttaşın mezarlarının da kayıp olduğu ortaya çıktı. Katledilen vatandaşlardan ikisinin yakınları adına Kahramanmaraş Belediyesi’ne başvuran Avukat Seyit Sönmez’e verilen yanıtta, kurbanların katliamdan sonra Şeyh Adil Mezarlığı’nda yan yana bir toplu mezar şeklinde gömüldüğü, fakat üzerlerine kim olduklarını belirten bir taş dikilmediği için nerede olduklarının artık bilinemediği belirtildi.
Avukat Sönmez, Cemal Nayır’ın oğlu Salman ve Bektaş Bozkurt’un kardeşi Veli adına geçen 8 Mayıs’ta Kahramanmaraş Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü’ne başvurdu. Başvurusunda, birçok insanın memleketlerini terk ederek, akrabalarının nereye gömüldüklerini dahi göremediklerini kaydetti. Sönmez, “Cenazeler nereye gömülmüştür? Mezar yerleri ve numaraları belirlenmiş midir? İnançlarına uygun şekilde dini merasim yapılmasına imkân tanınmış mıdır? Yakınlarına defin işlemi ile ilgili haber verilmiş midir?” sorularını yöneltti.

Belediye: Bilmiyoruz

13 Haziran’da gönderilen yanıtta kurbanların Şeyh Adil Mezarlığı’nda topluca gömüldüğü ve yalnızca sıra numaralarının belli olduğu belirtilerek, “Mezarlık defter kaydı ve ölüm belgesi suretlerinden anlaşılacağı üzere Bektaş Bozkurt’un 29125, Cemal Bayır’ın ise 29165 sıra numarasıyla defnedildiği görülmüştür” denildi. Yanıtta, üzerine taş dikilmeyen mezarların şimdi nerede olduğunun bilinmediği de belirtilerek, “Mezar adası belli olmakla birlikte definden sonra yakınları tarafından mezar üzerine herhangi bir baş taşı dikilmediği için yerlerinin tam olarak neresi olduğu tespit edilememiştir” denildi. Dini merasimin de aileler tarafından yapılabileceği, böyle bir bilginin belediyede bulunmadığı belirterek, “Dini merasimin yerine getirilmesi yakınlarının tasarrufunda olup bahse konu defin tarihinde merasimin nerede ve ne şekilde düzenlendiğine ilişkin belge ya da kayıt tutulmadığı” vurgulandı. Sönmez bu yazıyla kurbanların dini tören yapılmadan topluca gömüldüğünün kanıtlandığını, muhtemelen cenazeler üzerine yeni defin işlemlerinin yapıldığını, yani mezarların tümden kaybolduğunu vurguladı.

‘Korkudan mezara gidemedik’

Babasının mezarının bulunması için başvuran Salman Bayır kıyımda 16 yaşındaydı. Serintepe’deki evlerinde babası Cemal ve amcasının torunu Ali Ün, kurşunlanarak öldürüldü. Ayrıca Yörük Selim Mahallesi’nde oturan amcasının oğlu Kamil, eşi Gülşen ve oğlu Zeki can verdi. Kıyımdan sonra annesiyle birlikte şehri terk eden 50 yaşındaki Salman Bayır İstanbul ’da yaşıyor. Bir daha Maraş’a hiç gitmediğini söyleyen Bayır şunları antalıyor: “Cenazeler gömülürken amcamın oğlu Cemal Bayır oradaymış. Ayrı ayrı mezar kazmışlar, dini tören yapmadan, elbiseleriyle gömmüşler. Korkudan gidemiyoruz ki. Kaç sene olmuş. Gitmeyi çok düşündüm, cesaret edip gidemiyorum. Mezarı bulursam köyüme götüreceğim. Maraş’ta kalmasını istemiyorum.” Veli Bozkurt ise şimdi Mersin’de yaşıyor. Katliamda ağabeyinin yanı sıra aynı evdeki beş kişi de kurşun ve baltalarla öldürüldü. Bozkurt da katliamdan sonra Maraş’tan ayrıldı. Ağabeyinin iki çocuğunun babalarının mezarını görmek istediklerini, fakat bulamadıklarını anlatan Bozkurt, “Cenaze defnedilirken ben de vardım. Dini tören yapmadık. En son 1986’da mezarlığa gittim. Aradık, bulamadık” diyor.