scorecardresearch.com

Maraş katliamı MİT planıydı

Maraş katliamı MİT planıydı

Vali anmayı yine yasakladı: Alevi Bektaşi Federasyonu nun yaşamını yitirenleri anmak için 24 Aralık ta yapmak istediği miting, Kahramanmaraş Valiliği tarafından yasaklandı. Federasyon karara itiraz etti.

Katliamdan sonra Maraş'a giden heyetteki eski Bakan Güneş: Olaylar göz göre göre geldi. Sorduğumuz halde MİT istihbarat vermedi. Bu bir yana bizzat MİT vahşete katkı sundu.
Haber: ABDULLAH KILIÇ - akilic@radikal.com.tr / Arşivi
AYÇA ÖRER - ayca.orer@radikal.com.tr / Arşivi

Maraş Katliamı’nın 33. yıldönümünde, olaylardan 15 gün kadar sonra kente gönderilen senato heyeti içinde yer alan eski İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş, yaşananları tek kelimeyle özetledi: “Faşist bir plandı.” Güneş, o döneme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Katliamın göz göre göre geldiğini belirten Güneş, MİT’in hükümete konu ile ilgili hiçbir istihbarat vermediğini söylerken, bilgi bir yana, Maraş’taki katliama bizzat katkı yaptığını söyledi. 

Olayların asker tarafından sıkı yönetime ortam hazırlamak amacıyla kullanıldığını da ifade eden Güneş, o dönem katıldıkları bir MGK toplantısında askeri kanatla yaşadıkları sıkıyönetim tartışmasını da anlattı: “Olaylar başladı, valiye istihbarat verilmedi, askeri çağırmakta da geç kalındı. Ben istihbarat örgütünün oradaki cinayetlere, oradaki katliama katkı yaptığını düşünüyorum. Engel olmayı bırakın, MİT bizzat katkı yaptı... Bakanlık görevim boyunca MİT’ten bilgi alamadım”. 

Adobe Flash Player YükleAdobe Flash Player Yükle



Önceki gün Habertürk televizyonuna konuşan Güneş, “Birbirimizin üzerine atarak bunların altından kalkamayız. Ben bunun başka büyük planlarla, dünya ölçeğinde dünyayı düzenlemek iddiasında olanların planları yahut projelerine kanmak suretiyle meydana geldiği kanısını taşıyorum” dedi. Güneş, yapılmak istenin oradaki insanları öldürmekten ibaret olmadığını, asıl istenenin Türkiye’nin askeri yönetime devredilmesini sağlamak olduğunu vurguladı.

Katliamın acı bilançosu
1978’de 19-26 Aralık günleri arasında yaşanan olaylarda 150 kişi öldürüldü.
Alevilere ait 200’ün üzerinde ev yakıldı, 100’e yakın işyeri tahrip edildi.
Savcılığa göre, katliama karışanların sayısı 1350 kişiydi. Bunların 752’si ilk etapta tutuklandı.
Davalar 23 yıl sürdü. 22 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1–24 yıl arasında ceza aldı.
1991’de çıkan TMK ile ceza alanların bir kısmının yattığı yıllara sayılarak ertelendi, diğerleri serbest kaldı.
Katliamda birinci dereceden rol aldığı belirtilen 68 kişiye ise hiç ulaşılamadı.

Devlet katliamı seyretti

Meçhul 26 piyangocu, CIA şefi, gizlenen silahlar... 33 yıl geçti ama eldeki o kadar delile rağmen katliamın sorumluları hâlâ bulunamadı!

Maraş’ta 33 yıl önce 1978’de yaşanan vahşet olaylarını anlamak için aylar öncesinde Türkiye’de başlayan toplumsal çalkantılara bakmak gerekiyor. 1978’in son altı ayında özellikle Alevi ve Sünni vatandaşların yoğun olarak yaşadığı yerlerde bombalı ve silahlı saldıralar, Maraş’ta yaşanacak katliamın hazırlayıcısı, hatta provası niteliğindeydi. Farklı illerde çoğu ölümle neticelenen eylemler Maraş’ta bir ‘iç savaşa’ dönüştü. Öncesinde Malatya, Sivas, Erzincan ve Elazığ’da atılan nifak tohumları, en şiddetli Maraş’ta yeşerdi...
Maraş’taki vahşetin bu denli büyük boyutta olmasında kentte son yıllarda yaşanan değişimin de payı var. Pazarcık Ovası’nda pamuğun değer kazanması, tarımla geçinen Alevilerin zenginleşerek Maraş merkezine yerleşmesi, zengin Sünnileri tedirgin ediyordu. Alevilerin sosyal yaşamda aktif yer alması daha önce sağ kesime ait olan ‘statü’ye ortak olmaları, hatta zenginlikte onları geçmeleri büyük rahatsızlıklara yol açıyordu. Bu rahatsızlıklar zaman zaman “Maraş sağcıdır, burada sol barınamaz” şeklinde dışa vurdu. O günlerin meşhur diğer bir sloganı da “Maraş’tan ses gelmiyor”du. 

Beklenen ses geldi!
Maraş’tan beklenen ses nihayet gelmişti! 19 Aralık 1978’de ülkücülerin gözde filmi, Cüneyt Arkın’ın başrol oynadığı “Güneş Ne Zaman Doğacak”ın gösterildiği Çiçek Sineması’na ses bombası atıldı. Sinemanın ‘komünistler tarafından bombalandığı’ iddia edildi. Zaten şehirde Alevilerin Sünnilere saldıracağı, camileri bombalayacağı günlerdir konuşuluyordu. Bu dedikoduları duyan Aleviler, Yenimahalle’de ‘camilere bir şey olmasın’ diye kendileri
19-26 Aralık 1978’de Kahramanmaraş’ta meydana gelen Maraş katliamı, Alevi ve Sünni vatandaşlar arasında yasansa da aslında ‘derin devlet’in Türkiye’deki en büyük organize eylemi olarak tarihe geçti. Kontrgerillanın organize ettiği, ülkücü grupların başı çektiği saldırı sonucu resmi rakamlara göre 111, olayın şahitlerine göre ise 150 kişi yanarak, kesilerek ve kurşunlanarak öldürüldü. 

‘Emri Ankara’dan alırım’
Olayların başladığı ilk günden ayın 26’sına kadar hem polis hem de asker kentte yaşanan katliam karşısında aciz kaldı. Hem olaylara müdahale edecek yeterli güçleri yoktu hem de niyetleri! Olayın ikinci günü kente gelen ve eylemcilere müdahale edilmesini isteyen İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı’ya 2. Ordu Komutanı İbrahim Şenocak, “Paşam, sizi severim ve sayarım ama emirleri Ankara’dan alırım” diyecekti.
Davalar 23 yıl sürdü. 22 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1–24 yıl arasında hapis cezaları ile cezalandırıldı. Daha sonra bu cezalar Yargıtay tarafından bozuldu. 1991 yılında çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu ile ceza alanların bir kısmının cezaları yattığı yıllara sayılarak ertelendi, diğerleri de serbest kaldı.

Güneş 19 Aralık’ta karanlık doğdu...
Olayların kıvılcımı 19 Aralık’ta çakıldı. Cüneyt Arkın’ın oynadığı ‘Güneş Ne Zaman Doğacak’ adlı filmin Çiçek Sineması’nda gösterimi sırasında sinemaya ses bombası atıldı. Ses bombasını bir iddiaya göre ülkücü Ökkeş Şendiler, diğer bir iddiaya göre de sol görüşlü Salman Ilıksu attı. 20 Aralık’ta Yeni Mahalle’de birAlevi vatandaşa ait kahvehane bombalandı. Bir gün sonra sol görüşlü iki öğretmen Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu öldürüldü. Öğretmenlerin cenazesi olayların bir katliama dönüşmesine yol açtı. “Aleviler, yarın Sünnilere saldıracak” yaygarası üzerine Ulu Cami etrafında toplanan ülkücü grup polis barikatını aşıp Alevilere saldırdı. Akşam saatlerinde Maraş’ta üç Sünni gencin öldürülmesi üzerine tarihin en acı olaylarından birisinin fitili ateşlendi.

Alevi evleri işaretlendi
Olaylar başlamadan günler öncesinde Alevi vatandaşlara ait ev işyerlerine nüfus sayımı yaptıklarını söyleyen bazı kişilerce işaretler konuldu. Olaylar başlayınca saldırganların elebaşları, “Üzerinde işaretli evleri yakın, yıkın, diğerlerine dokunmayın” diyecekti.

O Milli Piyangocular kim?
Olaylardan önce Milli Piyangocu kıyafeti giymiş 26 kişi kente geldi. Otel kayıtlarında bu kişiler piyangocu olarak kaydedilmişti. Kayıtlar 1979’da Milli Piyango İdaresi’ne soruldu. İdare bu kişilerin kendi çalışanları olmadığını bildirdi.

Maraş’ta bir CIA şefi...
Katliamla ilgili en ilginç detayı olaylar başlamadan önce ABD Büyükelçiliği 1. Kâtibi Alexander Peck’in Maraş’ta bulunmasıydı. Peck’in adını vermese de dönemin Maraş Emniyet Müdürü Kazım Ulusoy da bazı ABD’lilerin Maraş olaylarından önce kente geldiklerini, otelde konakladıklarını doğruluyor. Maraş’tan sonra aynı şahıs Çorum, Tokat ve Amasya’da da görüldü.

‘Mağara cephane dolu’
Türkeş, 22 Nisan’da Köşk’e telgraf çekerek “Halk infial halindedir” dedi. İçişleri Bakanlığı’na 26 Aralık’ta ‘ CHP ’liler’ imzasıyla gönderilen bir mektupta da Nurhak’ta bir mağarada cephane ve silah olduğu bildirildi. 


ADIM ADIM MARAŞ’A GİDEN YOL


18 Ocak
Ecevit Hükümeti, TBMM’de güven oyu aldı.

16 Mart
İstanbul Üniversitesi’ne bomba atıldı. 5 öğrenci öldü, 50’ye yakın öğrenci yaralandı. Üniversite bir süreliğine öğretime ara verdi.

12 Nisan
Ankara Devlet Mimarlık Mühendislik Akademisi’ne bombalı saldırıda çok sayıda öğrenci yaralandı.

15 Nisan
Malatya’da 3 öğrenci, Ankara ve Kahramanmaraş’ta 2 işçi öldürüldü. Ankara’da MHP ’nin Uyarı ve Yürüyüş Mitingi yapıldı.

17 Nisan
‘Hamido’ lakaplı Malatya Belediye Başkanı Hamid Fendoğlu gönderilen bombalı paketle öldü. Maraş’ta Alevilerin önde gelen isimlerinden Memiş Özdal’a bombalı paketler yollandı.

18 Nisan
Büyük bir grup “Kahrolsun komünizm, katil Ecevit, Müslüman Türkiye, Dan Dan Hamido’ya intikam” sloganlarıyla yürüyüşe ve saldırıya geçti. Alevilere ait ev ve iş yerleri işaretlendi. Birçok işyeri tahrip edildi.

19 Nisan
İçişleri Bakanı Kahramanmaraş’ta Türk Yıldırım Komandoları ve Esir Türkleri Kurtarma Ordusu’nun kurulduğunu açıkladı. MHP, halkı birleşmeye çağırdı.

20 Nisan
Ordudan atılan bir yüzbaşı evinde orduya ait TNT kalıplarıyla yakalandı. Yüzbaşının Maraş’a silah sevkıyatında görevli olduğu iddia edildi.

22 Nisan
Alparslan Türkeş: “Kahraman-maraş’ta halk infial halindedir.”

23 Nisan
Başbakan Bülent Ecevit: “MHP Genel Başkanı’nın bildiği bazı şeyler var. Bu arada hükümetimiz bir güvenlik önlemi almak üzere çevre il ve garnizonlardan Maraş’a askeri birlikler gönderdi. Önlem alınmıştır.”

27 Nisan
Ülke genelinde 1 Mayıs afişi asan 4 kişi öldürüldü.

28 Nisan
İzmir’de bir jandarmayı öldüren TİKKO’cu idama mahkûm edildi.

1 Mayıs
Elazığ’da bir cami minaresinden ‘suya zehir atıldı’ şeklinde anons yapıldı. Halk galeyana geldi, ancak güvenlik güçleri halkı zorla da olsa yatıştırmayı başardı.

29 Eylül
Malatya Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul öldürüldü.

19 Aralık
Kahramanmaraş’ta Çiçek Sineması’na ses bombası atılmasıyla başlayan olaylar tam bir Alevi katliamına dönüştü.

8 Ekim
Abdullah Çatlı liderliğindeki militanlar Ankara’da Bahçelievler Katliamı olarak bilinen saldırıda bir evde 7 öğrenciyi kurşuna dizildi. 


YARIN:ÖLDÜREN ANONS

 

http://www.radikal.com.tr/1073231107323161

YORUMLAR
(61 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Eski bir yoruma gecikmis yanit... - Diyogen

@ Blueknife... Önce bu yazdiklarini temellendirmek icin Ahmet Taner Kislali´yi ve Ugur Mumcu´yu kimler katletti yanitini vermen gerekir. Bildigin gibi ikiside Atatürkcü aydinlardi. Sonra köy enstütülerinin kapanis sebebini ve kimlerin kapattigini ortaya koyman gerekir. Yoksa yazdigin sadece söz salatasi olur... Sonra Milliyetci - Muhafazakarlar zaten Atatürkcülüge ve aydinlamaciliga karsidirlar... Onlarin derdi Kocatepeyle- Anittepeye arasina alt gecit yapmaktir. Yani senin su söylediklerinle onlarin söyledikleri arasinda bir fark yok... Celiskiye düsmemek icin bilginin yazdiginin cok üstünde olmasi gerekir... Üzgünüm... Aydinlanmaciligi pas gecen biri ya muhafazardir ya da statükocu. Hos ikiside aynidir ya... Sadece biri Arapca digeri Fransiz-cadir...

Timsah Gözyaşları - blueknife

Bu yazı dizisinin sadece ilk kısmı bile yok Cumhuriyet İdeolojisi yok Aydınlanma yok Terör diye söze başlayan Kemalistlerle onların teorilerini, doktrinlerini sahada uygulayan Milliyetçi-Muhafazakarların susmaları için yeterlidir aslında. Ne hazindir ki büyük pişkinlikle konuşabilmektedirler. Birilerinin milad diye bahsettiği şeyin bir sonucudur Maraş, Zilan gibi Dersim gibi 6-7 eylül gibi, malatya gibi, yakılıp yıkılıp boşaltılan binlerce köy gibi, faili meçhuller gibi. Maraş bir Etnik İnançsal temizliktir. Yukarıda tokat çorum'dan aişağıda adıyamana kadar olan bölgede demografik yapıyı değiştirmek için yapılmıştır. Bugün ulaşılan sonuç budur. Alın aydınlanmanızı başınıza çalın..

failibelli - ÖKKEŞ ÇAVUŞ

maraş katliamı önceden hazırlanmış bir tezgahın sonucu idi. eyitilen ülkücü komandolar, maraştaki sia mensubu kimlerle ilişki içinde idi. sahte piyangocuları oraya kimler göderdi. bukadar açık seçik cerayan etmiş bir olayı devletin miti ve görevlileri bilemedimi bimek istemedimi. güçlü bir insanlık yoksulu yaratık eli engelledimi, devlet halkın devleti olmalı halkını öldürmemeli .......

@sieemen - Elabars

Türkiye'de terörün yarattığı travma sayesinde soğuk savaş döneminde şekillenmiş politik yapı 2000'lere kadar gücünü koruyabildi.Demokrasinin gelişmesi engellendi.Öyle bir hava yaratıldı ki bu ülkede düşünce özgürlüğü insan hakları gbi aslında her kesimin yararına olabilecek uygulamalar terörist haklarıdır sanıldı halk tarafından.Bizim yaşadığımız sürecin aynısını bugün Amerikalıların yaşadığını görüyorum ve demek ki her ülkede sistem aynı çalışıyor diyorum.

Zincirleme olaylar - Elabars

Maraş zamanında tam manasıyla aydınlatılıp sorumlular ceza almış olsa Sivas olmazdı.Sivas tam manasıyla adınlatılabilmiş olsa Gazi mahallesi olayları olmazdı vesaire.Bu olayların tamamı tüm yönleriyle incelenip adaletin yerini bulması sağlanmalı.Aksi takdirde gelecekte yaşanması muhtemel benzer olayların önüne geçilemez

En serefli yaratik'insan' ha? - candeniz02

Bu nasil bir nefrettir,nasil bir kindir Allah'im?Bir insan nasil bu duruma gelebilir ya da getirilebilir?Oldurmeyi yasaklayan bir dine mensup olduklarini,canlari istediginde nasil unutabiliyorlar?"Bir gun buna benzer olaylari tartistigim bir ulkucu ve MHP'li sahis;iyi yapmisiz,ne yapmissak Allah'in emriyle yaptik"diye cevap verdi.Kanim dondu!Bu nasil bir cehalettir?Bu vahsete imza atanlar hala ne yuzle,siyaset yapabiliyorlar,hala nasil insan icine cikabiliyorlar ve hala nasil vicdanen rahat dolasabiliyorlar? Hic kimse beni;hamile bir kadinin karnini desip,cikardigi cocugu da ikiye ayirabilecek kadar gaddar bir yaratik olabilen ve adina insan denen seyin,dunyanin en serefli varligi olduguna inandiramaz.. Insanoglunun icinde boyle bir anlasilmaz siddet-teror potansiyelin olmasi bile muthis urkutucu...

Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür der büyüklerimiz... - Diyogen

Unuturuz hep nedense, ama en ilginci unuttugumuzu bile unutuyoruz yani cift dikis atiyoruz... Hani Susurluk aydinlansin diye isiklari acip kapatanlari hafife alan " Glu Glu dansi yapiyorlar" diyen hangi zat-i muhteremdi? O günün hükümetinin milletvekillerini bir arastirin bugünküler ile karsilastirin. Demem o ki: Yanlis imamla yagmur duasina cikilirsa, basit bir doga olayi olan yagmur bile yagmaz... O derece yani... Maras olaylari diyorsunuz ama Marastan sonra Sivas var ve 33 can diri diri yakildi... Bu cehalet sürdükce, daha cok Sivaslar, Maraslar, Corumlar yasanir bu cografyada... Birde tarihi arastirin, aydinlanmacilik nedir? ve Türkiye´de ki miladina bakin, sonra oturup tüm bildiklerinizi yeniden sorgulayin.