Mavi Marmara mağdurları yaşadıklarını anlatıyor

Mavi Marmara mağdurları yaşadıklarını anlatıyor
Mavi Marmara mağdurları yaşadıklarını anlatıyor
Gazze'ye insani yardım taşırken 30 Mayıs 2010'da İsrail askerlerinin saldırısıyla 'Mavi Marmara' gemisinda 9 kişinin ölümüne ilişkin yargılama devam ediyor. Bugünkü duruşmada olaydan mağdur olanlar yaşadıklarını anlattı.

İSTANBUL - Gazze'ye insani yardım taşıyan 'Mavi Marmara' gemisine yönelik 30 Mayıs 2010 tarihinde İsrail askerlerince düzenlenen saldırıya ilişkin, aralarında dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Rau Aluf Gabiel Ashknazi'nin de bulunduğu 4 sanığın yargılandığı davanın 4. duruşması başladı. Duruşma müşteki ifadelerinin alınmasıyla devam ediyor.

Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’ndaki İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada,İsrail Genelkurmay Başkanı olan Rau Aluf Gabiel Ashknazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, İstihbarat Başkanı Amos Yadlin ve Hava Kuvvetleri Komutanı Avishay Levi yargılanıyor. Bugün görülen duruşmaya çok sayıda müşteki ve avukatları katıldı. 6 Kasım'da görülmeye başlanan ve 3 duruşma devam eden davada 37 ülkeden 500'e yakın müştekinin ifadesine başvurulmasına başlanmıştı. Bugün de yaklaşık 50 müştekinin ifadesi alınacak.

"16 SAAT ELLERİM BAĞLI TUTULDUM"

Duruşmada ilk olarak Mavi Marmara gemisinin güverte reisi olarak görev yapan Hüseyin Çelebi'nin müşteki olarak ifadesi alındı. İsrail'e 90 mil mesafede uluslararası sularda İsrail askerleri tarafından taciz ateşiyle karşılatıklarını ifade eden Çelebi, "Havada helikopterler, denizden hücumbotlar ve denizaltıyla önce bizi gece boyunca taciz ettiler, sonra durdurdular. Sabah saat 04.00 sıralarında denizden ve havadan ateş etmeye başladılar. Sonra güverteye indiler. 3 kişinin etrafımda vurulduğunu gördüm. Sabah saat 06.30 sıralarında ise gemiyi teslim aldılar. Ben 16 saat ellerim bağlı vaziyette tutuldum. Tuvalete bile çıkmamıza izin verilmedi. Birçok arkadaşım ve ben olduğumuz yere tuvaletimizi yapmak zorunda kaldık" diye konuştu.

"KAZMA SAPINA BİLE İZİN VERMEDİM"

Kimlikleri dışında bütün kişisel eşyalarının kaybolduğunu söyleyen Çelebi, "Bizi zorla İsrail Ashdod Limanı'na götürdüler. Biz hiçbir şey yapmadık. Ben gemiye Türkiye 'den kazma sapının bile alınmasına izin vermedim. Bana Neden israil'e geldiniz?' diye soruldu ben ise 'Biz İsrail'e gelmiyorduk. Gazze'ye gidiyoduk siz bizi zorla buraya getirdiniz' dedim" diye konuştu.

"MISIR'A GİTMEMİZE İZİN VERMEDİLER"

Çelebi ayrıca gemide bulunan İnsani Yardım Vakfı (İHH) Başkanı Bülent Yıldırım'ın gemide İsrailli yetkililerle telsiz konuşmasında 'Bize izin verin yönümüzü Mısır'a çevirelim. oraya gidelim' dediğini duyduğunu ifade ederken İsrailli yetkililerin buna izin vermediklerini ve kendilerini zorla İsrail'e getirdiklerini belirtti.

"ŞİKAYETÇİYİM HEM DE NASIL"

Birçok yardım gemisinde çalıştığını ancak Uluslararası sularda böyle bir müdahaleyle hiç karşılaşmadığını belirten Çelebi, Mahkeme Başkanı'nın 'Şikayetçi misiniz?' sorusuna 'Şikayetçiyim, hem de nasıl...' yanıtını vermesi salonda gülüşmelere neden oldu. Duruşma müştekilerin ifadesinin alınmasıyla devam ediyor.

CEZA İSTEMLERİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, olay tarihinde İsrail Genelkurmay Başkanı olan Rau Aluf Gabiel Ashknazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, İstihbarat Başkanı Amos Yadlin, Hava Kuvvetleri Komutanı Avishay Levi hakkında "Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçuna azmettirmek"ten 9 kez ağırlaştırılmış müebbet ile "mala zarar vermeye azmettirmek", "yağma suçuna azmettirmek", "eziyet suçuna azmettirmek", "haberleşmenin engellenmesine azmettirmek", "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçuna azmettirmek", "yaralama suçuna azmettirmek" ve "silahla yaralama suçuna azmettirmek" suçlarından toplam 18 bin 32'şer yıla kadar hapis cezası isteniyor.


CEM TURSUN / DHA