Mavi Marmara'da ateş açanlar Türk müydü?

Mavi Marmara'da ateş açanlar Türk müydü?
Mavi Marmara'da ateş açanlar Türk müydü?
Mavi Marmara davasında Mazlum Der İstanbul Şube Başkanı Av. Cihat Gökdemir, gemiye yapılan saldırıyı detaylı bir şekilde anlatarak, "Gemiye saldıran askerler arasında çok iyi derecede Türkçe bilen asker kıyafetli, maskeli 10-15 terörist-korsan vardı" dedi.
Haber: FATİH YAĞMUR - fatih.yagmur@radikal.com.tr / Arşivi

Gazze'ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine Akdeniz'in uluslararası sularında düzenlenen saldırıya ilişkin dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Rau Aluf Gabiel Ashknazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, İstihbarat Başkanı Amos Yadlin ve Hava Kuvvetleri Komutanı Avishay Levi'nin yargılandığı davanın 7. duruşması başladı. Duruşmanın avukatlarından Cihat Gökdemir, kendilerine saldıran Türk vatandaşı İsraillilerin de tespit edilmesini mahkemeden talep etti.Mahkeme İsrailli sanıklar hakkında 'yakalama kararı' çıkarılması için için İsrail'den sanıkların kimlik bilgilerinin istenmesini talep etti ve duruşmayı 27 Mart 2014 tarihine erteledi.

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nce büyük salonda görülen duruşmaya, sanıklar katılmadı. Bazı mağdur ve müştekiler ile tarafların avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada, İsrailli sanıkları İstanbul Barosu tarafından atanan avukat temsil ediyor.

Müştekilerden ifade veren dönemin Mazlum Der İstanbul Şube Başkanı Av. Cihat Gökdemir, gemiye yapılan saldırıyı detaylı bir şekilde anlatarak, "Gemiye saldıran askerler arasında çok iyi derecede Türkçe bilen asker kıyafetli, maskeli 10-15 terörist-korsan vardı” dedi. Bu kişilerin Türkiye 'de yaşadığını düşündüğünü ifade eden Gökdemir, “Türkiye'de yaşayan bu kişilerin bulunarak, Türkiye vatandaşlarına yaptıkları bu kötü muamelenin hesabı hukuken sorulmalıdır" dedi.

Müştekilerden ifade veren İtalya vatandaşı Manulo Luppicini, İsrail'in müdahalesini kamerasıyla birlikte, ''Stendony'' gemisinden izlediğini belirterek, zodyakların içinde bulunan İsrailli komandoların, Mavi Marmara gemisine doğru ateş ederek yaklaştıklarını anlattı. Daha sonra gemiye tepeden helikopterin yaklaştığını gördüğünü söyleyen Luppicini, ''O kadar yaklaştı ki geminin üzerindeki eşyalar uçuştu'' dedi. Luppicini, üzerinde ''Press'' yazan bir kart ve yelek olmasına rağmen gemideki herkesle aynı şekilde müdahaleye maruz kaldıklarını anlatarak, müdahalenin ardından İsrailli askerlerin kendisine ait olan bütün eşyalarını aldığını dile getirdi. Luppicini, olayın ardından ülkesine döndüğünde bankaya gittiğini ve kendi hesaplarından para çekildiğini gördüğünü dile getirdi.

Müştekilerden İrlanda asıllı Keneth O'Keefe de İsrail'in saldırısının planlı olduğunu bildirerek, ''Saldırı zamanı olarak, gemide bulunan Müslümanların bir çoğunun dua ettikleri sabah namazı vaktini seçmiştiler. Askerler, el bombaları, ses ve sis bombalarıyla gemide bir kaos ortamı yaratmak için uğraştılar'' diye konuştu. Saldırının ilk 10 dakikasında yanına yaklaştığı Cevdet Kılıçlar'ın alnından vurulmuş halde yerde yattığını gördüğünü kaydeden O'Keefe, geminin üstüne çıktığında da çok sayıda yaralı ve vurulmuş insanın varlığına tanık olduğunu aktardı.

İsrail'deki havaalanına kaçırıldıktan sonra boğazlandığını ve bir copla darbe aldığını söyleyen Keneth O'Keefe, ''Elindeki makineli tüfeği bana doğru kullanmak üzere olan İsrailli komandonun bu hareketini engellemek için ellerini tuttum. Ben bugün yaşıyorum çünkü o iki İsrailli komando düştüler. Düşmeselerdi bugün yaşıyor olamazdım'' ifadelerini kullandı. 

DAVA ERTELENDİMahkeme İsrailli sanıklar hakkında 'yakalama kararı' çıkarılması için için İsrail'den sanıkların kimlik bilgilerinin istenmesini talep etti ve duruşmayı 27 Mart 2014 tarihine erteledi.

Mavi Marmara davasının sanıkları İsrail Genelkurmay Başkanı Rau Aluf Gabiel Ashknazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, İstihbarat Başkanı Amos Yadlin ve Hava Kuvvetleri Komutanı Avishay Levi'nin iddianamede baba adı ve doğum tarihlerinin bulunduğu belirtiliyordu ve iddianamede diğer kimlik bilgileri yer almıyordu. Mahkeme verdiği kararda İsrail makamlarından nüfus kayıtlarının istenilmesi için Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılmasına karar verdi.