MEB Müsteşarı: Bütün müdürler fişlenmiş

AKP İstanbul Milletvekili Necat Birinci, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı olduktan sonra müsteşarlık kasasında il, ilçe ve okul müdürleri ile bürokratların özel bilgilerinin yer aldığı dört büyük klasör dolusu fiş bulduğunu ve bir arkadaşının evinde yaktığını söyledi.
Haber: BETÜL KOTAN / Arşivi

ANKARA - AKP İstanbul Milletvekili Necat Birinci, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı olduktan sonra müsteşarlık kasasında il, ilçe ve okul müdürleri ile bürokratların özel bilgilerinin yer aldığı dört büyük klasör dolusu fiş bulduğunu ve bir arkadaşının evinde yaktığını söyledi.
MEB'in 2008 bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Birinci'nin 'kasasındaki fişleme dosyalarıyla' ilgili yaptığı açıklamalar şok etkisi yarattı. Birinci kadrolaşma iddialarına tepki gösterirken şunları söyledi:
"Müsteşar olduktan sonra, bir kasanın anahtarını teslim ettiler. 1.5 yıl açmadım. Bir gün açtım ve içinden dört büyük klasör çıktı. Klasörlerde bakanlık bürokratlarının, bütün il ve ilçe milli eğitim müdürleriyle okul müdürlerinin fişlendiğini gördüm ve irkildim. Soba kullanan bir arkadaşımın evine gittim ve 'Şunları yakalım' dedim."
'28 Şubat'tan kalma'
Birinci, daha sonra Radikal'e yaptığı açıklamada, fişlerin 28 Şubat sürecinden kaldığını belirterek şunları söyledi: "Bu insanlarla ilgili özel rumuzlar vardı. Siyasi görüşleri not tutulmuş. Takma isim verilmiş, renkler kullanılmış. Resmi evrak değillerdi. Herhangi bir kurumla ilgili üzerinde ibare yoktu. Mavi klasörler içinde bin sayfadan fazlaydı. Kozmik büro diye bir şey var. Kasa, müsteşarın özel odasındadır, benim bıraktığım kasanın içi boştur; bakarsanız içine boş göreceksiniz. Meşhur kırmızı kaplı kitaplar vardır, şimdi mavi oldular. Ama benim kasamdaki resmi evrak değildi, bakana sormadan imha ettim. Yaptıktan sonra da söylemedim."
Müsteşarı cemaat üyesine sormuşlar
"Hazırlayan kurum belli miydi?" sorusu üzerineyse Birinci, "Hazırlayan kurum niçin belli olmasın. Bu çirkin bir şey. Devlet böyle yönetilmez. Fatih'te oturuyorum. Mahmut Efendi Cemaati'nin bir talebesi üst katımda oturur. Göbeğine kadar sakalı vardır ama kibar bir beyefendidir. İki polis geliyor, 'Birinci'yi nasıl bilirsiniz?' diye soruyor. O da 'Altın gibi adamdır' diyor. Sordukları adama bakın. Bakkala da sordular. Böyle istihbarat olmaz" dedi.
Bakan Çelik ise, Birinci'nin açıklamalarının ardından Radikal'in soruları üzerine, "Haberim yoktu. Resmi evraklar bile üzerinden süre geçtikten sonra imha edilir. Giden müsteşar önemli değilse bırakmışsa, yeni gelen müsteşar dedikodu mahiyetinde fişlemelerdir diye yakmışsa..." dedi.
"Bakanlıkta fişleme oluyor mu?" sorusu üzerine Çelik, gülerek "Benim kozmik kasamda da bir sürü var" yanıtını verdi. Çelik, bunların bakanlıktakilerin birbirleriyle ilgili yazdıkları mektuplar olduğunu ifade ederek, "Benden önce en az beş altı bakandan önce kalan şeyler. İhbar mektupları. İbreti âlem için tutuyorum. Devletin herhangi bir biriminden gelmiş bir şey değil. Yakar mıyım, yakmaz mıyım bilmiyorum" açıklamasında bulundu.



Fişleme mi soruşturma mı?
Soruşturmalar, MİT, asker veya MGK kanalıyla yapılmışsa bunlar resmi soruşturma sayılıyor ve özlük dosyasında veya başka bir yerde saklanıyor. Yasal olmayan soruşturmayla ilgili Türk Ceza Kanunu'ndaki 'Kişisel verilerin kaydedilmesi' başlıklı düzenleme şöyle:
MADDE 135. - (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.