Meclis, kendi su uyarısını unuttu

2001'de alarm verilmiş

Başkenti susuz kalan Türkiye, altı yıl önce TBMM araştırma komisyonu tarafından uyarıldı. Ancak "Önlem alınmazsa, yakında su sorunları yaşanacak" diyen 141 sayfalık rapor, Genel Kurul'da görüşülmeden arşivin tozlu raflarına kaldırıldı.

ANKARA - Başkenti iki haftadır susuz TBMM'nin, altı yıl önce yaklaşan susuzluk konusunda ciddi biçimde uyarıldığı anlaşıldı. Ancak bugün yaşanmakta olan sorunları, önerilen çözümleri neredeyse kelime kelime tekrar eden 141 sayfalık Meclis Araştırma Komisyonu Raporu'nun, 'Genel Kurul Gündemi'ne bile giremediği ortaya çıktı.
Türkiye'nin su fakiri olduğunu ortaya koyan ve "Ülkemiz, yakın gelecekte su sorunları yaşamaya aday ülke konumundadır" sonucuna varan rapor, araya giren erken seçimle arşivin tozlu raflarına kaldırılmış.
Aynı tas aynı hamam ama suyu az
'Yeraltı ve Yerüstü Su Kaynaklarının Daha Etkin Kullanımını Sağlamak ve Komşu Ülkelerle Olan Su Sorununa Çözüm' için 2 Kasım 2001 tarihinde kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, dört ay çalışarak 141 sayfalık rapor hazırlamıştı.
Komisyon raporda, Türkiye'deki suların yüzde 75'inin tarımsal sulama amaçlı kullanıldığını; 1990'da yüzde 17 olan içme-kullanma suyu tüketiminin 2000'de yüzde 15'e düştüğünü; Türkiye'nin 2030 yılında 110 milyar metreküp suyunun 'tamamının' kullanılacağını vurguladı.
Raporda "1980'den sonra hızlı kentleşme ve sanayileşme sonucu su kalitesi hızla bozulmaya başladı. Su kıtlığı, kullanımlar arası rekabet ve su tahsisindeki sorunlar, su kaynaklarının havza bazında planlanması ve yönetimi, hatta havzalar arası su transferi konularını da gündeme getirmiştir" denildi.
Toprak ve su için ayrı kurum
Çözüm önerisi olarak da günübirlik politikalar terk edilsin; su ve toprak konseyi kurulsun; toplam sulanabilir alanların yüzde 25'lik bir bölümünde damla sulama yöntemine geçilmesi bile yüzde 40 oranında su tasarrufu sağlayacaktır, tarımsal su kullanımında tasarrufa gidilsin; 'Suyu kirleten öder' prensibi benimsensin denildi.
Raporda "Ülkemiz, su zengini bir ülke değildir. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde, yakın gelecekte su sorunları yaşamaya aday ülke konumundadır" da denildi.
Dönemin araştırma komisyonu başkanı DSP'li Necati Albay, rapordaki önerilerin hâlâ hayata geçirilmediğini vurguladı.
1950'lerde Köyişleri Bakanlığı bünyesinde Toprak Su İşleri Genel Müdürlüğü kurulduğunu, kurumun ANAP döneminde Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne dönüştürüldüğünü, onun da iki yıl önce tümüyle kapatıldığını anımsatan Albay, şöyle konuştu:
"Bu kurum havzalarda suyun kontrol edilmesini, topraklarımızı alıp götürmesinin engellenmesini sağlıyor, yeraltında depolamaya yönelik tedbirleri alıyordu. Şimdi bu yapılamıyor. Bunu yapacak olan DSİ değil. DSİ büyük sularla uğraşır. Ancak büyük suya ulaşmanın yolu yukarı havzalarda suyun kontrol edilmesini sağlamaktır. Bunu yapmak için yeni bir devlet kurumu kurulmalı. Bu suyu biz muhafaza edemezsek, sellerle denize giderse ülkemizi fakirleştiririz."