Meclis mecburen çevreci

Meclis mecburen çevreci
Meclis mecburen çevreci
Çevrecilerin itirazına rağmen Meclis'te görüşülmeyi bekleyen Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Yasa Tasarısı, 'Gezi eylemleri'ne takıldı.

Gezi Parkı’ndan tüm ülkeye yayılan eylemler üzerine, çevrecilerin ve muhalefetin büyük tepki gösterdiği Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı’nın görüşmeleri askıda. Meclis Genel Kurul gündeminde bulunan tasarının görüşmeleri, yeniden değerlendirme yapmak üzere ertelendi.
TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Erol Kaya, tasarının 23. dönemde Meclis’e geldiğini anımsattı. Kaya, konuyla ilgili bütün kesimlerin dinlendiğini, buna göre değerlendirmeler yapılarak tasarının ele alındığını ifade etti. Tasarının bu dönem yeniden gündeme alındığını belirten Kaya, tasarı üzerinde yine değerlendirme çalışması yaptıklarını ifade etti. Sivil toplum kuruluşları temsilcilerini tekrar dinlediklerini kaydeden Kaya, “Özellikle koruma kapsamındaki alanlarda, güvenlikle ilgili zaruret halinde buralarda nasıl çalışma yapılabilir konusu yanlış anlaşıldı. Biz sivil toplum kuruluşlarının itirazlarını yeniden dinledik” dedi. Kaya, tasarı üzerinde değişiklik yapılıp yapılmayacağının TBMM görüşmelerinde değerlendirilebileceğini söyledi.

Çevreciler neden tepkili?

Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı, 2012 yılında Çevre Komisyonu’nda kabul edilmiş ve Genel Kurul gündemine girmişti. Tasarı, gündemin dördüncü sırasında yer alıyor. Çevreciler, tasarı ile ‘üstün kamu yararı’ adı altında birçok yatırımın önünün açılarak doğal alanlara zarar verileceği, Milli Parklar Kanunu yürürlükten kaldırılarak, HES’lerin önünün açılacağı gerekçeleri ile karşı çıkıyorlardı.
Çevre Günü kutlanmayacak
Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı’na itirazları olan 121 yerel/ulusal STK’dan oluşan Tabiat Kanunu İzleme Girişimi, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü kutlamayacaklarını açıkladı. Gerekçe, ‘kutlanacak bir şey olmaması’.
Açıklamada Gezi Parkı olaylarıyla ilgili şöyle denildi:
“Sivil toplum kuruluşları olarak; ilk kez halkımızı yaşama sahip çıkmak için sokaklara, meydanlara çıkarmak için çaba sarf etmedik. Duyarlı herkes, ağaçları korumak için kendiliğinden Taksim Gezi Parkı’nda toplandı. Ağaçların başında çadırları yakılmasına, biber gazı ve tazyikli suya maruz kalmasına rağmen gece gündüz nöbet tuttu. Gelemeyenler sosyal medya aracılığı ile mesajlarımızı, yaşananları dünyaya yaydı. Ve yine ilk kez ekoloji temelli bir sivil toplum hareketi toplumun her kesiminden insanı bir araya getirdi.”
2010 yılından itibaren verdikleri mücadelenin ve önerilerinin dikkate alınmamasından dolayı üzgün olduklarını açıklayan Tabiat Kanunu İzleme Girişimi, Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma(ma) Kanunu yüzünden orman alanları, sulak alanlar, kıyılar ve bütün diğer doğal alanların geri dönüşü olmayacak tahribatlara karşı savunmasız kalacağını ileri sürdü.