Meclis üç şekilde sürece girer

Meclis üç şekilde sürece girer
Meclis üç şekilde sürece girer
Meclis Başkanı Cemil Çiçek, parlamentonun çözüm sürecinde rol alabilmesi için yasa veya komisyonlara ihtiyaç olduğunu söyledi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, çözüm sürecine Meclis’in dahil olması yönündeki talepleri değerlendirerek, “Bu açıklamaların parlamento hukukunda yerini ben şahsen bulamıyorum. Birileri gösterirse ona bir şey demem” dedi. Meclis’te AA’nın sorularını yanıtlayan Çiçek yeni süreçte Meclis’in de rol almasını isteyenlere bunun anayasal dayanaklarının oldukça net olduğunu hatırlatarak yanıt verdi. Kendisinin de yakınlarını ASALA ve PKK saldırılarında kaybettiğinin hatırlatılarak süreci nasıl değerlendirdiği sorulan Çiçek şunları söyledi: “ Türkiye ’nin en temel iki sorunundan bir tanesidir. Başka sorunlar da var ama bu iki sorun başka sorunlara kaynaklık teşkil ediyor. Bunlardan birisi yürürlükteki anayasadır, yeni anayasa ihtiyacı bundan kaynaklanıyor. İkincisi de terör konusudur. Dolayısıyla artık bu kişisel bir beklenti çözüm, görüş açıklamak, bunlar elbette olacak ama bu sorunun da çözülmesi gerekiyor aynen anayasada olduğu gibi. Bu sorunu daha fazla Türkiye öteleyemez. Herkes bence konuya böyle bakmalı. Bu sorunun nasıl çözüleceği ile ilgili herkes düşüncelerini çok açık, net ortaya koymalı ve bunlardan da istifade ederek bu belayı ülkemizden uzaklaştırmamız lazım.
Komşularımızda terör devam ediyorsa Türkiye yine rahatsız olacaktır ama hiç olmazsa ülkeler de bitişik nizam binalar gibi, bizim evde gürültü patırda yok ama alandaki de bizi rahatsız eder. Onun için konuyu biraz daha yukarı bir noktadan değerlendirmekte fayda var. Çalışmaları böyle bir bakışla değerlendirmekte fayda var. Bu sorunu hepimiz kabul ediyorsak nasıl çözüleceğini ile ilgili görüşlerin de ortaya konulması gerekiyor.”
Meclis’in devreye girmesi konusunda ise Cemil Çiçek bunun sadece üç yöntemi olduğunu hatırlattı. Çiçek bunları şu şekilde sıraladı:
YASA GELİR: Meclis hangi hallerde rol alır, nasıl rol alır? Bu parlamento hukuku ile ilgili bir konudur. Bu bizim anayasamızda, İçtüzüğümüzde geriye dönük, bunca yıllık parlamento tecrübesinde çok açık ortadadır. Eğer ülkede bir sorun varsa ve bunun için kanun çıkarılması gerekiyorsa hükümet o konuda ya yeni bir düzenleme yapacaktır veya mevcut düzenlemeyi yeni baştan ele alıp gözden geçirecektir. Bu kanun tasarısı ya da teklif olarak gelir. Birinci yöntem bu şekilde olur.
ARAŞTIRMA KOMİSYONU: İkincisi, belli konuların aydınlığa çıkarılabilmesi, varsa çözüm yolları ortaya koyma bakımından araştırma komisyonları kurulur. Anayasa’nın 98, İçtüzüğün 104. ve takip eden maddeleri 1973’ten beri böyle, ondan önce de böyle.. Araştırma komisyonları kurulur. Nitekim kuruldu. Şimdi de çok sayıda komisyon çalışıyor. Mesela ‘terörün sebep ve sonuçları ve çözüm yollarıyla ilgili bir komisyon kurmak istiyorum’ diyebilir Parlamento. Buna herhangi bir engel yok.
UZLAŞMA KOMİSYONU: Bir üçüncüsü de uzlaşma komisyonudur. Meclis’teki partiler ‘şu konuyu eşit üyelerden oluşan bir çalışma yaptıralım’ der, o çalışmanın sonucunu İçtüzüğe uygun yol ve yöntemlerle Meclis’in önüne getirmiş olur. Diyelim ki Uzlaşma Komisyonu çalıştı, ya ‘şu konularda şu çerçevede bir yasal düzenleme’ denir, o zaman kanun tasarısı veya teklifi birlikte hazırlanır. Bunun dışında Meclis’in konuyu ele alması mümkün değil.

Anayasa Komisyonu kritik eşiğe takıldı

Yeni anayasayı yazmak için TBMM’de grubu bulunan 4 siyasi partinin eşit sayıda üye ile temsil edildiği Uzlaşma Komisyonu kritik eşiğe takıldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın 31 Mart’ı ‘son tarih’ olarak açılmasının ardından dün ilk kez toplanan Komisyon’da hiçbir parti ‘masadan kalkıyorum’ demedi. Ancak Komisyon’un geleceği ile ilgili belirsizlik de giderilemedi.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, gelinen noktanın son derece hayati, önemli ve kritik olduğunu belirterek, “Eğer ek süre bakımından, sayın genel başkanları ziyaret açısından önüme çok geçerli, çok inandırıcı bir gerekçe ortaya koymamaları halinde ‘aceleye gelmesin’ sözü, tek başına ilave süre bakımından tatminkar olmayabilir” uyarısında bulundu.
STK’lar, üniversiteler, yargı ve halkın da görüşlerini alan Uzlaşma Komisyonu yeni anayasa yazımı için 31 Aralık 2012’yi hedef olarak ortaya koymuştu. 1 Mayıs-31 Aralık arası 245 günde 87 gün toplanan Komisyon, sadece 24 madde üzerinde mutabakata varabildi. Bunun üzerine Komisyon’un çalışma süresi 3 ay uzatıldı. Komisyon bu sürede yalnızca 4 madde üzerinde mutabakat sağlayabildi. {TARIK IŞIK/ANKARA}