Meğer Aleviler de yokmuş

Cemaat tedirgin
'Alevi ve Bektaşi' adını kullandığı ve 'bu kültüre hizmet amacı' güttüğü için Alevi ve Bektaşi Kuruluşları Birliği'nin kapatılması tepki çekti. Birlik Başkanı Ali Doğan şöyle dedi: 'Cemevi yaptırma, Alevi kuruluşlarının eşgüdümünü sağlama' ifadeleri tüzükten çıkarsa amacımız kalmaz.
'Gizli mi kalsın?'
Pir Sultan Abdal Vakfı Başkanı Murteza Demir de, "Aleviler, kendi ülkelerinde kendi kültürlerini yaşatmak istiyor. Karar, 'Gizli kalsın' mantığının ürünü" dedi. 30 Alevi kuruluşu, 'İnanç ve mezhebe dayalı örgütler azınlık yaratır' gerekçeli karara karşı bugün ortak açıklama yapacak.
Yargıtay'ın son kararı:

Kapatma nedeni olamaz
Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Eğitim ve Kültür Derneği'ne 1997'de açılan ve 2000'de biten davadaki kapatma kararı, Yargıtay'da bozuldu. Yargıtay, ilk mahkemenin tüzükteki 'Alevi felsefesine hizmet eder' ifadesinin kapatma gerekçesi olamayacağına karar vermişti.
Haber: HATİCE YAŞAR / Arşivi

İSTANBUL - Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, Alevi ve Bektaşi Kuruluşları Birliği Kültür Derneği'ni (ABKB) 'Türk dilinden veya kültüründen başka bir kültürü korumayı veya yaymayı' suç sayarak kapatması, Alevileri tedirgin etti. Alevi dernek ve kuruluşlarını arayan çok sayıda Alevi, "Alevilik yasaklanıyor mu?" sorusu yöneltirken, karara tepki gösteren 30'a yakın dernek, vakıf ve kuruluş, bugün Ankara'da basın toplantısı yapacak.
'Emsallere uyulmadı'
Dokuz Alevi kuruluşu tarafından 25 Eylül 2000'de kurulan dernek, Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Dernekler Masası'ndan kod numarasını da, ancak yedi ayda alabilmiş. ABKB Kültür Derneği Başkanı Ali Doğan, Ankara Valiliği'nin kendilerinden, tüzüklerinde yer alan 'Cemevi yaptırır, Alevi ve Bektaşi kuruluşları arasında eşgüdümü sağlar' gibi maddelerin çıkarılmasını istediğini belirterek, "Ancak bunu kabul etmedik. Bu maddelerin çıkarılması halinde derneğin özelliği kalmayacaktı. Üçüncü duruşmada mahkeme, bu konuda emsal kararlar olmasına karşın derneği kapattı" dedi.
Sorunun ülke içinde halledilmesinden yana olduklarını vurgulayan Doğan, şöyle devam etti: ''Bu karar, Aleviler arasında tedirginlik yarattı. Aleviler üzerindeki din baskısının sürdürülmesini saygısızlık olarak addediyoruz. Bu baskı nereye kadar gidecek?"
'Gizlilik olsun isteniyor'
Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Murteza Demir de şu değerlendirmeyi yaptı: "Şaşkınlık içindeyiz. Bu coğrafyada yaşayan bir kültür Alevilik. Türkiye'nin AB'ye girmek istediği bir süreçte, bir felsefe ve bir inanca karşı çıkmak anlaşılabilir değil. Ayrımcılık ve farklı amaçlar yok. Aleviler kendi ülkelerinde kendi kültürlerini yaşatmak istiyor. Gizli saklı değil, açıkta inancını yerine getirmek istiyor. Bu olumsuzluğun kaldırılmasını diliyoruz."
Demir, ortamı gerginleştirecek bu kararın,
İçişleri Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 'derneğin ayrımcılığa neden olabileceği' görüşü sonucu verildiğini
öne sürdü. Kararın duyulması ardından derneklerine yüzlerce telefon geldiğini ifade eden Demir, "Alevilik yasaklanmak mı isteniyor diye soruyorlar. Mahkemenin derneğin adında yer alan 'Alevi ve Bektaşi' sözcüklerinden dolayı kapatması, bir nevi inanç gizli yapılsın mantığının sonucudur. Çünkü çok sayıdaki alevi derneğinin tüzüğünde bu felsefeye hizmet etme maddesi yer alır. Aleni olması istenmiyor" dedi.
'Alevilik 312'lik olur'
Dava avukatlarından Hıdır Doğan, verilen kararın kritik olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Dernek, Türk kültüründen başka bir kültürü araştırdığı için bölücülük yapıyor kabul edildi ve kapatıldı. Alevilik, Türk kültüründen kabul edilmemiş. Yargıtay da, Kültür Bakanlığı da, bunun özgün bir kültür olduğunu söylüyor. Bu, tehlikeli bir durum yaratıyor. Eğer 'Alevi' sözcüğü bölücülük olarak nitelendiriliyorsa, her Alevi bölücü olur. O zaman 312. maddeden yargılanması gerekir. Korkunç olan şey, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Sadettin Tantan döneminde,
'Alevi kuruluşlarının örgütlenmesi bölücülüktür, bunların kapatılması gerekir' şeklinde rapor vermesi ve bu raporun da mahkemeye intikal etmiş olmasıdır."



Gerekçe: Bölücülük
Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde önceki gün görülen duruşmada savcı Fuat Samancı şunları söylemişti: "Anayasa'nın 14'üncü ve 24'üncü maddelerinin yanı sıra Dernekler Yasası'nın 5'inci maddesine göre; Alevi Bektaşi adı altında dernek kurulamaz. Alevi sözcüğü bir mezhep ve dini terimdir, bu ad altında Aleviliği odaklaştıracak dernek kurmak devletin milleti ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğünü bozacaktır."
Yargıç Yılmaz İğrek de, verdiği fesih kararını, Dernekler Yasası'nın 5. madde 6. bendindeki şu hükme dayandırdı: "Türk dilinden veya kültüründen ayrı dil ve kültürleri korumak veya yaymak suretiyle azınlık yaratmak, veya herhangi bir bölgenin, ırkın, sınıfın, veya bir dil ve mezhepten olanların diğerlerine hâkim veya diğerlerinden imtiyazlı olmasını sağlamak
için dernek kurulamaz."


Yargıtay'dan dönmüştü
ABKB Kültür Derneği'nin önceki gün kapatılması sonucunu doğuran davanın benzerleri daha önce Aleviler lehine sonuçlandı. Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Eğitim ve Kültür Vakfı hakkında 1997'de açılan dava, 2000'de aleyhte sonuçlandı. Bunun üzerine Yargıtay'a giden karar, derneğin lehine sonuçlanarak, şu anda tüzüğünde yer alan 'Alevi felsefesine hizmet eder' ibaresinin kalmasına karar verildi. Aynı şey, Cem ve Kültür Evleri Derneği davasında da yaşandı. Ankara Valiliği, derneğin tüzüğünde yer alan Alevilik ile ilgili maddelerin çıkarılmasını istedi. Dava sonunda söz konusu maddelerin kalmasına karar verildi.