Meğer Karargah Evleri varmış

Genelkurmay daha önce yalanladığı Karargah Evlerini doğruladı: Bir yarbay içerde, soruşturma sürüyor

 

TOLGA AKINER

ANKARA - "Sauna" ve "Atabeyler" operasyonlarında yakalanan 4 subayın, askeri mahkemede de yargılanıp mahkum olduğu ve YAŞ kararlarıyla ordudan atıldığını duyuran Genelkurmay Başkanlığı, 31 Temmuz 2008'de yaptığı açıklamada reddettiği Karargah Evleri iddiası konusunda soruşturma başlatıldığını ve 1 yarbayın bu soruşturma çerçevesinde Askeri Mahkeme tarafından tutuklandığını açıkladı. Ergenekon davası kapsamında İşçi Partisi'nde bulunan bir şemada sözü edilen Karargah Evleri konusunda Genelkurmay Askeri Mahkemesi'nin adli soruşturmasının sürdüğünü duyuran Genelkurmay, Ergenekon zanlılarından eski asker Fikret Emek'in "Askeri muhimmatı karargah dışına çıkarmak" suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası aldığını bildirdi.

Titiz inceleme gecikmeksizin işlem

Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, dün Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'nda düzenlediği haftalık basın bilgilendirme toplantısında; Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) intikal eden ve TSK'nın tespit ettiği adli olayları titizlikle araştırdığını ve gecikmeden yasal gereğini yaptığını söyledi. Tuğgeneral Gürak, bu kapsamdaki bazı örneklere ilişkin olarak şu bilgileri verdi:

Sauna ve Atabeyler üyesi askerler ordudan atıldı

SAUNA ÇETESİ: Olayda, 17 Şubat 2006'da gözaltına alınan bir yüzbaşı (Özel kuvvetler Komutanlığı'nda görevli Yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır), Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 20 Şubat 2006'da tutuklanmış, olayla ilgili bilgi ve belgelerin 24 Şubat 2006 tarihli yazıyla gönderilmesini müteakip Genelkurmay Başkanlığı'nca 28 Şubat 2006'da soruşturma emri verilmiştir. Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından 13 Mart 2006tarihli iddianame ile kamu davası açılmış, yapılan yargılama neticesinde, Genelkurmay Askeri Mahkemesi, sanık hakkında 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına ve TSK'dan çıkarılmasına hükmetmiştir. Ayrıca YAŞ (Yüksek Askeri Şura) kararı ile de TSK'dan ilişiği kesilmiştir.

ATABEYLER ÇETESİ: Olay kapsamında 4 Haziran 2006 tarihinde tutuklanan 3 personel (Yüzbaşı Murat Eren, Astsubay Yasin Yaman, Erkut Taş) hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 10 Temmuz 2006 tarihinde görevsizlik kararı verilerek, soruşturma dosyası Genelkurmay Başkanlığı'na gönderilmiştir. Bu kararın Genelkurmay Başkanlığı'na gönderilmesine müteakip 17 Temmuz 2006'da soruşturma emri verilmiştir. Şüpheliler hakkında yapılan soruşturma sonucunda Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından 18 Ağustos 2006 tarihli iddianame ile kamu davası açılmıştır. Yapılan yargılama neticesinde, Genelkurmay Askeri Mahkemesi, 29 Mayıs 2007'de, sanıklara 5 yıl 7 ay 15 gün (Yüzbaşı Eren'e), 5'er ay 10'ar gün (astsubaylar Yaman ve Taş'a) hapis cezası verdi. Bu karar Askeri Yargıtay'da temyiz aşamasındadır. Ayrıca anılan personelin YAŞ kararı ile de TSK'dan ilişikleri kesilmiştir.

Fikret emek askeri mahkemede mahkum oldu

FİKRET EMEK'İN DURUMU: Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı Fikret Emek'in annesinin Eskişehir'de bulunan evinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, 26 Haziran 2007'de yapılan arama sonunda, çeşitli çapta silah, patlayıcı ve mühimmatların bulunması üzerine, Genelkurmay Başkanlığı'nca, bir gün içerisinde askeri eşyayı gizlemek suçundan 27 Haziran 2007 tarihli soruşturma emri verilmiş, soruşturma neticesinde ise Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından 22 Ocak 2008 tarihli iddianame ile askeri eşyayı gizlemek suçundan kamu davası açılmıştır. Yapılan yargılama neticesinde Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi, 25 Aralık 2008'de anılan kişinin 1 yıl 8 ay 25 gün hapis ile cezalandırılmasına karar vermiş, ancak 5271 sayılı CMK'da yapılan değişiklik sonucu hükmün açıklanmasını ertelemiştir.

Karargah Evleri'nde 1 yarbay tutuklu

KARARGAH EVLERİ: Olaya ilişkin olarak, alınan istihbari mahiyetteki bilgiler için öncelikle ilgili kuvvet komutanlığınca (Hava Kuvvetleri Komutanlığı) geniş kapsamlı bir idari soruşturma başlatılmış ve gerekli idari tedbirler alınmıştır. İdari soruşturmanın tamamlanmasını müteakip, 31 Mayıs 2008'de adli soruşturma emri verilmiştir. Soruşturma kapsamında 1 Yarbay tutuklanmıştır. Soruşturma Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığı'nca bütün boyutlarıyla yürütülmektedir. (Radikal'in notu: Subay ve harp okulu öğrencileri ile sivillerin, toplanıp NATO tesislerine karşı eylemler de dahil olmak üzere bazı planları konuştukları ileri sürülen "Karargah Evleri" ilk olarak İşçi Partisi'nde bulunan bir MİT raporu ile ortaya çıkmıştı. MİT'in konuyu Genelkurmay'a ilettiği iddiaları basına yansıyınca Genelkurmay 31 Temmuz 2008'de bir açıklama yaparak, iddiaların gerçek dışı, belgelerin de Genelkurmay yazışma usüllerine uymayan sahte belgeler olduğunu iddia etmişti. Ancak Genelkurmay daha sonra Ergenekon davası savcılığına gönderdiği belgede, Karargah Evleri iddialarını soruşturduğunu ve NATO tesislerinde önlem alındığını bildirmişti. Genelkurmay, bu açıklamasıyla, ilk kez Karargah Evleri örgütlenmesinin somut bir yapılanma olduğunu ve soruşturulduğunu kamuoyuna açıklamış oldu.)

10. Dalga'da tam işbirliği

YARBAY MUSTAFA DÖNMEZ'İN DURUMU: 7 Ocak 2009'da Ergenekon soruşturması ile ilgili olarak Yarbay Mustafa Dönmez'in evlerinde yapılan aramalarda, silah ve mühimmat bulunması üzerine Genelkurmay Başkanlığı, şüpheli hakkında 9 Ocak 2009'da askeri yargı görev alanı kapsamında soruşturma emri verdi. Dönmez, 12 Ocak 2009'da saat 10.30'da Ankara Merkez Komutanlığı'na teslim oldu. Askeri savcılıkça sevk edildiği Genelkurmay Askeri Mahkamesi tarafından 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 131'inci maddesi uyarınca saat 17.00'de tutuklandı. Tutuklama işlemi Askeri Savcılık tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na saat 17.40'ta bildirildi ve şüpheli Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildi.

Genelkurmay Askeri Savcılığı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı arasındaki skoordine neticesinde oluşturulan beş kişilik bilirkişi heyeti 14 Ocak 2009'da ele geçirilen malzemeler üzerinde gerekli incelemeleri yapmak üzere görevlendirildi.

Şüpheli, bulunan silah ve mühimmatın askeri malzeme olma ihtimaline istinaden tutuklanmış olup, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında verilen gözaltı veya olabilecek tutuklama kararına bir etkisi bulunmamaktadır. Ceza usul hukuku çerçevesinde bir kişi birden fazla nedenle tutuklanabilir, ilgili yargı yerleri aralarında koordinasyon ile yasal işlemleri yürütürler.

Bu son derece açık bir yasal işlem olup, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında da şüphelinin ifadesi istendiğinde alınabilecektir. Dün akşam İstanbul Başsavcılığı'ndan gelen talimat gereği, şüpheli bugün (dün) İstanbul'a sevkedilmiştir."

Soruşturmalar gizli yürütülmeli

Basın toplantısının son bölümünde ise CMK'nın 157'inci maddesine göre soruşturmaların gizli yürütülmesi gerektiğini anımsatan Tuğgeneral Gürak, bu kapsamda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ergenekon soruşturmasına ilişkin olarak, yetkili mahkeme tarafından 'konunun hassas olması ve sürekli olarak ifadelerin medyada yer almasının adil yargılamayı etkileme ve delilleri karartma şüphesini oluşturduğu' gerekçesiyle soruşturma dosyasının incelyenmesi ve belgelerden suret alınmasına bile kısıtlama kararı verildiğini söyledi. Tuğgeneral Gürak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Buna rağmen, temel insan hakları, Anayasanın 38'inci maddesinde yer alan 'suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimsenin suçlu sayılamayacağı' hükmü, 'masuniyet karinesi', 'adil yargılanma hakkı' gibi en temel hukuk ilkelerinin ihlal edildiği görülmektedir. Sorumlu olması beklenen kesimlerin yarattığı bu hassas ortam, kişilere, kurumlara, yargıya ve nihayetinde devlete de büyük zararlar vermektedir."