Meğer leopar kelleyi zor kurtarmış

Meğer leopar kelleyi zor kurtarmış
Meğer leopar kelleyi zor kurtarmış
Diyabakır'da bir çoban tarafından vurularak öldürülen leoparla ilgili şaşırtan bir detay daha ortaya çıktı. İlçe tarım müdürlüğü yetkilileri leoparın kuduz olup olmadığını anlamak için hayvanın kafasını kesip almak istedi. Bıçağı leoparın boğazına dayayan yetkilileri bölgeye giden diğer yetkililer durdurdu.
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi

3 Kasım’da öldürülen Diyarbakır ’ın Çınar ilçesinde öldürülen leoparla ilgili Orman ve Şu İşleri Bakanlığı’na bağlı Milli Parklar ve Doğa Koruma Diyarbakır Şube Müdürlüğü’ne haber verildi. Uzmanlara Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Murat Biricik de dahil oldu.

Bölgede biyoçeşitlilikle ve yaban hayatı ile ilgili araştırmalar yapan Prof. Bilicik’in verdiği bilgilere göre, kendilerine yabani bir hayvanın bir çobana saldırdığı bilgisi verilmişti. “Leopar olduğunu bilmiyoruduk” diyen Biricik bölgeye gittiğinde yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Bazen bu tarz vakalara hayvanları tanımak için bizi de çağırıyorlar. Ben gittiğime gazeteciler vardı. İlk anda yapılması gerekenleri yaptık. İlçe tarım müdürlüğünden geldiler. Hayvanın kuduz olup olmadığını anlamak için kafatasını götürmek istediler. ‘Prosedürü bu’ diye bunu talep ettiler. Görüşmeler yapıldı, ‘Olmaz böyle şey’ dendi. Doğa Koruma Milli Parklar Müdürü Diyarbakır Şube Müdürü Erdal Seven, baştan beri yanlış bir şey yapılmasını engelledi. Bizden önce varsalardı başsız bir leoparla karşılaşabirdik.”

Leoparın ölümü gizli gerçeği ortaya çıkardı: Daha çok leopar var

Hayvanın kokmaya başladığını anlatan Biricik, sonraki süreci ise şöyle özetledi: “ Nelere yapılması gerektiğini kararlaştırdık. O geceyi kurtarmak için acilen bir dondurucu bulundu. Sonradan iç organlarını çıkarmak kararını aldık. Geriye kalan kısmı dolduruldu. Dün de İstanbul ’dan bakanlık uzmanı geldi. Derisini yüzdü götürdü.”

KORUMA ALANI OLUŞTURULMALI
2010’da vurulan bir başka bir leoparın olduğunu değinen Prof. Biricik, şöyle devam etti: “Korumaya yönelik o dönemde de bir şey yapılmadı. Yarın yine ortaya çıksa yine vurulacak. Mardin’de, Siirt’te koruma alanı yok. Google Eart’tan sürekli alanı tarıyorum. Bu hayvanın burada gitmesi doğal. Bir koridor var. Diyarbakır’daki köylülerle sürekli konuşuyoruz. Özellikle kuzey kesimlerinde büyüklerin anlattıklarına bakarak inanılacak bilgiler var. Zamanında varmış, buna şüphe yok. Bugün için varlığını hiç beklemiyorduk. Büyük memeli kedilerle ilgili erkekler bir dönem gezgin olarak yaşıyor. Eş arıyor. Bizim bulduğumuz birey erkekti. Vurulduğu yerde ürediği, yuva yaptığı yer değildi. Belli ki yeni bir arıyordu kendine. Çeşitli koruma statüleri var. Bakanlık yetkilileri bir karar verip koruma alanları oluşturmalı. Nerelerde bulunabileceğini tahmin ettiğimi yerlerle ilgili tam olarak nokta bilgisi vermek yanlış. Çünkü bu avcıları harekete geçirebilir. Herkes iyi niyetli değil.”

 

Leoparın ölümü gizli gerçeği ortaya çıkardı: Daha çok leopar var