Mehmet Baransu'ya Balyoz operasyonu

Mehmet Baransu'ya Balyoz operasyonu
Mehmet Baransu'ya Balyoz operasyonu
Evinde polis tarafından yaklaşık 10 saat arama yapılan ve hastanede sağlık kontrolünden geçirilen gazeteci Mehmet Baransu İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

RADİKAL –  Gazeteci Mehmet Baransu, evinde polis tarafından yaklaşık 10 saat arama yapıldıktan sonra gözaltına alındı.

Baransu'nun Eyüp'teki evine sabah saat 11.00 sıralarında gelen polis ekipleri saat 21.00'e kadar arama yaptı. Ardından, Mehmet Baransu gözaltına alınarak, polisler eşliğinde evden ayrıldı. Baransu, bu sırada gazetecilere, "Arkadaşlar, siz siz olun, gazeteci olarak adliyeye belge teslim etmeyin. Adliyeye belge teslim ettim diye örgüt kurmaktan yargılanıyorum" dedi.

Polis ekibi, Mehmet Baransu'nun evinde yaptığı aramada bazı doküman ve eşyalara da el koydu.

EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ'NE GETİRİLDİ

Baransu, daha sonra Eyüp Devlet Hastanesi'ne götürülerek sağlık kontrolünden geçirildi. Sağlık kontrolünün ardından da sorgulanmak üzere Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi. 

SIDDIK FİLİZ: BALYOZ DAVASIYLA İLGİLİ

Taraf gazetesi muhabiri Mehmet Baransu, Balyoz davasına konu olan iddiaları 20 Ocak 2010 tarihinden başlayarak Taraf gazetesinde yayınlamış, sonra iddialara ilişkin olduğu belirtilen belgeleri bir bavul içerisinde savcılığa teslim etmiş ve dava bu esas olarak bu malzemeler ile yürütülmüştü.

Mehmet Baransu'nun avukatı Sıddık Filiz aramanın Balyoz davasıyla ilgili olduğunu söyledi.

Balyoz davasında bir kısmı 5 yıl tutuklu kalan sanıklar hakkında, Anayasa Mahkemesi’nin aldığı ‘adil yargılanma hakkını ihlali’ kararının ardından yeniden yargılama kararı verilmiş ve tüm tutuklu sanıklar tahliye olmuştu. Ardından yapılan bilirkişi incelemelerinde ise davaya delil olarak gösterilen CD'lerin isnat edilen suç tarihinden ‘sonra üretilmiş’ olduğu, dolayısıyla sahte delil olduğu ortaya çıkmıştı.

Hükümet ve Gülen cemaati arasındaki gerilimin açık bir hesaplaşmaya dönüşmesi ve özellikle 2013 yılının aralık ayında yapılan yolsuzluk operasyonlarının ardından, hükümetin önemli bazı isimleri Balyoz sürecini kast ederek “milli orduya kumpas” kurulduğunu öne sürmüştü.