Mehmet Haberal: Ara vermedim ki geri döneyim

Mehmet Haberal: Ara vermedim ki geri döneyim
Mehmet Haberal: Ara vermedim ki geri döneyim
Ergenekon davasında hakkında 12 yıl 6 ay hapis cezası verilen, ancak tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurularak tahliyesine karar verilen CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal eski rektörü olduğu Başkent Üniversitesi'ni ziyaret etti.
Haber: MEHMET BİLBER - mehmet.bilber@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA – Ergenekon davasında hakkında 12 yıl 6 ay hapis cezası verilen, ancak tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurularak tahliyesine karar verilen CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal eski rektörü olduğu Başkent Üniversitesi’ni ziyaret etti. Burada Hukuk Fakültesi öğrencileri için yapılan temsili duruşma salonunda konuşan Haberal, “Bu salonda öğrencilerimiz insanların nasıl yargılanması gerektiğini öğreniyor. Yargılanan kişileri bir an önce topluma kazandırmayı öğreniyorlar” dedi. Haberal, antik çağda Sinop’ta yaşayan Yunan düşünür Diyojen’in sözünü hatırlatarak “En güzel şey hürriyettir” diye konuştu.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, hakkında 12 yıl altı ay hapis cezası verdiği CHP Milletvekili Mehmet Haberal’ın cezaevinde kaldığı süre göz önüne alınarak tahliye kararı vermesinin ardından 19.40’ta Silivri Cezainfaz Kurulu yerleşkesinden ayrıldı. Haberal’ı cezaevi önünde oğlu Erkan Bülent Haberal, bazı CHP’li milletvekilleri ve kalabalık bir grubun yanı sıra bir basın ordusu karşıladı. Haberal CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ile birlikte sivil plakalı bir arabayla cezaevinden ayrıldı. Bu sırada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ’nun da Haberal’ı telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerini iletip bir süre sohbet ettiği öğrenildi.

Eski MHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Bölükbaşı da yolculuk sırasında Haberal’ın yanında yer alırken CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce resmi plakalı aracıyla Haberal’ın bindiği sivil plakalı aracı takip etti. Bazı vatandaşlar yolda Haberal’ın konvoyunun önünü keserek sevgi gösterisinde bulundu. Bunun üzerine aracından inen Haberal, “Önce yeşilin ve doğanın, özgürlüğün tadını çıkarayım, sonra nereye gideceğime karar vereceğim” dedi. “Özgürlüğün kıymetini bilmek gerekir” diyen Haberal içeride kalan arkadaşları için çok üzgün olduğunu söyledi.


TAHLİYE OLDUKTAN SONRAKİ İLK İFTARI
Haberal, tahliye olduktan sonra 10 araçlık bir konvoy eşliğinde, karayoluyla Ankara’ya dönmek üzere hareket etti. İlk iftarını ise Ankara’ya dönüş yolunda, Kurtköy Mehmetçik Vakfı Sosyal Tesisleri’nde yaptı. Burada önceden kendileri için hazırlanan iftar sofrasında sadece yarım kase mercimek çorbası ve sütlaç yiyen Haberal daha sonra kendisini telefonla arayan dostlarıyla sohbet etti. İftarın ardından bunun kendisi için hüzünlü bir bayram olduğunu söyleyen Haberal “Temenni ederim ki ülkemiz bu sıkıntılı dönemden kısa zamanda çıksın” diye konuştu. Hürriyetin, dünyanın en güzel şeyi olduğunu söyleyen Haberal, “Hürriyet ve adaletin olmadığı yerde mutluluk yoktur. Her şeyden önce ülkemize, herkes sahip çıksın. Bu ülkeyi kuran Atatürk ve arkadaşları ile aziz şehitlerimize saygılı olalım, layık olalım” diye konuştu. Daha sonra yanına gelenlerle sarılarak sohbet eden Haberal yeniden yola koyuldu.

İlk ziyaret Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi’ne Gece saatlerinde Ankara’ya gelen Haberal’ın ilk ziyareti Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi’ne oldu. Haberal, burada kendisini bekleyen hastane çalışanları ve vatandaşlarla kucaklaştı. Kendisini karşılayan kalabalığa seslenen Haberal, “Hepinize çok teşekkür ederim. Her zaman milletimle, ülkemle gurur duyuyorum. Bu ülkeyi kuran Atatürk ve arkadaşları ile aziz şehitlere her zaman müteşekkirim. Bugün çok şükür buraya geldim ama buruk geldim. Temenni ederdim ki, oradaki bütün arkadaşlarım beraber çıkalım. Ülkemiz şimdi bir dönemden geçiyor. Temenni ederim ki bu dönem geçsin. Arkadaşlarımız, oradaki bütün masum insanlar da çıksın” dedi. Hastane çıkışında kısa bir açıklama yapan Haberal, “Hekimlik 24 saat çalışma gerektiren bir meslektir. Ben 4 sene arkadaşlardan uzak kaldım. Bu saatte buraya geldim. Kontrol ettim onları. Bakayım gerçekten 7 gün 24 saat çalışıyorlar mı? Baktım onlar 48 saat çalışıyorlarmış” şeklinde konuştu.


DURUŞMA SALONUNDAN MESAJ
Haberal’ın sabah saatlerindeki adresi ise eski rektörü olduğu Başkent Üniversitesi oldu. Binalara Türk bayrakları ve Haberal’ın fotoğraflarının asıldığı kampüste Haberal, öğretim üyeleri ve çalışanlar tarafından karşılandı,. Hukuk Fakültesi öğrencileri için yapılan duruşma salonunu gezen Haberal, eğitimde pratiğin önemli olduğunu vurgulayarak, hukuk fakültesi öğrencilerinin bu salonda uygulamalı eğitim alacaklarını ve insanları nasıl yargılayacaklarını öğreneceklerini söyledi. Dünya’da iki mesleğin doğrudan insan hayatıyla meşgul olduğunu belirten Haberal, “Bunlardan birisi hekimler diğeri de hakimlerdir. Her ikisinin de amaçları bir an önce topluma kazandırmaktır. Nasıl ki bir hekim olarak benim görevim hastamı tedavi edip onu bir an önce sağlığına kavuşturup işinin başına döndürmek ise elbette ki hakimlerin de yargıçların da savcıların da görevi karşısına gelen suçlu kim ise cezası mı gerekecek, o cezasını verip bir an önce onu topluma geri döndürmektir. İşte bu mahkeme salonu da öğrencilerimize bu imkanı sağlıyor. Öğrencilerimize başarılar diliyorum” dedi. Odasında, Dünya Organ Nakli Derneğinden kendisi cezaevindeyken verdiği ödülle karşalaşan Haberal, organ naklinin sadece bilimsel şekilde yapılması gerektiğini belirterek, Prof. Dr. İhsan Doğramacı ile Türkiye’de bu konuda yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Ben ara vermedim ki

Gazetecilerden sadece bilimle ilgili soru sorulmasını isteyen Haberal, “Ben Hemşin yaylalarından geldiğim için tabiatı çok özledim. Dolayısıyla benim evimin bahçesinde ağaçlar yeşillikler var. Ben hiç uyumadım. Hep o ağaçlar arasında, yeşillik içinde keyifle dolaştım. Özgür olmanın keyfini yaşıyorum. Atatürk, ‘Her şeyin temelinde hürriyet var’ demişti. Diyojen’e sormuşlar, ‘Yeryüzünün en güzel şeyi nedir’, ‘Hürriyettir’ demiş ve elbette ki adalet” dedi. “Yeniden ameliyatlarınıza devam edecek misiniz” sorusuna ise “Kusura bakmayın ara vermedim ki döneyim” karşılığını verdi. Prof. Dr. İhsan Doğramacı Konferans Salonu’nda, öğretim üyeleri ve personelle buluşan Haberal kampüste yapımı devam eden birimleri gezdi. Daha sonra Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesine giderek burada da alkışlarla ve çiçeklere karşılandı.