Meksika sınırı gibi!

E-5 karayolu üzerindeki Şirinevler'le Ataköy arasındaki üstgeçit, seyyar satıcılar için serbest bölge gibi.
Haber: VAHAP ŞATIR / Arşivi

İSTANBUL - E-5 karayolu üzerindeki Şirinevler'le Ataköy arasındaki üstgeçit, seyyar satıcılar için serbest bölge gibi. Ressamından korsan CD ve kitap satıcısına, kokoreççisinden ayakkabıcısına kadar her çeşit seyyar satıcı, zabıta korkusu olmadan çalışıyor. Uygulanan mevzuat nedeniyle üstgeçitteki seyyar satıcılara zabıtalar bir şey yapamıyor.
Hem var, hem yoklar
3030 sayılı Büyükşehir Belediye Yasası'na göre, ana arterler büyükşehir belediyesinin sorumluluğunda. Şirinevler'le Ataköy arasındaki üstgeçidin bir tarafı Bahçelievler, diğer tarafı ise Bakırköy Belediyesi sınırlarında.
Üstgeçidin yol üstündeki orta kısmından da büyükşehir sorumlu.
Seyyar satıcılar, belediye zabıtalarına göre ufacık bir yer değiştirmeyle yakalanmaktan kurtuluyor. Üstgeçidin Bakırköy ayağında yer açan bir seyyar satıcının zabıta engelini aşması için Bahçelievler tarafına geçmesi yeterli. Diğerleri için de aynı şey geçerli. Üstgeçidin ortasında satış yapanlar da, büyükşehir zabıtaları gelince Bakırköy veya Bahçelievler tarafına geçince kurtuluyor.
Tek korku üçlü harekât!
İşportacıların en büyük korkusu, zabıtaların ortak bir harekât düzenlemeleri. Ortak harekâtta ilçe zabıtaları köprü başlarını tutuyor, büyükşehir zabıtası üstgeçide çıkıyor. Kaçacak yer kalmayınca tezgâhtaki mallar zabıtaya kaptırılıyor.
Bahçelievler Belediyesi Zabıta Müdürü Rüştü Oğuz, neden müdahale
edemediklerini şöyle açıklıyor: "Benim zabıtam sınırlarının dışında çalışırsa, zabıtalardan veya karşı taraftan biri zarar görürse, savcılıkla muhatap olma ihtimalimiz var. Bu yüzden karışamıyoruz. Büyükşehir Belediyesi'yle ortak pek çok operasyon yaptık. Ancak bizim sınırlarımız dışında olduğu için çok etkili olamadık."
Seyyar satıcılar da hem üstgeçidin konumundan, hem de zabıtaların anlayışlı davranışlarından memnun:
Mehmet Pamuk (Hırdavatçı): "Dört senedir buradayım. Sağ olsunlar, zabıtlar karışmıyor. Akşam saat 18.00'e kadar büyükşehir zabıtaları geziyor. O yüzden her ihtimale karşı o saate kadar işe çıkmıyoruz.
İşlerimiz de iyi, karnımız doyuyor. Ailem için çalışmak zorundayım."
Nihat Arslan (Terlikçi): "İnsanlar hırsızlık, serserilik yapacağına dürüstçe çalışıyor. Zabıtalar da bize çok fazla karışmak istemiyor. Altı yıldır buradayım. Artık onlar bizi kabullendi, hiç sorun çıkmıyor."
Cemalletin Pamuk (Hırdavatçı): "Herkesin mesai saatleri belli. Zabıtaların mesai saatleri bitene kadar saygıyla bekliyoruz. Aslında onlar da bize karışmak istemiyor. Çünkü hepimiz burayı sahiplendik, burası dükkânımız gibi oldu. Üstgeçidi her gece temizliyoruz. Ayda bir yıkıyor, paspas yapıyoruz. Elektrik arıza yaptığında büyükşehir değil biz tamir ediyoruz. Belediyelerden Allah razı olsun. İnsanlar bizi sıkmıyor. Burada cepciler, tinerciler de oluyor ama biz güvenliği de sağlıyoruz."