Memleketten 'Domuz gribi' haberleri

Türkiye'nin bir çok iline yayılan domuz gribi vakaları korkutucu düzeye ulaşıyor. Uzmanlar bu tehlikeye karşı önlemler almaya çalışıyor.

Topbaş: Gribe karşı gerekli önlemleri alıyoruz

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş , "domuz gribine" karşı İETT otobüsleri, deniz otobüsü, tramvay, metro ve vapurların hepsini dezenfekte ettiklerini belirterek, "Yarından itibaren, toplu kullanım alanlarında, yürüyen merdivenlerde, üst geçit kolları gibi insanların el teması yaptıkları yerlerde ilave dezenfekte yapılacak" dedi.

İSTANBUL - Topbaş, Atatürk Oto Sanayi Sitesi-Dürüşşafaka hattında ilk rayların döşenmesi nedeniyle düzenlenen törenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
İstanbul’da, "domuz gribine karşı Büyükşehir Belediyesinin aldığı önlemlerin" sorulması üzerine Topbaş, göreve geldiklerinden beri kentteki tüm toplu taşıma araçlarının mesai saati bitiminden sonra dezenfekte edildiğini belirtti.
Şimdi "domuz gribi" riski bulunduğunu ve büyük bir metropol olan ve 14 milyon insanın hareket halinde olduğu bir kentte çok daha fazla dikkatli olunması gerektiğine işaret eden Topbaş, İstanbul Valiliğinin gerekli tedbirleri alarak uyarılarını yaptığını, Büyükşehir Belediyesi olarak da kendilerinin gerekli çalışmaların yapılması talimatını verdiklerini söyledi.
Topbaş, "İETT otobüsleri, deniz otobüsleri, tramvaylar, metro ve vapurların hepsini dezenfekte ettik. Yarından itibaren toplu kullanım alanlarında, yürüyen merdivenlerde, üst geçit kolları gibi insanların el teması yaptıkları yerlerde ilave dezenfekte çalışması yapılacak. Bununla ilgili hazırlıklar yapılıyor. Genel Sekreter bu konuda yapılacak hazırlıkların detaylarına ilişkin bugün toplantı yapıyor" dedi.
Vatandaşın da el temasından sonra ellerini mutlaka yıkaması, kalabalık ortamlarda dikkat edilmesi, ayrıca işletmelerin de kalabalık ortamlardaki kapı kollarından, insanların elle tuttukları noktalarda bu dezenfekteleri yapmaları gerektiğini kaydeden Topbaş, suya biraz çamaşır suyu katıldığında dezenfekte olduğunu, ekiplerin sadece çamaşır suyu değil başka dezenfekten maddeler de kullanacaklarını, ancak teknik konuları bilmediğini söyledi.
Okulların tatil olmasının virüsün okullardaki yaygınlığını önleyecek önemli bir tedbir olduğunu, çünkü virüs bulunduğu ortamda 3-4 günden fazla yaşayamadığının ifade edildiğini dile getiren Topbaş, ayrıca belediye içindeki kullanım alanlarında, halkın yoğun bulunduğu yerlerde, istasyonlarda ve iskelelerde bu çalışmaları sürdüreceklerini bildirdi.
Kadir Topbaş, toplu taşıma araçlarındaki sürücülerin de ellerinde dezenfekten bulundurması ve kimseyle yakın temasta bulunmamaları konusunda gerekli uyarıların yapılacağını söyledi.
Bir gazetecinin, "domuz gribi" aşısı olup olmayacağı yönündeki sorusuna da Topbaş, "Bu tavsiye ediliyorsa, gerekli görülüyorsa, biz de İstanbul’a lazım olan birisi olarak, görev süresince bir rahatsızlık geçirmeden, daha aktif çalışmak için yaptırmamız gerekiyor. Yaptıracağız tabii ki" karşılığını verdi. (aa) 

Vali Güler: 22 ayrı okulda 48 öğrencide domuz gribine rastlandı 

İSTANBUL - İstanbul İl Pandemi Bilimsel Kurulu, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız ve İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ali İhsan Yıldız başkanlığında domuz gribi salgını konusunda son gelişmeleri değerlendirmek üzere toplandı.

Toplantı sonrası konuşan Vali Muammer Güler, “İstanbul’da 22 ayrı okulda 48 öğrencide H1N1 yani domuz gribine rastlandı. Bu hastaların hepsinin tedavisi yapıldı. Şu an hastanede tedavi olan yok. Hastalığa yakalananların hepsi evlerinde tedavi oluyor” dedi. Son 10 günde 40’ı erişkin 48’i öğrenci toplam 88 kişide hastalığa rastlandığını belirten Muammer Güler, “Hastalığın ilk görüldüğü 30 Nisan’dan bu yana toplam 389 kişi domuz gribine yakalanmıştır. Pandemi Bilimsel Kurulu toplantısında hepimizin ortak görüşü, tatilin kesin çözüm olmadığıdır” diye konuştu. Güler, Kasım ayı itibariyle domuz gribi aşısının toplumda öncelikle çalışa kişilere uygulanacağı ve yine Kasım ayında bir laboratuvar da açılacağını söyledi.

Tatil kesin çözüm değil
Toplumda panik havası yaratılmasının doğru olmadığını belirten Vali Güler, “Elbette böyle bir salgının içindeyiz, bunun daha da gelişme ihtimali var. Esasen tatilin de kesin çözüm olmadığı hususunu uzmanlarımız ifade etmişlerdir. Gerektiği ortamda kesinlikle tatile karar vereceğiz. İstanbul’da şu andaki rakamlar bir kümelenmenin olmadığını, salgının sayısını çok büyük ölçüde arttıracak bir tatile gerek olmadığını göstermiştir. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı tatili arasına giren 30 Ekim tarihinde okullarımıza ara verilmesi kararını tavsiye ettiler. Bu tarihte ilk ve orta dereceli okullar tatil edilmiştir” dedi.

Hasta olan dershaneye gitmesin
Çarşamba günü öğleden sonra okulların tatil edildiğini ve bu süre boyunca okullarda temizlik çalışmalarının hız kazanacağını belirten Güler,“Hijyenik önlemlerin tamamlanmasına ilişkin faaliyetler tamamlanacak. Bu sürede hasta çocuklarımızın kesinlikle dışarıda olmamasını, dershaneye gidenlerin dershaneye dahi gitmemelerini, kalabalık ortamlardan bulunmaktan kaçınmalarını tavsiye ediyoruz” diye konuştu. Domuz gribi aşısına Kasım ayı sonunda başlanacağını belirten Güler, “Vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun hastalık olmasa bile bazı hastanelere başvuruda bulunduklarını görüyoruz. Hasta olmayanların başvurmasını gerektiren bir durum yok. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) ve bakanlığın son talimatları tahlil örneği bile herkesten alınmıyor. İlla tahlil yapılacak diye bir şart yok. Referans laboratuvarlardan alınan sonuçlar bizim için geçerlidir” dedi.

Öncelik çalışanlara 

Vali Güler risk grupları arasında kimlerin bulunduğu ve aşının öncelikli olarak kimlere uygulanacağı ile ilgili soruya, “Burada bir öncelikten bahsederken, sağlık personelinin hizmet vermeye devam etmesi lazım ve hastalarla temas eden grup, aralarında büyük bir mesafe koymaksızın öncelikli bizzat bu hizmeti veren personelin aşılanması hedefleniyor. En yakın tehlike içinde olan diğer gruplar aşılanmaya devam edecek. Bu çok kısa bir süreç değil. Aşılar yurt dışından gelecek ve kontrolden geçecek. Önümüzdeki aylara varacak“ yanıtını verdi.

Nefes darlığı olanlar hastaneye başvurmalı
İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Profesörlerinden Haluk Eraksoy, alınacak tedbirlerden birinin aşının uygulanması olduğunu belirterek, “Kişisel olarak da alınacak önlemler var. Hasta bireylerin hastalığı çevreye yaymamaya özen göstermeleri gerekiyor. Hapşırırken, öksürürken damlacıklar oluşur ve başka biri tarafından solunabilir. Kimi yüzeyler ve ellerimiz bu şekilde kirlenebilir. Özellikle kendi yakınmalarını bir ateş düşürücü ile kontrol altına alan hastaların hastaneye başvurmadan virüsle başa çıkmaları mümkündür. Nefes darlığı ve öksürüğü olanların başvurmasını gerekmektedir. Hastane ziyaretleri ile ilgili de bir şeyler söylemek gerekir. Hasta ziyaretleri sırasında hem onlardan bazı hastalıklar alınmasına yol açabilir hem de o hastalara ziyaretçiler aracılığıyla ile virüs bulaşılmasına da neden olabilir. Özellikle sağlıklı çocukların ziyaretlere kesinlikle götürülmemesi gerekir” dedi.

Çamaşır suyu ele dezenfekte edin Domuz gribi hastalığının öksürük ile yayılan damlacıkların solunum yolu ile alınması sonucu bulaştığını belirten Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Profesörü Recep Öztürk de, “Çevreye bulaşan bu mikroplar, paslanmaz çelik gibi yüzeylerde 24 saat bulaşıcılığı devam etmektedir. Bunun gibi kağıt ve kumaş parçalarında ise 15 dakika bulaşıcılığı devam etmektedir. Ellerimizde ise 5 dakika devam etmektedir. Okullarımızda dezenfeksiyon dediğimiz olay el yıkama kampanyasının devam etmesi, hasta olan okullarda çamaşır suyunu seyrelterek virüsün bulaşacağı yerlerin silinmesi gibi tedbirler var. Yapılan, varolan hijyenik tedbirlerin devam etmesi ve sağlanmasıdır . Hastalığın solunum yoluyla bulaştığını hatırlayalım. O açıdan evde yatan hasta için de aynı temizlik gerekir. Okullarımızda var olan temizlik devam edecektir. Yeni bir önlem alınmayacaktır” dedi.
Hafif gripal durumda evde kalın
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ali İhsan Dokucu da hastalığın kendisinden çok korkusunun daha fazla baş gösterdiğini ve hastanelere başvuruların gereksiz yere arttığını belirtti. Vatandaşların korkudan uzak olmaları gerektiğini belirten Dokucu, “Bütün sağlık kuruluşlarımız hasta kabul edebilir. Özellikle 3’üncü basamak hastanelere hasta yığılması söz konusu. Yüzde 85 civarında hastamızın korku ile oraya gelmesi söz konusu. Çok az hasta var ama çok fazla korkuyla gelmiş vatandaşlar var. Hastaneler riskli alanlardır, orada gerçek hastalarla karşılaşması durumunda orada hastalık kapması söz konusudur. Halkımız hafif gribal enfeksiyon durumunda evde istirahat ile hastalığın takibini daha doğru buluyorum. Hastaneye gitme durumunda hem yığılma oluyor hem de hastalık kapma riski artıyor” dedi.

Cd ve broşürler dağıtılacak
İstanbul Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız ise ara tatil sırasında okullarda temizlik işlemlerinin arttırılacağını belirtti. Yıldız, “Okullarımızda devam eden rutin temizliğin yanında ek yapabileceğimiz çalışmaları, okul idareleri ve yerel yönetimler aracılığıyla daha etkin yapmak noktasında bir duyarlılık göstermiş oluyoruz. Hazırlanan CD ve broşürlerimiz var. Çocuklarımız bunlardan da istifade etmelerini istiyoruz. Veli ve öğrencilerden beklentimiz tatil oldu diye, yine kalabalık ortamlarda bulunmamaları ”diye konuştu. 

Kayseri'de 1 üniversitelide domuz gribi görüldü

Erciyes Üniversitesi'ndeki bir öğrencide domuz gribi virüsüne rastlandı. Öğrenci ile temas eden iki kişi de şüphe üzerine tedavi altına alındı.
KAYSERİ - Erciyes Üniversitesi Hastaneler Başhekimi Prof. Dr. Muhammed Güven, yardımcısı Prof.Dr. Kudret Doğru ve Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç.Dr. Emine Alp, ortak toplantı düzenleyerek, domuz gribi hakkında bilgi verdi. Başhekim Prof.Dr. Muhammed Güven, üniversitelerinde okuyan 20 yaşlarında isminin baş harfi ‘E' olan bir öğrencide domuz gribi virüsüne rastlandığını söyledi. Öğrencinin turistlerle teması sonucu virüsü kaptığını belirlediklerini bildiren Prof.Dr. Muhammed Güven, şöyle dedi:
“Öğrencimiz, 21 Ekim'de hastanemize başvurdu. Yapılan tetkiklerde yüksek ateş belirledik. Kan örneklerinde yapılan inceleme, H1N1 virüsü saptandı. Hastane olarak, öğrencinin tedavisi başladık. Tedavisi şimdi evde devam ediyor. Öğrenci ile temasta bulunan 30 kişi hastanemize başvurdu. Bunlardan 2'sinde domuz gribi olabileceği düşüncesiyle tedavisine başlandı. Onlar da evlerinde dinleniyor. Virisün bulaşma süresi 3 veya 4 gündür. Bu nedenle domuz gribi olan öğrencinin artık diğer öğrencilere bu virüsü bulaştırması zor.”
Hastanelerinde domuz gribi için gerekli tıbbi malzemelerin bulunduğunu ve bu konuda önceden hazırlık yaptıklarını belirten Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç.Dr. Emine Alp da, vatandaşların özellikle el hijyenine dikkat etmesini istedi.


Vali Çiçek: Yozgat’ta domuz gribi vakası yok

Yozgat Valisi Amir Çiçek, domuz gribi konusunda alınan tedbirlerle olası salgın durumunda halk arasında paniğe neden olacak bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak amacıyla bilgilendirme toplantısı düzenledi. Vali Çiçek, Yozgat’ta domuz gribi vakasının bulunmadığını belirtti.

YOZGAT - Valilik salonunda düzenlenen toplantıya Vali Amir Çiçek’in yanı sıra vali yardımcıları Atilla Selami Abban, Erdoğan Turan Ermiş, Belediye Başkanı AK Parti'li Yusuf Başer, İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Uyanık, İl Milli Eğitim Müdürü Sebahattin Gamsız, Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Acar, hastane başhekimleri ve ilgili daire müdürleri katıldı. Toplantı öncesi açıklama yapan Vali Çiçek, domuz gribi konusunda, halk arasında bilgi kirliliğini yaşandığını ve bunun da gereksiz paniğe yol açtığını belirterek, “Vatandaşlar normal griple domuz gribini birbirine karıştırırken, ‘domuz gribiyiz’ diye paniğe kapılıyorlar. Bugüne kadar ilimizde yapılan taramalar ve hastaneye yapılan müracaatlar neticesinde domuz gribine rastlanılmamıştır. Ancak Valilik olarak olası bir salgına karşı tüm tedbirler alınmıştır. Sağlık ekiplerimiz 24 saat görev başındadır. Domuz gribi vakası rastlanırsa, duruma göre hareket edilip, öğrencilerin evlerinde istirahatları istenebilir, okullar tatil olabilir” diye konuştu.
Vali Amir Çiçek, domuz gribi şüphesiyle sağlık kuruluşuna müracaat eden bir hastanın test sonuçlarının 3 gün içerisinde belli olduğunu, laboratuvar sonuçları alınmayan bir hastaya hiç kimsenin domuz gribi teşhisi koyamayacağını söyledi. İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Uyanık da toplantıda, domuz gribine karşı alınan tedbirler ve yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.


Mersin’de domuz gribi şüphesi

MERSİN - Mersin’de, üniversite öğrencisi 22 yaşındaki M.C., domuz gribi şüphesiyle hastanede tedaviye alındı.
Ermeli İlçesi’ne bağlı Tömük Beldesi’nde oturan ve üniversite öğrencisi olan M.C., sabah yüksek ateş ve aşırı eklem ağrıları şikayetiyle Erdemli Devlet Hastanesi’ne gitti. Burada domuz gribinden şüphelenilen M.C., ambulansla sevk edildiği Mersin Devlet Hastanesi İntaniye Servisi’nde tedavi altına alındı. M.C.’nin kan örnekleri alınarak tahlile gönderildi.
Oğlunun tedavisini takip eden Mehmet C., “Domuz gribi şüphesiyle Mersin’e sevk ettiler. Ancak buradaki doktorlar, ‘Üşütme ve normal grip’ dedi. Tahlil sonucu ne olduğu belli olacak” dedi.
Bu arada M.C.’nin tedaviye alındığı hastane personeline maske dağıtıldı. (dha)

Van'da 5 bin öğrenciye domuz gribi taraması

H1N1 virisüne (domuz gribi) karşı ülke genelinde önlemler en üst seviyede alınmaya çalışılıyor. Van'da 2 ilköğretim okulu ve bir lisede okuyan yaklaşık 5 bin öğrenci taramadan geçirildi. Ateşi yüksek, halsizlik ve burun akıntısı bulunan öğrencilere rapor verilirken, öğretmenler de domuz gribi konusunda sağlık ekipleri tarafından bilgilendirildi.
VAN - Van'da geçen cuma günü Abdurrahman Gazi İMKB Lisesi'nde 4 öğrenciden domuz gribi süphesiyle alınan numunelerin Ankara'ya gönderilmesinin ardından bu sabahtan itibaren diğer okullarda da domuz gribi taraması başlatıldı. Sabah ve öğlenden sonra olmak üzere 5 kişiden oluşan 6 sağlık ekibi 3 okulda grip taraması yaptı. Van Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi, İsmail Hakkı Tonguç İlköğretim Okulu ve Hasan Ali Yücel İlköğretim Okulu’nda okuyan 5 bin öğrencide sağlık ekipleri grip belirtilerini aradı.
Öğretmenlerden de yardım alan sağlık ekipleri, durumu şüpheli olan öğrencilerin öğretmenler tarafından belirlenmesini istedi. Sınıflarda durumları şüpheli olan onlarca öğrenci, öğretmenler odasında taramadan geçirildi. Ateşleri ölçülen ve boğazlarına bakılan öğrencilerden bazılarına rapor verildi. Sağlık Müdürlüğü yetkilileri hergün 3 okulda bu tür taramaların süreceğini söyledi. (dha)

‘Domuz gribine' karşı Bitlis Devlet Hastanesi hazırlıklarını tamamladı
BİTLİS - Türkiye'de domuz gribinden ilk ölümün Ankara'da görülmesi ardından, hastaneler hareketlendi. Bitlis Devlet Hastanesi Başhekimi Op.Dr. Tezcan Sezgin olası domuz gribi hastasına karşı Devlet Hastanesi'nin hazır duruma getirildiğini söyledi. Sevgin “Son günlerimizin gündem konusu olan ‘Domuz gribi' ile ilgili hazırlıklarımızı tamamladık. Hasta yatakları, karantina odası Yoğun bakım ünitesi hazırlanarak, personellere de konu ile ilgili bilgilendirme toplantıları ile eğitimlerini tamamladık” dedi.
Bitlis Devlet Hastanesi'nde domuz gribine karşı olası vaka ile karşılaşıldığında sıkıntı yaşayabileceği her durumu göz önüne alarak, gerekli değişiklik ve hazırlıkların tamamlandığı belirtildi. Bitlis Devlet Hastanesi Başhekimi Op.Dr. Tezcan Sezgin, olası ‘Domuz Gribi' hastasına karşı Devlet Hastanesi'nin hazır duruma getirildiğini söyledi. Başhekim Sezgin, son günlerin gündemi haline gelen ve Türkiye'de ilk domuz gribi ölümünü belirterek, şöyle konuştu:
“Son günlerimizin gündem konusu olan domuz gribi ile ilgili hazırlıklarımızı tamamladık. Hasta yatakları, karantina odası yoğun bakım ünitesi hazırlanarak, personellere de konu ile ilgili bilgilendirme toplantıları ile eğitimlerini tamamladık. Bu konu ile ilgili olarak enfeksiyon uzmanları koordinesinde ekip oluşturuldu. Özellikle hasta ziyaretlerine çocuk getirilmemelidir. Hasta ziyaretleri kısa tutulmalı, bu tür hastalardan uzak durulmalıdır. Bu konuda vatandaşların daha duyarlı olmaları gerekiyor.” (dha) 

Şanlıurfa’da, son günlerde hastaneler domuz gribinden şüphelenen vatandaşların akınına uğruyor.
Şu ana kadar 11 kişiden alınan numunelerin negatif çıktığı ve domuz gribi vakasına rastlanmayan kentte, özellikle Çocuk Hastanesi’ne günde 2 ile 3 bin arasında kişi başvuruyor. Son günlerde Ankara başta olmak üzere birçok kentte yaşanan domuz gribi vakalarının ardından, başta Çocuk Hastalıkları Hastanesi olmak üzere, Şanlıurfa’daki birçok hastanede yoğunluk yaşanıyor. Basit bir öksürükle bile kendilerinde ve çocuklarında domuz gribi olabileceği şüphesi ile hastanelere koşan vatandaşlar, acil servislerde izdihama yol açıyor. Şanlıurfa Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Murat Saygı, normalde 500-600 civarında başvurunun olduğu hastaneye son zamanlarda günde ortalama 2 bin çocuğun domuz gribi şüphesiyle kendilerine getirildiğini söyledi. Domuz gribi söylentisinin yoğunluğa yol açtığını belirten Saygı, “Şu anda mevsim değişimi süreci içerisindeyiz. Bu süreç içerisinde zaten her yıl grip vakalarıyla karşılaşıyoruz. Buna benzer vakaların önceki yıllardaki istatistik verilerine baktığımız zaman, bu yıl domuz gribi söylentilerinin olması nedeniyle vatandaşlarımız daha korkulu bir şekilde acil servislere akın ediyor. Hastanemizin bundan 20 gün öncesi verilerini incelediğimizde, ciddi manada vaka sayısında bir artış görülüyor. Normalde hafta sonları bizim hastanemize gelen hasta sayıları 700-800 araları iken, bu hafta sonu müracaat sayısı 2 bini aştı” dedi. Ayakta tedavi edilen hastalara yansıyan artışın yatan hastalara yansımadığını ifade eden Saygı, şu ana kadar yapılan müracaatlarda herhangi bir domuz gribi vakasına rastlanmadığını da kaydetti.

Vatandaş endişeli
Acil servislerine akın eden vatandaşlar ise, yaygın olan domuz gribi vakası nedeniyle hastaneye geldiklerini belirterek, “Domuz gribi şüphesi ile geldik. Var mı, yok mu diye müracaat ediyoruz. Çok büyük bir korku içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.  (aal)

Sivas'ta 1 doktor ve 2 hemşirede domuz gribi 

Sivas'ta, geçen hafta görevli bir hemşirede H1N1 virüsünün (domuz gribi) tespit edildiği Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 2 hemşire ile 1 doktorda daha aynı virüs tespit edildi. 
SİVAS - Geçen hafta, yurtdışından gelen bir mermer işçisi ile hastanenin Yenidoğan Servisi'nde görevli bir hemşirede domuz gribi tespit edilmesinin ardından, vaka sayısı artmaya başladı. Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin İntaniye Servisi'nde görevli doktor Ö.G. ile aynı servis hemşirelerinden E.S.B. ve Gastroenteroloji Bölümü'nde görev yapan hemşire G.B.'de de domuz gribi hastalığı tanısı konuldu. İki hemşire Enfeksiyon Hastalıkları bölümünde müşahade altına alınırken, doktor Ö.G.'nin ise izinli olarak evinde tedavisini sürdürdüğü bildirildi. Ayrıca hastalık belirtileri ile hastaneye başvuran Yusuf Yılmaz adlı kişi de domuz gribi şüphesiyle tedavi altına alındı. Virüsün rastlandığı bölümlerde de sağlık personeli ve hastalar kontrolden geçilirken, hastalığın yayılmaması için önlemler artırıldı. Hastanenin Acil Servisi ve bazı bölümlerinde ise çalışan ve ziyaretçilerin maske takmaları zorunlu hale getirildi. Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Nazif Elaldı, hastalık rastlanan iki hemşireye gerekli tedavilerin uygulandığını ve şu an korkulacak bir durum olmadığını, hasta sayısının artması ihtimaline karşı gerekli önlemlerin alındığını söyledi. (dha)

 Ağrı’da 3 kişi domuz gribi şüphesi ile karantina altına alındı

Domuz gribi şüphesi ile Ağrı Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 1’i öğretmen toplam 3 kişi domuz gribi şuphesi ile gözlemde tutuluyor.
AĞRI - Olayla ilgili hastane yetkilileri resmi açıklama yapmazken, hastanede yatan hastaların tedirgin oldukları bildirildi. (anka)

Okullarda "domuz gribi" aşısı

Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda "domuz gribi"ne yönelik aşılama takviminin Sağlık Bakanlığı tarafından belirleneceğini bildirdi.

ANKARA - Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, bugün bazı basın yayın organlarında Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sadettin Sabaz’a atfen "okullarda haftaya aşılama çalışmalarına başlanacağı" haberlerine yer verildiği hatırlatıldı. Açıklamada, şunlar kaydedildi: "Oysa, MEB Müsteşar yardımcısının aşılamanın haftaya başlayacağı yönünde bir açıklaması olmadığı gibi dün katıldığı ve canlı yayımlanan bir televizyon programında da aşılama takviminin Sağlık Bakanlığı tarafından belirleneceği ve yine Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanacağını kamuoyuna aktarmıştır."  (aa)

Isparta'da domuz gribi hazırlığı

Isparta İl Sağlık Müdürlüğü, olası domuz gribi salgınına karşı tedbirler alıyor. Isparta'ya 150 bin doz aşı gelmesi bekleniyor.

ISPARTA - İlk etapta hacı adayları, ilköğretim öğrencileri ve sağlık personeli aşılanacak. 28 Ekim'de başlayacak İstanbul- Isparta uçak seferleri nedeniyle Süleyman Demirel Havalimanı'nda da tedbirler artırıldı. Sağlık ekipleri, her yolcunun ateşini ölçecek, şüpheli vakalar kontrol altına alınacak. Mevsimsel grip ayıyla birlikte dünyada ve Türkiye'de hızla yayılan domuz gribine karşı Isparta'da alarma geçildi. İl Pandemik Planı'nı hazırlayan Sağlık Müdürlüğü, tedbirlerini aldı. Panik havası yaratılmasının kimseye yarar sağlamayacağını belirten İl Sağlık Müdürü Dr. Süleyman Önal, hastalığı da hiçe sayamayacaklarını söyledi. Önal, “Çok şükür şimdilik virüs taşıyan bir vaka yok. Ama bu hiç olmayacağı anlamına gelmiyor” dedi. Ankara'da geçen hafta içerisinde Sağlık Bakanlığı'nda 81 ilin sağlık müdürleriyle toplantı yapıldığını hatırlatan Dr. Önal, bakanlığın öngördüğü şekilde tüm tedbirlerin alındığını söyledi. Isparta'da nüfusun 3'te 1'inin hastalığa karşı risk grubunda olduğuna dikkat çeken Sağlık Müdürü Önal, 150 bin dozun üzerinde aşının Isparta'ya gelmesini beklediklerini kaydetti. Önal, “Domuz gribine karşı geliştirilen aşı gelir gelmez öncelikle hacca gideceklere, ilköğretim öğrencilerine ve sağlık personeline aşı yapılacak. Bakanlığın vereceği plana göre, sırasıyla diğer risk grupları da aşılanacak. Bakanlığın üniversite öğrencilerine ve askerlere aşı yapılıp yapılmayacağı yönündeki kararına göre gelecek aşı sayısı artabilir. Aşının uygulanması zorunlu değil. Ama bizim önerimiz risk gruplarının mutlaka aşı olması gerektiği yönünde” diye konuştu. Süleyman Demirel Havalimanı'nda da tedbir alındığını kaydeden Önal, şöyle konuştu: “İran uçaklarından inen yolcular sağlık ekibimiz tarafından kontrolden geçiriliyor. İstanbul- Isparta seferlerinin başlamasıyla birlikte çalışmalar daha ağırlık kazanacak. Çok şükür, havalimanımıza inen yolcular riskli ülkelerden gelmiyor. Ekiplerimiz yolcuların ateşini ölçecek. Şüpheli durumlarda vakaya hemen müdahale edilecek ve hastadan numune alınacak.”  (dha)

Bes: "Okullarımızın yüzde 85’i hijyenik değil"

Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) Genel Başkan Yardımcısı Lokman Erdoğan, "Öğretmenlerimiz tarafından yapılan gözlem ve incelemelere göre, Ankara’daki okulların yüzde 85’inin hijyenik olmadığını saptadık" dedi.

ANKARA - Erdoğan yaptığı açıklamada, domuz gribine karşı okulları tatil etmenin bir çözüm olmadığını belirterek, "Yapılan gözlem ve incelemelere, tespitlerimize göre okulların, özellikle tuvaletlerinde temizlik ve hijyene dikkat edilmediğini ve öğrencilerin başta domuz gribi olmak üzere kendilerini bekleyen sağlık risklerinin farkında olmadıkları ve temizlik kurallarını önemsemedikleri ortaya çıkmıştır. Okullar, üniversiteler ve öğrenci yurtları acil önlemler alınması gereken risk alanları olarak görülmelidir" dedi. Erdoğan, devletin, artan okul ve derslik sayısına karşılık, emekli olan hizmetli sayısı oranında hizmetli ataması yapmadığına vurgu yaparak şunları dile getirdi: "Bugün, birkaç bin öğrencisi bulunan merkezi okullarda bile, bir hizmetli istihdam edilmektedir. Kenar mahalle okullarının birçoğunda ise hiç hizmetli bulunmamaktadır. Okullarımız bu haliyle domuz gribi, Hepatit ve paraziter hastalıkların adeta yuvası durumuna gelecektir. Bu yüzden Milli Eğitim Bakanlığının biran önce tedbir almasını istiyoruz." "okullardaki temizlikten bir kişi sorumlu olmalıdır" Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı’nca okulların temizliği ile ilgili alınması gereken tedbirlerle ilgili olarak şunları dile getirdi: "Her okulda en az bir hizmetli görevlendirilmeli ve her 100 öğrenci başına bir hizmetli istihdam edilmelidir. Eğitim hizmetlerinin halka sunumunda adeta eğitimin gizli kahramanları olan hizmetlilerin ücretleri iyileştirilmeli ve sene başında öğretmenlere verilen eğitim-öğretim ödeneğinden hizmetlilerde faydalandırılmalıdır. Okullardaki her bir tuvaletin ve bölümün temizliğinden bir kişi sorumlu olmalıdır. En az iki teneffüs sonrasında tuvaletler, lavabolar, yerler ve kapı kolu, musluk, temizleme fırçası, maşrapa, ayna gibi tüm aksesuarlar dezenfektan içeren temizlik maddeleriyle özenle temizlemelidir. Bu temizlik teneffüsten hemen önce başka bir sorumlu kişi tarafından kontrol edilmelidir. Tuvaletlerde bozulan musluklar hemen onarılmalıdır. Tuvalet kağıdı bulundurulmalıdır. Lavabolarda sıvı sabun bulunması öğrencilerimizin sağlığı açısından çok önemlidir. Öğrencilerimizin tuvaletlerdeki çeşmelerden su içmeleri önlenmelidir. Bu amaçla öğrencilerimiz için tuvaletlerin dışında bir alanda temiz su içmeleri için çeşme temin edilmelidir. Öğrencilerimizin tuvalet sonrasında ve yemek öncesinde el yıkama alışkanlığı kazanmaları, aile içi eğitimle sıkı sıkıya alakalı olduğundan aileler bu hususla ilgili bilgilendirilmelidir. Tuvaletlerde sigara içilmesinin önüne geçilmelidir." (anka)


İstanbul’da domuz gribi önlemleri

İSTANBUL - İstanbul’da domuz gribi önlemleri kapsamında, 1992’si resmi olmak üzere toplam 4 bin 794 okul ile yaygın eğitim verilen 2 bin 181 halk eğitim merkezinde 4 gün temizleme ve ilaçlama çalışması yapılacak. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, kentte 16 okulda 28 öğrencide domuz gribi virüsüne rastlanılması üzerine, İstanbul Valisi Muammer Güler’in teklifiyle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın da tatil olması göz önüne alınarak, dezenfekte çalışması yapılmak üzere 30 Ekim’de tatil edildi. Buna göre, 1992’si resmi, 2 bin 802’si özel olmak üzere toplam 4 bin 794 anaokulu, ilköğretim ve lise ile yaygın eğitim yapan 2 bin 181 halk eğitim merkezinde 29, 30 ve 31 Ekim ile 1 Kasım günlerinde genel temizlik ve ilaçlama çalışması yapılacak. İstanbul Valiliği başkanlığında oluşturulan koordinasyon kurulu tarafından kaymakamlıklar, ilçe milli eğitim müdürlükleri konu hakkında bilgilendirildi. İlaçlama çalışması, belediyelerin mevcut temizlik ekiplerinden, okulların zaman zaman temizlik amacıyla tuttukları temizlikçiler veya mevcut hizmetlilerden oluşturulacak yeni ekipler tarafından yapılacak. Bu kapsamda, okullarda ilk olarak yapılacak genel temizliğin ardından pencerelerden kapılara, tuvaletlerden koridorlara ve sınıflara kadar öğrencilerin ellerinin ve bedenlerinin temas ettiği bütün bölgelerde detaylı ilaçlama çalışması yapılacak. Dört günlük sürenin ilaçlama çalışması için yeterli olacağı belirtildi. Önlemler kapsamında, ayrıca okullarda öğrencilere broşürler dağıtıldı, öğretmenler tarafından bilgiler verildi. Yetkililer, öğrencilerin el ve beden temasından kaçınmasını, ellerini bol bol yıkamaları tavsiyesinde de bulundu. (aa)

Antibakteriyel jel satışlarında artış

BURSA - Suya ve sabuna kolay ulaşma imkanı olmayan durumlarda kullanılan antibakteriyel jellerin satışlarında, domuz gribi riski yüzünden ciddi oranda artış olduğu bildirildi.

Bursa Eczacı Odası Başkanı Eczacı Kıvanç Atmaca, vatandaşların, dünyanın hassasiyetle üzerinde durduğu domuz gribine karşı üretilen aşıyla ilgili eczaneleri soru yağmuruna tuttuğunu söyledi. Özellikle el temizliğine yönelik kullanılan sabun ve jellerin bu dönemde büyük talep gördüğünü ifade eden Atmaca, şunları kaydetti: "Domuz gribine karşı şu anda en geçerli yöntem, el temizliği. Su ve sabunla bu temizlik sağlanabiliyor. Ancak suya ve sabuna kolay ulaşma imkanı olmayan durumlarda antibakteriyel jeller kullanılabiliyor. Domuz gribi riskine karşı korunma yöntemleri arasında gösterilen bu jellerin satışları son günlerde ciddi oranda arttı. Antibakteriyel jel üreten firmalar, talebi karşılamakta güçlük çekiyor. Bazı eczanelerde aşırı talep yüzünden jel kalmadı." Antibakteriyel jellerin susuz temizlik sağladığına dikkati çeken Atmaca, "Aileler, özellikle okul çağındaki çocukları için alıyor. Eller temiz olduğu sürece domuz gribine yakalanma riski azalıyor" dedi. Carrefour Bursa yetkilileri ise kozmetik reyonunda satışa sunulan jellere talebin arttığını belirterek, "Talebi karşılayabilmek için rafları sürekli dolu tutmaya çalışıyoruz; Ama rafları dolu tutmak zorlaştı. Bunun için bir kişi görevlendirdik" diye konuştular. (aa)

Hamileler için özel domuz gribi aşısı

ANKARA - Sağlık Bakanlığı, hamilelere, bağışıklık yapma gücünü artıran, ancak kamuoyunda tartışmalara yol açan "Adjuvan" maddesi içermeyen domuz gribi aşısından uygulayacak. Sağlık Bakanlığı Türkiye’ye aşı temin edecek firmalardan biriyle yaklaşık 1 milyon doz "Adjuvansız aşı" alınması konusunda sözleşme imzaladı. Anlaşmaya göre, söz konusu aşıların Aralık ayında Türkiye’de olması bekleniyor. Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi (RSHM) Başkanı Doç. Dr. Mustafa Ertek, gebeliğinin özellikle son 3 ayındakilerde domuz gribinin risk yarattığını belirtti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile Avrupa Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezi’nin gebelere de adjuvan içeren aşı uygulanabileceğini bildirdiğini kaydeden Ertek, "Bu tür konularda karar hekime bırakılıyor, ancak gebelere mümkün olduğunca hiçbir kimyasal ve biyolojik madde verilmemesi gerekiyor. Bu nedenle gebelere adjuvansız aşı uygulanmasına karar verildi" diye konuştu. Adjuvan nedir? Aşının bağışıklık yapma gücünü artıran madde "Adjuvan" olarak adlandırılıyor. Türkiye’de uygulanacak aşılar adjuvan olarak "skualen" maddesi içeriyor. Aşı adjuvanla birlikte yapılınca bağışıklık kazanma potansiyeli daha çok artıyor. Bazı ülkelerde söz konusu maddenin özellikle hamilelerde yan etkilere neden olduğu iddiaları gündeme getiriliyor. ABD’deki aşılarda adjuvan maddesi bulunmazken, Avrupa’daki aşılar bu maddeyi içeriyor. Uzmanlar, "Adjuvana bağlı yan etki görülebilir mi" sorusuna kesin yanıt veremezken, "Gerçekleşme olasılığı düşük ihtimaller nedeniyle insanların aşıdan mahrum kalmasının doğru olmadığını, böyle bir yan etkinin olup olmayacağı şimdiden bilinmeden spekülasyon yaratılmasının doğru olmadığını" belirtiyor. (aa)

Yök başkanı Prof.Dr. Özcan: "Bugün sağlık bakanlığına ’eğer bir şey olursa öğrencileri aşılamaya hazır olun’ diye" bir yazı yazacağız,

ANKARA - YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, "domuz gribi" ile ilgili alınan önlemler kapsamında üniversiteli öğrencilerin aşılanması için Sağlık Bakanlığına bir yazı yazarak "Eğer bir şey olursa öğrencileri aşılamaya hazır olun" diyeceklerini bildirdi. Özcan, Gazi Üniversitesi Konser Salonunda düzenlenen "Türkiye Bilinçli Gençler Projesi"nin tanıtımına katıldı.Toplantıda yaptığı konuşmada, "çok hasta olduğunu, şu anda evinde dinlenmesi gerektiğini, ancak toplantıya verdiği önem nedeniyle katıldığını" vurgulayan Özcan, toplantının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı.Prof. Dr. Özcan, "Ankara’da okulların 1 hafta tatil edildiğinin anımsatılarak, üniversitelerin de tatil olup olmayacağının sorulması" üzerine, şunları kaydetti:"Bugün Sağlık Bakanlığına bir yazı yazacağız, ’eğer bir şey olursa öğrencileri aşılamaya hazır olun’ diye. Üniversite öğrencileri kendilerini küçük öğrencilerden daha iyi korudukları için çok panik halinde olmamamız lazım. Birazcık sakin olalım. Çünkü bizim paniğimiz diğer insanları da etkiliyor, halkı da etkiliyoruz böyle yaparak. Bu işi fazla da büyütmeyelim. Ama görüldüğü zaman da tedbirimiz olsun. Biz bugün internet sayfamıza da bir şeyler koyacağız. Arkadaşlarımızın alacakları tedbirlerle ilgili, Sağlık Bakanlığına da bir yazı yazacağız." Yusuf Ziya Özcan, okulların dezenfekte edileceği hatırlatılarak üniversitelerde ne gibi tedbirler alınacağının sorulmasına karşılık, "Öyle olmuyor biliyorsunuz, temizlenmesi diye bir şey söz konusu değil. Bir başkasından size tekrar geçiyor" dedi.Sağlık Bakanlığına yazacakları yazının içeriğine ilişkin soruya Özcan, "(Aşılamaya hazır olun) diyeceğiz. Bizim böyle bir talebimiz olduğunu ben zaten 2-3 defa Sağlık Bakanımıza söyledim. (Ne zaman isterseniz) dedi. Şimdi de resmi yazı yazacağız" yanıtını verdi. Özcan, "Aşı mı talep edeceksiniz?" sorusu üzerine, "Tabi, tabi. 3 milyon üniversite öğrencisi var..." diye konuştu. "Üniversiteler tatil olmayacak mı?" sorusu üzerine Özcan, "Hayır. Öyle bir şey yok" dedi.Bir gazetecinin, rahatsızlığıyla ilgili "Sizinki de gribal bir enfeksiyon galiba" sözleri üzerine Özcan, "O gripten değil, ama son günlerde çok yoruldum o yüzden metabolizma zayıf düştü" dedi.Bilkent BUPS İlköğretim Okuluna devam eden küçük oğlunun durumunun sorulması üzerine de Özcan, "Oğlumda da bir şey yok, ona geçmedi" diye konuştu. (aa)

Beyrut’ta bir kolej, domuz gribi nedeniyle bir hafta tatil edildi

BEYRUT - Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki bir okulda, 32 domuz gribi vakasının tespit edilmesi üzerine eğitime bir hafta ara verildi. Beyrut’taki Uluslararası Kolej’in orta ve lise öğrenimi veren bölümünde okuyan 32 öğrencide A/H1N1 virüsünün bulunması üzerine eğitime 1 Kasım gününe kadar ara verildi. Okul yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, 13 öğrencinin iyileştiği, 19’unun tedavisinin devam ettiği belirtildi. (aa)

 

 

TRT 3’te canlı eğitim ve öğretim yayınları yapılacak

"Domuz gribi" nedeniyle eğitim ve öğretime ara verilmesi ihtimaliyle ilgili önlemler çerçevesinde, okulların kapalı olduğu dönemlerde TRT 3, müfredata uygun olarak canlı eğitim ve öğretim yayınları yapacak.
ANKARA -  Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve TRT, "domuz gribi" ile mücadele kapsamında ortak bir proje başlattı.
Ankara’da "domuz gribi" nedeniyle okulların bir hafta tatil edilmesi dolasıyla yarından itibaren TRT 3’te 07.00 ile 14.00 saatleri arasında, canlı eğitim ve öğretim yayınları yapılacak. Daha sonraki dönemlerde de Türkiye’de herhangi bir okulda eğitim ve öğretime ara verildiğinde, o dönemin müfredat konuları TRT 3’den canlı olarak yayımlanacak.
Konuyla ilgili konuşan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, okullarda Kasım ayının son haftası aşılamanın başlayacağını ve Ocak ayına kadar devam edeceğini söyledi.
Aşının bir takvime bağlı olarak Türkiye’ye getirileceğini belirten Akdağ, aşının diğer ülkelerce de Kasım ayından itibaren yaklaşık 4 aylık süre içinde temin edileceğini bildirdi.
Bakan Akdağ, "Dolayısıyla aşıyı bir anda getirmek, tüm çocuklara yapmak veya bütün ihtiyaç sahiplerine yapmak mümkün değil. Zamandan kazanmış olmak maksadıyla bu uygulamaları sürdürüyoruz" dedi.
Salgını yönetme konusunda Türkiye’de saygın bilim adamlarından oluşan Pandemi Yürütme Kurulu oluşturulduğu hatırlatan Akdağ, kurulun şartları değerlendirerek kararı verdiğini bildirdi.
Sağlık Bakanı Akdağ, "Bu bazen bir okulun kapanması olabilir. Birkaç okulun kapanması olabilir. Bir şekildeki belli bir süreyle tamamen kapanması olabilir. Nitekim bildiğiniz gibi Diyarbakır’da geçen hafta ve içinde bulunduğumuz hafta başından itibaren de Ankara’da okul kapandı" diye konuştu.
Eğitimin sürmesi açısından TRT ile bir eğitim programı sürdürüleceğini anlatan Recep Akdağ, Milli Eğitim Bakanlığının da "başından bu yana mükemmel çalışma sergilediğini" kaydetti. Akdağ, "Tüm okullarda eğitim müfredatının ortak biçimde yürütülmesine gayret edilmesi, böyle bir salgın beklediğimiz için, bunun ön hazırlıklarının yapılması ve şimdi de TRT vasıtasıyla yavrularımızın eğitimlerini evde devam ettirmesi çok büyük bir başarıdır" ifadesini kullandı.
Sağlık Bakanı Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Velilerimiz şunu çok iyi bilmeliler. Türkiye tedbirlerin üst seviyede alındığı bir ülke, biz bu işe hazırlıklıyız. Tabi bu tedbirler gündeme getirilirken bir taraftan da farklı yayınlarla vatandaşın kafası karıştırıldı. Ama çok net olarak şunu ifade etmeliyim. Bir defa paniğe kapılacak bir durum yok. Hastalık geçiren kişilerin çok büyük kısmının basit bir hastalık geçirdiğini, iyileştiğini biliyoruz, bunu şu anda yaşıyoruz. Peki o zaman niçin bu kadar önem veriyoruz meseleye? Çünkü çok hızlı yayılabilen bir hastalık.
Hastaneye yatışlar gibi az sayıdaki vakalara karşı özellikle bütün tedbirleri alıyoruz. Az sayıda da olsa hayatını kaybeden bir kişi olduğu zaman, o son derece önemli bir durum haline gelmiş oluyor. Yani bu işin çocuklar, aileler arasında panik havasına çıkarmanın gerçekten gereği yok."
Alınması gereken tedbirlere de dikkati çeken Bakan Akdağ, şunları kaydetti:
"Kurumsal tedbirler alınırken, okul kapanmalarından bahsediyoruz. Şimdi aşılamayla ilgili tedbirleri Sağlık Bakanlığımız aldı, aşıyı temin ettik ve gerekli aşıları yapacağız. Bireysel tedbirlere çok ciddi biçimde dikkat etmemiz lazım. Bunların yanında el yıkama geliyor. Bir de şu el sıkışma ve öpüşme adetinden 5 ay vazgeçmeyi ben bütün toplumumuza öneriyorum. Çünkü ellerle hastalığın bulaştığını biliyoruz. Uzaktan da birbirimize sevgimizi gösterebiliriz. Sıcakkanlı bir halkız, biliyorum bunun zorluğunu, ama 5 ay birbirimize sarılmayı, öpüşmeyi, el sıkışmayı erteleyebilirsek hastalığın yayılma hızının azalmasında yararlı olacağına inanıyorum."

"Hazırlıkları çok önceden tamamladık"
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu da uyarma amacı güttükleri ancak korkutma içinde olmadıklarını söyledi.
Toplumun bir paniğe sürüklenmesi, panik içinde hareket etmesi, özellikle ebeveynlerin çocuklarıyla ilgili kaygılarını daha yüksek düzeyde taşıyor olmalarının bu türlü tedbirleri almalarını gerekli kıldığını ifade eden Çubukçu, bu konuyla ilgili hazırlıkları 2,5-3 ay öncesinden başladıklarını bildirdi.
Bakan Çubukçu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sağlık Bakanlığı virüsün yayılmasında hem önleyici hem de tedavi sürecinde koordinasyonu yürüten bakanlık. Bizim okulları kapatma kararımız tamamen sayın bakanın önerileri doğrultusunda kurulan ve bilim adamlarından oluşan heyetlerin önerileri doğrultusundadır. Eğitime ara verdiğimiz dönemde bir zorunluluk gereğidir, zorunluluk gereği okulların kapatılması kararı veriyoruz ve televizyon yoluyla eğitimi de bu zorunluluğun neticesinde ortaya çıkacak bir takım sorunları önlemek amacıyla öngörüyoruz.
Dolayısıyla, uyguladığımız eğitim alternatifi televizyon yoluyla eğitim-öğretim değil, ama bu zorunluluk gereği alınmış bir karar. Bu süreç içinde aldığımız bu kararı umarım toplumumuz ve velilerimiz de anlayışla karşılayacaktır. Televizyon yayınları ve yayın eğitimi konusunda da okula göndermekteki hassasiyetin, en azından çocuklarımızın eğitiminin aksamaması açısından gösterilmesi, o saatler içinde çocukların ekran başında olmasını, ailelerin dikkat etmesini biz de istirham ediyoruz."
Milli Eğitim Bakanı Çubukçu, bir soru üzerine, "155 civarında öğretmen daha önceden hazırlandı. Hem eğitim verilecek dersler hem de dersleri verecek öğretmenler konusunda biz hazırlıklarımızı çok önceden tamamladık. Bir taraftan da eğitim ve müfredatın tüm Türkiye’de genel bir kapatma söz konusu olması durumunda, derslerin yayın yoluyla sürdürülmesi konusunda bütün okulların aynı müfredatı ve aynı dönem içinde takip etmelerini sağladık. Bütün bunların hazırlıkları çok önceden tamamlandı. Öğretmenlerimiz, eğitim konusunda başlıklarımız hazır" dedi.
Bakan Çubukçu, yayınların canlı olacağını da bildirdi.

Yayınlar Trt 3’te
TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin de Milli Eğitim Bakanlığıyla organize olduklarını ve yarından itibaren bu yayınlara başlayacaklarını söyledi.
Yayınların karasaldan da yapılması gerekliliği nedeniyle, en uygun kanalın TRT 3 olduğuna karar verdiklerini ifade eden Şahin, "Yayınlar hafta içi sabah 07.00’da başlayacak 14.00’da sona erecek. Sadece Salı günü Meclis’in açık olması ve grup toplantıları nedeniyle, sabah 07.00’da başlayıp, 10.00’da bitecek" diye konuştu.
Kapsama alanı yüzde 100’e yakın olduğu için yayınların köylerden, mezralara kadar izlenebileceğini dile getiren Şahin, ayrıca sadece karasal değil, uydu ve kabloda da yayın yaptıklarını anımsattı.
TRT Genel Müdürü Şahin, "Çocuklar rahatlıkla izleyecekler. Çok hızlı organize olduk" dedi.


    ETİKETLER:

    Kadir Topbaş