Menduh'a 18 yıl sonra 'resmen' mezar

Menduh'a 18 yıl sonra 'resmen' mezar
Menduh'a 18 yıl sonra 'resmen' mezar

Aile, kayıp oğullarının mezarını bir söylenti sonucu bulmuştu. DNA testi söylentiyi doğruladı.

Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı, ailesinin 1995 yılından beri kendisinden haber alamadığı Menduh Demir’in faili meçhul cinayete kurban gittiğini ortaya çıkardı. Demir’e ait kemiklerin ailesine teslim edilmesi üzerine, dün yapılan cenaze töreniyle Menduh Demir bir kez daha toprağa verildi.
14 Mayıs 1995 tarihinde 17 yaşındaki Menduh Demir, Mardin’in Yücebağ Köyü kırsalında koyun otlatıyordu. O günden sonra bir daha haber alınamadı. Bir ay sonra Demir ailesi, çevrelerinde, “oğullarının öldürülüp Kızıltepe Belediye Mezarlığı’na gömüldüğü” söylentileri duymaya başladı. 

18 yıllık şüphe 

Bunun üzerine aile açılan en yeni mezarın çocukları Menduh’un mezarı olduğunu düşünerek sahip çıktı. Ancak içlerinde de sürekli “Bu mezar Menduh’un olmayabilir mi” şüphesini taşıdı. Buna rağmen Demir ailesi, 18 yıl boyunca cuma günleri ve dini bayramlarda bu mezarı ziyaret etti.
Aile, mezarın açılıp DNA incelemesi yapılması için savcılığa birkaç kez başvuruda bulundu. Ancak talep sürekli reddedildi. Kızıltepe Başsavcılığı’nın, o dönemde bölgede yaşanan fail meçhullere ilişkin soruşturma başlattığı bilgisini öğrenen aile, bir kez daha başvuru yaptı.
Savcılık, mart ayında mezarı açtırdı. Kemikler alınarak DNA incelemesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Adli Tıp Kurumu, kemiklerin Menduh Demir’e ait olduğunu tespit etti. Bu rapor üzerine kemikler savcılıkça aileye teslim edildi. Demir ailesi de dün bir cenaze töreni yaparak oğullarını bir kez daha toprağa verdi. 

‘Hiç sorma, onları helikopterden attılar’

Mardin’deki fail meçhul cinayetlere ilişkin hazırlanan fezlekede, Menduh Demir’in öldürülmesi olayı da ele alınmıştı. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan köy korucusu Bahri Okra şunları anlatmıştı:
“1994’ten beri bu köyde korucubaşıyım. 1995 yılı mayıs ayında askerle birlikte Mazıdağı ilçesi Yetkinler Köyü kırsalında operasyon yaptık. Çıkan çatışmada bir PKK ’lı öldü, biri de yaralandı. Bu esnada dağdan biri ‘Ben Mehmet oğlu Menduh, Yücabağlıyım’ diye bizim tarafa bağırdı. Şahsın üstünde kısa kollu tişört, beyaz ayakkabı ve kot pantolon vardı. PKK’lılara benzemiyordu. Şahıs yanımıza gelince kimliğini aldım. ‘Burada ne yapıyorsun’ diye sordum. Bana PKK’lıların kendisini teslim aldığını, tam bu sırada çatışma çıktığını söyledi.
Bu esnada Çınar Karabudak karakol komutanı olan Feridun isimli astsubay bana ‘Bahri bu çocuğu saklayalım, Eşref Albay gelirse buna da acımaz’ dedi. Bu çocuğu meşelerin arasına sakladık. Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Eşref Hatipoğlu gelince yaralı PKK’lıyı sorguladı. Yaralı PKK’lı ona yanlarında bir de sivil vatandaş olduğunu söyledi.
Eşref Albay bunu duyunca bize kızdı ve çocuğu istedi. Biz de çocuğu getirdik. Sonrasında Eşref Albay, bir üsteğmen, yaralı PKK’lı ve Menduh helikoptere binip uzaklaştılar. Ben daha sonra üsteğmene Menduh’u sorduğumda bana ‘Hiç sorma, Menduh ve yaralı PKK’lı helikopterden aşağı atıldı’ dedi.”