Mersinli tedirgin

'Aynı gemideyiz'
Ticaret Odası Başkanı Kadri Şaman: "Mersin hoşgörü ili. Bu işlere değil, altyapı sorunlarına eğilelim." Baro Başkanı İsa Gök: "O dernek suç işliyor. Yaptıkları tutarsa Türkiye'ye yayacaklar." Cemal Yazdıç (esnaf): "Kürtler kardeşimiz. Türk milliyetçisiyim ama gemi batarsa hepimiz batarız."
'Şoke oldum'
Hasan Güzel (emekli): "Yaşananların arkasında kimin olduğunu devlet ortaya çıkarsın." Osman Zirek (kapıcı): "Barış ve kardeşlik içindeyiz, bu tip dernekler zararlı." Saadettin Yüce (berber): "Yemin törenini izlerken şoke oldum. Aşırı milliyetçilik yanlış. Devlet bunların önüne geçsin."
Haber: ALİ ŞEN / Arşivi
MUSTAFA ERCAN / Arşivi

MERSİN - 52 yaşındaki emekli Hasan Güzel'e göre Mersin'de büyük bir tehlike var. Bazı kesimler kendi siyasi amaçları uğruna Mersin'i bölmeye çalışıyor. Güzel, "Yaşananların arkasında kimin olduğunu devlet ortaya çıkarsın" diyor.
Milliyetçi Hareket Partisi ve Demokratik Türkiye Partisi'ni aynı kaygıda buluşturan milliyetçi dernekler ve onların söylemleri vatandaş Hasan Güzel'i de rahatsız ediyor. Mersin'de yörük köylerinde propaganda yaptığı ileri sürülen Vatansever Kuvvetler Güçbirliği Hareketi Derneği, silah ve Kuran üzerine yemin eden Kuvvayi Milliye Derneği, 'Kürt nüfus artışı durdurulsun' kampanyasıyla bilinen Türkçü Toplumcu Budun Derneği, Türk olmayanları ve bilhassa Kürtleri, 'kendilerini Türk hissetseler bile' üyeliğe kabul etmeyen İstanbul merkezli Elbirliği Derneği faaliyet gösteriyor.
'Durgun suya taş atılıyor'
Mersin Barosu Başkanı İsa Gök, Kuvvayi Milliye Derneği Başkanı hakkında savcılığın gerekli işlemi başlatması gerektiğini söylüyor. Gök, "Bu tip fikirler hangi etnik gruplardan gelirse gelsin, halkı bölmeye yönelik bu davranışlar suçtur. Mersin radikal görüşlerin kök salmaya çalıştığı bir laboratuvar haline geldi. Mersin'de durgun suya taş atılıyor. Eğer bu tutarsa tüm Türkiye'ye yayılacak" diyor. 78'liler Derneği Başkanı Ethem Dinçer'e göre, kentte Trabzon'a benzer bir ortam yaratılmak isteniyor: "Mersin'in demokratik kamuoyu güçlü olmasaydı ve bu olaylar başka kentte yaşansaydı kan gövdeyi götürürdü."
Mersin üç merkez ilçesinden biri olan ve Kürtlerin yoğun yaşadığı Akdeniz'in eski Belediye Başkanı Fazıl Türk, gerginliğin Mersin'e dışarıdan taşındığını belirterek, şöyle uyarıyor: "Bu yönde büyük çaba var. Ama Mersin, kendisine giydirilmek istenen elbiseyi giymez. Eğer olay çıkarsa, Mersin'den ibaret kalmaz, tüm ülkeye yayılır."
Akdeniz'in CHP'li Belediye Başkanı Kenan Yücesoy da kendisinin Arap olduğunu, kentte değişik inanç ve etnik kökenden insanların bir arada huzurlu yaşadıklarını ifade ediyor.
'Dernekler çatışmayı körüklüyor'
28 yaşındaki taksi şoförü Murat Karakaya, bu tip dernekler çatışmayı körüklediğine inanıyor. Karakaya, "MHP bile bu ülkede tek başına bir sakınca taşırken bir de bu tip aşırı milliyetçi dernekler kuruldu. Mersin gibi çok etnik kökenli bir kentte çatışma yaratacağını düşündüğümden devletin bu tip dernekleri kontrol altına alması gerekiyor. Bunların hepsi 'derin devlet' işi" diye konuşuyor.
53 yaşındaki kapıcı Osman Zirek, bu tip derneklerin kapatılması gerektiğini savunuyor, ama etnik çatışma çıkacağını düşünmüyor. Zirek, "Barış ve kardeşlik içinde yaşıyoruz" diyor. 55 yaşındaki Yasin Bilmez, bu derneklerin Kürtlere karşı bir harekette bulunacağını sanmadığını söylüyor. Bilmez'e göre Türkiye'ye dışarıdan bir savaş açıldığı zaman herkes bir araya gelir. 44 yaşındaki berber Sadettin Yüce, televizyondaki yemin törenini görünce şoke olmuş. Yüce şöyle konuşuyor: "Aşırı milliyetçilik yapmak, ölmeye ve öldürmeye yemin etmek yanlış. Bunların önüne geçilmezse bu kıvılcımlar yangın çıkarabilir. Bu dernekler derhal gözetim altına alınmalı veya kapatılmalıdır. Mersin'in yüzde 90'ı göçle gelmiştir. Çok değişik etnik kökenden insanla beraber yaşıyoruz. Bu kenti birileri pilot bölge seçerek kaos yaratmak istiyor. Zamanında dincilik çıkarıp bu ülke insanını bölmeye çalıştılar olmadı, şimdi de aşırı milliyetçilik dalgasıyla bunu yapmaya çalışıyorlar."
36 yaşındaki Zeki Ceylan, Kuvvayi Milliye Derneği Mersin Şube Başkanı, emekli polis Kemal Canay'ın yerel bir gazeteye verdiği "Mersin'de suç işleyenlerin yüzde 90'ı Doğulu ve Güneydoğuludur. Türk çocuğu suç işlemez" sözüne takılmış. Ceylan, "Böyle bir şey olmaz. Toplumun her kesiminden insan suç işleyebilir. Bu söylemleri dillendirenleri bazı teşkilatlar desteklemiyorsa, biz esnaf ve işadamları olarak devletle birlikte bu olayların üzerine gitmeye hazırız" diye konuşuyor.
24 yaşındaki çaycı Murat Bilgiç herkesin aynı bayrak altında yaşadığını belirtiyor: "Kimi Kürt'üm diyor, kimi Türk'üm diyor. Ekmeğimizin peşindeyiz. Ama bazıları alttan körükleyip, kıvılcım çıkarırsa etnik bir çatışma çıkabilir."
'İmaj önemli' diyen de var
İşadamlarına göreyse Mersin'deki durumun büyütülmesi yatırımları önleyebilir. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadri Şaman, Mersin'in bir hoşgörü ili olduğunu belirtiyor. 1996'da yaşanan Körfez krizinden Mersin'in olumsuz etkilendiğini anlatan Şaman şunları söylüyor: "Özellikle 1990'dan sonra almış olduğumuz göç, çok ciddi bir göç. Burada ciddi şekilde oluşan bu mahallelerin altyapı sorunları var. Bu sorunları, valiliğin, büyükşehir belediyesinin bütçeleriyle halletmek mümkün değil. Bu aşırı göç alan illere özel bir yasayla hem bazı yetkilerin verilmesi hem de artı kaynakların aktarılması gerek."
Türk-Arap İşadamları Derneği Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mehmet Hadra'ya göre Mersin'in imajı için bürokrasi, yerel idare ve sivil toplum örgütlerinin yapacağı çok şey var. Hadra, "Mersin'deki olumlu gelişmeler ön plana çıkarsa bu tür münferit hareketler de kent imajını bozamaz" diyor.
Mersin Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Mustafa Güler, bazı emekli asker ve polislerin çevresinde işsiz kişileri toplayarak saygınlık kazanabilmek için bu tip eylemler yaptığını söylüyor. Güler, kentte çatışma ortamı oluşmayacağını düşünüyor: "Mersin bir arada yaşamayı öğrendi. Tartışır ama kavga etmez. Mersin, kardeşlik kentidir."
Esnaf Cemal Yazdıç son sözü söylüyor: "Kürtler bizim kardeşimizdir. Ben de doğuluyum ve Türk'üm. Bizim insanların etnik kökenleriyle bir işimiz yok. Gemi batarsa, hepimiz batarız."