'Mesele kızlı erkekli öğrenci evi değil...'

'Mesele kızlı erkekli öğrenci evi değil...'
'Mesele kızlı erkekli öğrenci evi değil...'
Toplum Gönüllüleri (TOG) Vakfı Genel Müdürü Yörük Kurtaran: Bir gençlik politikası var ama bir politikanın olduğu demokratik olduğunu göstermez. Gençlerin sözlerinin dinlenmemesi ve kamu hizmetinin standartlarının olmaması ile ilgili dertleri var
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN - umay.aktas@radikal.com.tr / Arşivi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın “Kız-erkek öğrenci aynı evde kalamaz. Muhafazakar demokrat yapımıza bu ters. Talimatını verdik, denetimi yapılacak” dediğinden beri Türkiye kızlı erkekli evleri tartışıyor. Toplum Gönüllüleri (TOG) Vakfı Genel Müdürü Yörük Kurtaran’a meselenin sadece yurtlar, öğrenci evleri olmadığını, benzeri uygulamaların yapılmaya devam ettiğini hatırlatarak, “Yaklaşık son 2 senedir Spor ve Gençlik Bakanlığı’na bağlı tüm gençlik kampları kız erkek ayrı yapılıyor örneğin. Ulusal tüm etkinliklerde kadın erkek ayrı. Gençlik kuruluşları olarak eskiden bir gençlik politikamız yok diyorduk. Şimdi bir gençlik politikamız var ama ne kadar demokratik onu tartışmak lazım” diye konuşuyor. 



Yörük Kurtaran


Türkiye’deki en aktif gençlik kuruluşlarından biri TOG Vakfı. 2002 kurulan vakıf , gençlerin sosyal sorumluluk çalışmalarına katılımını sağlayarak hem toplumsal katılımlarını hem de kişisel gelişimlerini desteklemek amacıyla kuruldu. TOG Vakfı, her sene 123’ü aşkın üniversite kulübü bünyesinde yaklaşık 40 bin gencin 1000’i aşkın proje ve etkinliğini hayata geçirmesini destekliyor. Üniversitelerin ihtiyaçlarına yönelik araştırmalar ve çalışmalar yapıyor. Konu gençler olunca Başbakan Erdoğan’ın öğrenci evleriyle ilgili sözlerinin ardından başlayan tartışmayı daha geniş bir çerçevede, ‘Türkiye’nin gençlik politikası üzerinden Toplum Gönüllüleri (TOG) Vakfı Genel Müdürü Yörük Kurtaran ile konuştuk.

Karma opsiyon sunulmaması sorunlu: Başbakan’ın sözleri üzerine sadece bu konuyu konuşuyoruz . Geçtiğimiz dönemde bunun benzeri uygulamalar hali hazırda yapıldı, yapılıyor. Yaklaşık son iki senedir Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın tüm gençlik kamplarında kadınlar ve erkekler ayrıldı. Devletin kampına yolladığınızda çocuğunuzu size karma bir kamp alternatifi sunulmuyor. Bakanlık özellikle muhafazakar ailelerin kızları bu tip kamplara gelmekte zorlanıyordu. Böyle bir opsiyon vererek genç kadınların kamplara katılmasının önünü açtık diyor. Sadece erkek ya da kadınlar için kamplar olabilir. Ancak karma kamp alternatifi de sunulmak zorunda eğer devletin vatandaşlara eşit mesafede durma gibi bir iddiası varsa.

Politika var ama demokratik mi? Gençlik kuruluşları olarak 2008-2009’a kadar bu ülkenin gençlik politikası yok diyorduk. Bir ülkenin gençlik politikasının olmaması da, gençlere imkan vermemek, pasif tutmak da bir gençlik politikası idi. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın kurulmasıyla birlikte ‘Gençlik Strateji Dökümanı’ yayınlandı. Bir gençlik politikası var ama bir politikanın olduğu demokratik olduğunu göstermez. Gençlerin sözlerinin dinlenmemesi ve kamu hizmetinin standartlarının olmaması ile ilgili dertleri var.
Türkiye’nin artık bir gençlik politikası var ama ne kadar demokratik, bunu tartışması gerekiyor. Demokratik bir gençlik politikası herkese eşit mesafede durmakla olur.

Değer olarak değil sorun olarak görüyoruz: Bu ülkenin daha çok yönetenlerinin, yetişkinlerinin gençlerle ilgili şöyle bir algısı var; bana benzeyen genç daha iyidir. Oradaki ‘ben’ bugünkü hükümet de, dünkü hükümet de, sokaktaki insan da olabilir. Herkes gençleri kendine benzetmeye çalışıyor. Bu paradigmadan kurtulamadık. Gençleri şekillendirmeye ihtiyaç duyuluyor. Gençleri değer olarak değil sorun olarak görüyoruz.

Gençlerin ihtiyaçları var: Olay sadece yurt değil, dün de kadın erkek ayrı yapılan kamplardı. Yurtlar, kamplar, ulusal etkinlikler Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı ve bakanlık kendi yaptığı etkinliklerde kadınları ve erkekleri ayırıyor. Gençlerden korkarsak , onlara güvenmezsek olmaz. Anayasa’nın 58. maddesinde “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır” diyor. Koruma dediğinizde ‘devlet olarak onların adına, onlar için’ kararlar alınıyor. Türkiye’de 15-24 yaş arası nüfus oranı yüzde 16. Burada önemli olan gençlerin bu ülkede toplumun diğer kesimlerinden farklı ihtiyaçları var. Gençlerin katılımı olmadan alınan her karar gençlerin ihtiyaçlarına cevap vermeyebilir. Örneğin yerel ulaşım politikasında gençlerle konuşmalıyız. En basit örnek, İstanbul’da öğrenci olan Ankara’ya gittiğinde öğrenci kartını kullanamıyor. Öğrenci kartı orada geçmiyor. Bir şehirde öğrenci olurken diğerinde neden olamıyorsunuz biri bunu açıklasın. Ya da seçilme yaşının 25’e inmesi olumlu ama biri bana 18 yaşında seçebilenlerin neden 18 de seçilemediğini açıklasın.

Korunacak kesim olarak görülüyor: Gençler korunması gereken kesim değil. Korunacak kesim olarak baktığımızda onlar için iyi olduğunu düşündüğümüzü empoze etmemeye başlıyoruz. TOG olarak yeni Anayasa’da gençler nasıl yer almalı diye bir doküman oluşturduk. Yeni Anasaya’da çoğulcu ve hak temelli olmalı gençlere bakış açısı. Bakanlık şimdi ‘Ulusal Gençlik Konseyi’ kurmak istiyor. Ulusal Gençlik Konseyleri Avrupa’da özerk yapılar. Bakanlığın bünyesinde olamaz diyoruz. Devletin bünyesinde Gençlik Konseyi olunca devlet yanlısı politikalara çanak tutma ihtimali oluyor. Devlet konseyi destekler, gençlere imkan sağlar ama . Bu gençlerin işi devlet bünyesinde olmaz.

Öğrenciler ilk yıl yurttan sonra eve çıkmak istiyor

Yurtların kapasitesi ile ilgili olumlu ve önemli bir gelişim var son yıllarda ancak hâlâ arz ve talep arasında bir uçurum var. Yurtlarda kapasite derdinin yanında öğrenciler ilk sene yurdu tercih edip ilk seneden sonra kendi evlerini tutmaya çalışıyorlar. Bunun en temel nedenlerinden biri yetkililer yurda sadece bina, oda, yatak olarak bakıyor. Yurtlarda gençlerin eşyalarını koyduğu dolaplara yurt yönetimi müdahale edebiliyor. Denetlemeye geldim deyip dolaplara girebiliyor. Yurtların kapısı belirli saatlerden sonra kapanıyor. 18 yaşında reşit olan insanların neden belirli saatte yurda girmesi gerekiyor anlamıyorum. Hadi kapanıyor. Kadın ve erkeklere ayrı uygulamalar var. Erkeklerin kapıları daha geç kapanıyor, kadınların daha erken. Aileleri bize emanet etti diyorlar. Emanet ilişki olarak bakıldığında başka cümleler kurulmaya başlanıyor zaten.

Kamplar, trenler kız kıza, erkek erkeğe

* Mayıs 2012’de 6 yıldır karma yapılan Gençlik Kampları, kız erkek ayrı yapılmaya başlandı. Gençlik ve Spor Bakanı ayrı kamp yapıldıktan sonra kamplara katılan genç sayısının 10 binden 200 bine çıktığını söyledi.
* Yurt Kur’a bağlı 368 yurt bulunuyor. Söz konusu yurtların yüzde 74’ü kadın ve erkek olarak ayrı düzenlenmişken , yüzde 26’sı karma yurt. Burada kadın erkek öğrencilerin yatakhaneleri ayrı kat ya da binalarda oluyor. Yakın zamanda sekiz ilde karma yurtlar da ayrıldı.
* Spor ve Gençlik Bakanlığı’nın düzenlediği Gençlik Treni seyahat programı da kadın erkek ayrı yapılıyor. Kılıç, uygulamaların gerekçesini ise şöyle açıklamıştı: “Gençlik kamplarında, gençlik trenlerinde, vesaire, gençlik etkinliklerinde kız ve erkek gençlerimizi ayrı ayrı dönemler halinde kamplara almaya başladığımız doğrudur. 10 bin olan kamplara katılan genç sayısını geçen yıl, bir yılda yaptığımız hamleyle 200 bin rakamına ulaştırdık. 200 bin sayısının 100 bini kız. Ailelerine karşı bir mesuliyetimiz var. 200 bin gencimizin duygusal ve psikolojik gelişimlerine yönelik bir mecburiyetimiz ve mesuliyetimiz var. Aileler son derece memnun. Bilakis, ailelerin, Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurtları'nda da gençlerin, kızlar ve erkeklerin sosyal alanlarda bile ayrı olarak eğitim, öğretim ve barınmalarına devam etmeleri yönünde talepleri var. “