@ismailsaymaz

Metin Lokumcu davası: Bu kez devlet sanık

Metin Lokumcu davası: Bu kez devlet sanık
Metin Lokumcu davası: Bu kez devlet sanık
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2 Haziran 2011'de, seçim öncesi Hopa'yı ziyaretinde çıkan gösterilerde öğretmen Metin Lokumcu'nun ölmesine ilişkin idare mahkemesinde dava açıldı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Başbakan Erdoğan ’ın Hopa’yı ziyaretinde çıkan gösterilerde öğretmen Metin Lokumcu’nun ölmesine ilişkin idare mahkemesinde dava açıldı. Lokumcu Ailesi adına sunulan dava dilekçesinde, Türkiye ’nin kullandığı OC ve CS türü biber gazlarının ölümcül olduğu ve kimyasal silah niteliği taşıdığı vurgulandı. Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) “ölüm ile kimyasal gaz arasında bağ bulunduğu” yönündeki raporu delil olarak sunularak, Lokumcu’nun “yoğun ve ölçüsüz gaz nedeniyle hayatini kaybettiği” ve “devlet eliyle kullanılan kimyasal silah ile öldürüldüğü” savunuldu. Ankara 4. İdare Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması, Lokumcu’nun ikinci ölüm yıldönümüne on gün kala, 21 Mayıs’ta görülecek. Lokumcu Ailesi’ni 341 kişilik avukat ordusu savunacak.

Dava dilekçesinde, Lokumcu’nun atılan gazdan etkilendiği, nefes nefeseyken, 3-4 çevik kuvvet tarafından kalkan darbeleriyle yere düşürülüp darp edildiği ifade edildi. Lokumcu’nun polislerle konuşup durumu sakinleştirmek isterken bir kez daha gaza maruz kaldığı, kardeşi Osman’a “Nefes alamıyorum” dediği vurgulandı. Ambulansa konurken de gaz bombası atıldığı savunularak, “Bu kez bomba ambulansın altına yuvarlanmıştır. Ambulansın kapıları kapatılsa da Metin Hoca bu gaz bombasından da maalesef etkilenmiştir” denildi. Otopsi tutanağında göre, “göğüs ön kısmında yeni oluşmuş yarayı andıran lekeler” olduğu belirtilirken, TTB’nin hazırladığı “Lokumcu’nun ölümü ile kimyasal gaza maruz kalma arasında nedensellik ilişkisi olduğu” yönündeki rapor da delil olarak sunuldu.

BİBER GAZI, KİMYASAL SİLAHTIR
Hopa Başsavcılığı’nın yaptığı yazışmalara göre ilçede kullanılan gazların “OC gaz solisyonu” içerdiği; buna göre Türkiye’de, “oleorcin capsicum (OC) ve chlorobenzylidenemalononitrile (CS) gaz bombaları ve gaz fişekleri” kullanıldığı kaydedildi. Bu iki gazın Kimyasal Silahlar Konvasiyonu 1.5 sırasına göre “kimyasal silah” kategorisinde yer aldığı ifade edildi. Amerikan Sivil Haklar Birliği’nin verilerine göre bu ülkede 1993-1995 arasında 26 kişinin bu gaz nedeniyle öldüğü anlatıldı. OC ve CS’nin olumsuz etkileri bakımından da dokuz tıp derneğinin katkılarıyla TTB tarafından hazırlanan Kimyasal Silahlar Gösteri Ajansları adlı rapor delil olarak gösterildi. Raporun sonuç bölümünde, “İnsan sağlığına kötü etkileri bilimsel olarak kanıtlanmış kimyasalların en ağır etkileri; solunum, kalp ve karaciğer yetmezliği, bebek düşükleri, kanserojen etki olarak bildirilmiş ve bu ajanlar güvenilir kabul edilmemiştir. Kontrolsüz ve yoğun kullanımı ölümle sonuçlanabilecek tehlikeler taşımaktadır” deniliyor. Dilekçede; gösterilerde kullanılan gazların, ölümcül sonuçları olan kimyasal silahlar olduğu belirtilerek, “Lokumcu, davalı idare tarafından öldürücü etkileri olduğu bilinen, bilinmesi gereken gaz bombalarının, ölçüsüz, aralıksız ve yoğun olarak kullanılması sonucu ölmüştür” ifadesi kullanıldı.