@ismailsaymaz

Metrobüste dayak yediler, üstüne bir de ceza aldılar

Metrobüste dayak yediler, üstüne bir de ceza aldılar
Metrobüste dayak yediler, üstüne bir de ceza aldılar
İstanbul'da iki yıl önce seyir halindeki metrobüste, bir kadın polis, eşi ve kardeşinin, "Burada sevişmeyin" diyerek darp ettikleri öne sürülen iki genç, 10'ar ay hapis cezası aldı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İstanbul ’da iki yıl önce seyir halindeki metrobüste, bir kadın polis, eşi ve kardeşinin, “Burada sevişmeyin” diyerek darp ettikleri öne sürülen iki genç , 10'ar ay hapis cezası aldı. 

Tekme ve yumruklarla darp edildiklerini, saçlarından sürüklendiklerini iddia eden gençlere karşın; kadın polis de bir parmağının kırıldığı yönünde rapor almış, fakat yargılama sürecinde, bu rapora dayanak gösterilen grafiler hastanede bulunamamıştı. Bu raporun gerçek olmadığı kuşkusuna rağmen mahkeme, kadın polisin parmağını birlikte kırdıkları ve eşini de yaraladıkları iddiasıyla, dayak yemiş iki gence 10'ar ay hapis cezası verdi.

İstanbul’da, 14 Ekim 2011’de içi tıka basa yolcuyla dolu halde seyreden metrobüse Topkapı durağında Mine Selin Sayarı ve erkek arkadaşı Özgür Benol da bindi. Hemen yanlarında kadın polis Alperay Çakır, eşi Oğuz Kaan Çakır ve kız kardeşi Yıldız Kurt vardı. Metrobüs fren yaptıkça iki grubun teması artıyordu. Mine Selin Sayarı’nın anlatımına göre kadın polis Alperay Çakır “Neden saçımı çekiyorsun” diyerek, birden bire döndü. “Ben size metrobüste sevişip yiyişmeyin demedim mi!” diye bağırarak, Sayarı’nın saçını çekti ve başını demire vurdu. Bu arada metrobüsün kapıları, içeriye giren sivil polislerce kapattırıldı. Aynı anda Yıldız Kurt “O...” diye bağırırken; Alperay Çakır ise darp etmeyi sürdürüyordu. Eşi Oğuz Kaan Çakır da Özgür Benol’un yüzüne tekme attı. İki tanık da bu anlatımı doğruladı.

Polis Alperay Çakır da iddiaları reddetti. Tüp bebek tedavi merkezinden dönerken metrobüste “saçından iki telin kopması” üzerine ikaz ettiğini, bunun üzerine Özgür Benol’un kendisine tokat attığını ileri sürdü. Eşi Oğuz Kaan Çakır ise kendisinin de Benol tarafından tokatlandığını iddia etti. Kurt’un ise olaya hiç karışmadığını savundu.


GRAFİSİ OLMAYAN RAPOR

Bu arada, polis Alperay Çakır sağ elinin dördüncü parmağının kırıldığı yönünde bir rapor aldı. Adli Tıp Kurumu da “İsim, tarih ibaresi bulunmayan, iki yönlü el grafisine” istinaden kırığın hafif nitelikte olmadığını kaydetti. Yargılama sırasında bu kuşkulu rapor yeniden gündeme geldi. Mağdurların ısrarı üzerine Bakırköy 29. Asliye Ceza Mahkemesi, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden grafinin aslını istedi. Fakat 26 Eylül 2013’te gönderilen yanıtta ise “Adı geçen hastaya ait herhangi bir grafi bulunamamış” olduğu belirtildi.

Grafi bulunamadığı halde mahkeme, kuşkulu rapora istinaden 5 Kasım’da karara gitti. Üstelik parmağın iki genç tarafından birlikte kırıldığı sonucuna varan mahkeme, Sayarı ve Benol’ü sekizer ay 22’şer gün, eşi Oğuz Kaan’ı yaraladıkları savıyla da ikişer ay 15’en gün hapse çarptırdı. İki cezada da hükmün açıklanması ertelendi. Alperay Çakır, eşi Oğuz Kaan ve kardeşi Yıldız Karaçolak’a yaralama suçundan iki buçuk ay ceza verildi.