Mevsimlik işçilerin yeni sezonu az ücretle, kötü koşullarla, işsizlik korkusuyla başladı

Şanlıurfa, Şırnak, Diyarbakır, Adıyaman ve Mardin'den geliyorlar. Yılın dokuz ayı süren maceralarına Çukurova'da seralara domates, biber ve karpuz dikerek başlıyorlar. Yolları buradan yer fıstığı hasadı için Osmaniye'ye, soğun hasadı için Amik Ovası'na, pancar, nohut ve patates için İç Anadolu'ya düşüyor.

ADANA - Şanlıurfa, Şırnak, Diyarbakır, Adıyaman ve Mardin'den geliyorlar. Yılın dokuz ayı süren maceralarına Çukurova'da seralara domates, biber ve karpuz dikerek başlıyorlar. Yolları buradan yer fıstığı hasadı için Osmaniye'ye, soğun hasadı için Amik Ovası'na, pancar, nohut ve patates için İç Anadolu'ya düşüyor. Ekim-kasım aylarında pamuk hasadı için Çukurova'ya dönüyorlar ve daire tamamlanıyor. Tarım işçileri bu emeklerine karşılık günlük 15-16 YTL yevmiye alıyor ve bunun iki YTL'si elçilere pay olarak ödeniyor.
Birleşmiş Milletler'in 2005'te yayımladığı rapora göre dünyadaki en büyük işgücünü oluşturan 450 milyonluk ücretli tarım işçisinin çoğu yoksulluk ve açlık içinde. Ekonomik baskılar, tarım işçilerinin zaten düşük olan ücret, iş güvencesi, sağlık, güvenlik ve sosyal koruma olanaklarını iyice silikleştirmiş durumda. Çukurova'ya çalışmaya gelen tarım işçilerinin durumu da dünyadaki örneklerden farklı değil. Adana'da, tarımın en yoğun yapıldığı Karataş yolu üzerindeki sulama kanalları kenarlarında naylon ve bez parçalarıyla kurdukları 3-4 metrekarelik çadırlarda yaşıyorlar. Bir çadırda en az 6-7 kişi bulunuyor. Masrafları düşürebilmek için çadırlarının önünde kurdukları ve 'tandır' tabir edilen ocaklarda ekmeklerini kendileri pişirip, çevreden de 'kangal' ve 'gömeç' toplayarak karınlarını doyuruyorlar.
Sosyal güvenceleri yok
Tarla sahipleriyle işçiler arasında aracılık yapan elçilerden Süleyman Akbırak, sezonun zor geçeceğini söylüyor: "Son yıllarda yörede azalan işçi sayısında bu sezon artış olacak. Çukurova'da da geçen yıldan itibaren makineli hasat yoğunlaştı. Bu yörede bu yıl tarım işçisi çok olacak, ancak iş bulamayacağız."
Sosyal güvenceden yoksun çalışan tarım işçileri, gelecek kaygısı, işsizlik korkusuyla yaşıyor. Akbırak, yıllarca topraklarda emek veren bu kişilerin sorunlarına eğilecek birilerinin çıkması gerektiğini belirtiyor ve ekliyor: "İlk etapta 100 bin kadar tarım işçisini yöreye getirdik. Asgari ücret üzerinden yevmiye yanı 19.3 YTL istedik. Bu kabul edilmedi. Günlük yevmiye 15-16 YTL. İşçi bunun 2 YTL'sini elci payı olarak ödüyor, eline 13-14 YTL geçiyor. Bu parayla geçinmek çok zor."
Çocuklar okula!
Yine BM'nin raporuna göre dünyada çalışan 246 milyon çocuğun 170 milyonu tarım işçiliği yapıyor. Bu çocuklardan 22 bini hayatını kaybediyor. İşçilerin çocuklarıysa her türlü kaygıdan uzak, bulundukları yeri oyun alanına çeviriyor. Milli Eğitim Bakanlığı, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) desteğiyle iki yıldır bu çocukları eğitime kazandırmak için çaba harcıyor. Adana'nın Karataş ilçesinde 'Pamuk kadar beyaz bir gelecek için' sloganıyla uygulanan projeyle Aralık 2006 tarihine kadar 2 bin 341 çocuğa ulaşılmış durumda.
Tarımda yeni sezon başlıyor. Mevsimlik işçiler yine düşük ücretle ve geleceklerinden endişe ederek yıla başlıyor. (Radikal, aa)