Mevzuat 'bilgiler sadece savcıya verilir' diyor

Mevzuat 'bilgiler sadece savcıya verilir' diyor
Mevzuat 'bilgiler sadece savcıya verilir' diyor
Bakan çocuklarını da içeren üç ayaklı operasyonda en çok tartışmaya yol açan, "polislerin amirlerinden gizli işlem yaptığı" eleştirisi konusunda mevzuat, eleştiriyi haklı çıkaracak gibi değil. Soruşturmanın tek hakimi olarak savcıyı gösteren mevzuat, adli kolluğun soruşturma bilgilerini paylaşmasını yasaklıyor.


radikal.com.tr - Siyasetçi ve işadamlarını kapsayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda polislerin bilgi gizlediği tartışmaları yaşandı. Adli kolluğun 2005 reformuyla birlikte şekillenmeye başlayan mevzuat, “adli kolluk” görevi yapan polis ve jandarmanın “idari amirleri” olan adli süreçle bağı bulunmayan üstlerine bilgi vermesini engelliyor.

Adli kolluk, hukukumuza ilk defa 2005 yılında yapılan ceza reformu ile girmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 164 ila 168’inci maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Bu maddelerin uygulanmasını göstermek üzere Adalet ve İçişleri Bakanlıklarınca 01.06.2005 tarihinde Adli Kolluk Yönetmeliği çıkarılmış, bu Yönetmelikte adli kollukla ilgili usul ve esaslar belirlenmiştir.
Ancak, “en üst dereceli kolluk amiri” ve “adli kolluk sorumlusu” çok açık bir şekilde tanımlanmamıştır.
Sonrasında, her iki Bakanlığın Genelgeleriyle adli kollukla ilgili bir kısım esaslar ortaya konmuştur.
İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü’nün 2005 yılında yayımladığı Genelgelere göre; “adli işlerden sorumlu polis karakolları ve polis merkezi amirleri, ilçe emniyet amirleri, il merkezlerinde ağırlıklı olarak adli görevleri ifa eden asayiş, kaçakçılık ve organize, narkotik, mali, organize, terörle mücadele, çocuk , olay yeri inceleme, yabancılar, güvenlik ve özel harekât şube müdürleri,” adli kolluk sorumlusudur.
Sözü edilen İçişleri Bakanlığı Genelgelerinde; il emniyet müdürlerinin adli kolluk sorumlusu olmadıkları açık bir şekilde belirtilmiş, sadece adli görevlerin tam, doğru ve eksiksiz bir şekilde yapılıp yapılmadığını denetleme, gözetleme yükümlülükleri olduğu vurgulanmıştır.

Ayrıca, Adli Kolluk Yönetmeliğine göre;
a. “Cumhuriyet savcıları adli görevlere ilişkin emir ve talimatlarını öncelikle adli kolluk sorumlularına verir.
b. Adli kolluk, adli görevlerin haricindeki hizmetlerde, üstlerinin emrindedir.
c. Adli kolluk görevlilerine, adli görevi bulunmayan üstleri tarafından, yürütülen soruşturma ile ilgili emir ve talimat verilemez.”
Görüldüğü üzere, soruşturma evresinin başlangıcından itibaren adli görevi bulunmayan üstler tarafından adli kolluk sorumlularına hiçbir şekilde emir ve talimat verilemeyeceği açıktır. Keza, bir soruşturma başladığında artık adli kolluk sorumluları savcının emrindedir. CMK 160 ve 161’inci maddeleri ile Yönetmeliğin sözü edilen hükümleri bunu doğrular niteliktedir.
HSYK’nın (7) No’lu Genelgesine göre, soruşturma evresi gizlidir ve bir suçun ortaya çıkması hâlinde adli kolluk görevlileri ve sorumluları 5271 sayılı Kanuna göre suçun soruşturulmasında tek yetkili olan Cumhuriyet savcısının emri altındadır.
Bu itibarla;
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, Adli kolluk Yönetmeliği ve İçişleri Bakanlığı Genelgelerine göre, asayiş, kaçakçılık ve organize, narkotik, mali, organize, terörle mücadele, çocuk, olay yeri inceleme, yabancılar, güvenlik ve özel harekât şube müdürleri,” adli kolluk sorumlusu olup, adli olaylarda ancak Cumhuriyet savcısının emirlerini yerine getirebilir, Cumhuriyet savcısına bilgi verebilir.
2- Soruşturmanın başlatılması ve yürütülmesi savcının tekelindedir ve adli kollukta savcının emrindedir.
3- Adli görevi bulunmayan üstler tarafından soruşturmaya ilişkin emir ve talimat verilemez.
4- Adli kolluk sorumluları ve görevlileri adli görevler haricinde üstlerinin emrindedir.
5- HSYK nın 7 nolu Genelgesine göre, Adli kolluğun, sıralı amirlerine ve mülki makamlara, meydana gelen adli olayları bilgi ve haber verme zorunluluğu bulunmamaktadır. Aksine, bu durumun tespiti hâlinde, derhâl Cumhuriyet savcısı tarafından ilgililer hakkında soruşturma açılması gerekir.