Mevzuatta 'problem' var

Prof. Ali Nesin, babasının arazisinde kurduğu kampta öğrencileri ve meslektaşlarıyla matematik çalışmak isteyince başına gelmeyen kalmadı. Öğrencilerin yaşları 25-27 arasındaydı. Kimseden para alınmıyordu ve kimseye diploma verilmeyecekti.
Ali Nesin'in yaptığı şey evde arkadaşlarla herhangi bir konu üzerinde çalışmaktan farklı değil. Ancak Türkiye'de 'mevzuat' böylesine bir buluşmayı yasadışı görüyor. Hukukçular: Bu tip faaliyetler için izin alınmalı, en azından yetkililere bildirilmeli.

İSTANBUL - Bir üniversitede matematik profesörüsünüz. Yazın, önde gelen bilim kurumu TÜBİTAK'ın da desteğini alarak babanızın kurduğu vakfa ait arazinin üzerinde bir kamp açıyorsunuz. Burada üniversite öğrencileriyle matematik problemi çözüyor, tartışıyorsunuz... Ve bir gün kapınıza mühür vuruluyor. İzinsiz eğitim kurumu açmakla itham edilip, kendinizi savcı karşısında buluyorsunuz. Çünkü yaptığınız, Türkiye'de mevzuata aykırı!
Aziz Nesin'in oğlu Prof. Dr. Ali Nesin, 10 yıldır sürdürdüğü geleneği bu yıl İzmir'e taşıdı. Öğrencilerle birlikte Şirince'de
Aziz Nesin Vakfı'na ait arazi üzerinde bir yapı inşa edildi. Burada üniversite öğrencileri ve matematikçi diğer hocalar bir araya gelerek, problem çözecek, matematikle eğlenecekti. Amaç kimsenin matematikçi olarak yetiştirilmesi, eğitilmesi değildi.
Ancak bir süre sonra matematik köyünün kapısına mühür vuruldu. İlk mühür Selçuk Savcılığı'ndan geldi. Savcılık 'kaçak eğitim kurumu' açmaktan başlattığı soruşturmada 'delillerin karartılmaması' için önlem alıyordu. Bu mühür itiraz üzerine kaldırıldı. İkincisi 'kaçak inşaat' mühürüydü. Bunun kaldırılması için izin süreci sürüyor.
Matematik keyfini paylaşmak için bir araya gelen insanların başına tüm bunlar neden geliyordu? Çünkü bürokrasiye göre burada yapılan 'eğitim'di ve Türkiye'de mevzuata göre bir 'eğitim'in yasal olması için öncelikle izne ve daha önemlisi denetime tabi olmasıydı. Böyle bir organizasyon için Milli Eğitim Müdürlüğü'ne ne yaptığını bildirmek ve izin almak gerekiyordu.
Para yok, sertifika yok...
Ali Nesin'e göre ise bu organizasyonun izinli olmasına gerek yoktu. Köydeki gençlerin yaş ortalaması 25-27'ydi. Kimseye kurs verilmiyordu. Maddi karşılığı yoktu, sertifika ya da diploma yoktu. Üniversite öğrencileriyle yazı matematikle geçiriyorlardı o kadar. Bunun denetime veya izne tabi olmasına gerek olmamalıydı.
Ancak Türkiye'de mevzuat böyle bir buluşmayı 'izin alınmadığı' takdirde 'yasadışı' sınıfına sokuyordu.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Genel Müdürlüğü'nden üst düzey bir yetkilinin verdiği bilgiye göre, Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 17. maddesine göre 'her yerde yapılan eğitimin denetiminden ve gözetiminden Milli Eğitim Bakanlığı' sorumlu. "Normal şartlarda evde yapılan eğitimde bile Milli Eğitim Bakanlığı'nın denetim ve gözetimi gerekir" diyen bakanlık yetkilisi şu bilgileri aktardı:
"Kamu kurum ve kuruluşları, vakıflar, dernekler, belediyeler ücretsiz bir iş yapacaklarsa bile bunu Çıraklık Yaygın Eğitim Müdürlüğü'ne bildirerek yapabilir. Diyelim bir üniversite matematik kampları düzenleyecek. Kendi öğrenci ve personeline düzenliyorsa, ona biz müdahil olmayız. Üçüncü şahıslara açık olduğu an, sıkıntı oluyor. Parayla yapacaklarsa Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nden, parasız yapacaklarsa Çıraklık Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü'nden gerekli izni almalılar."
İzmir İl Mİlli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan'sa şöyle konuşuyor:
"Yapılan şey paralı ya da parasız fark etmiyor. Bu tür şeyler devletin izni ve kontrolüyle yapılıyor. Haberler çıktıktan sonra Ali beyi aramayı düşündüm. 'Bir entelektüel olarak bu konuda nasıl yardım edebiliriz' diye soracaktım. Bize başvuruları yoktu. Başvuru olursa her türlü yardımı sağlarız."
Prof. Dr. Ülkü Azrak da dernek bile olsa ortada bir organizasyon varsa ve 'eğitim' veriliyorsa, en azından bildirim yapılmış olması gerektiğinin altını çiziyor.
Eğitim mi değil mi, incelenir
Ceza hukukçusu Doç. Dr. Adem Sözüer'se bir araya gelinip bir konunun tartışılması, konuşulmasının izin kapsamında olmayacağını söylüyor ancak, "Eğitim kurumlarının ne şekilde olduğu mevzuatta yazılıdır. Böyle bir faaliyetin eğitim olup olmadığı incelemeyle ortaya çıkar. Eğitim kurumu değilse, serbest faaliyettir" diyor.
Sonuçta Türkiye'de bir ilk olan 'matematik yaz kampı'nda mühür duruyor, problem çözülmeyi bekliyor.