Mezar soyguncuları tarih dinlemiyor

Uşak'ta Kral Karun'un mezarındaki taşlar bile kırıldı

 

Yavuz KUŞDEMİR


UŞAK - Dünyaca ünlü Karun Hazineleri’nin çıkarıldığı Uşak’ın Güre Beldesi’ndeki tümülüsler, tarihi eser kaçakçılarının talanından kurtulamadı. Gözü doymayan tarihi eser kaçakçıları, koruma altındaki mezar odalarının duvarlarını ve yerdeki mezar taşlarını define bulma hayaliyle kırıp parçaladı. Tümülüs Latince’de bir mezar ya da mezarlık içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş tepeciklere deniliyor.
Uşak’ın Güre Beldesi’nde Toptepe Tümülüsü’nde 1965, İkiztepe Tümülüsü’nde 1966 ve Aktepe 1 Tümülüsü’nde 1968 yılında, tarihi eser kaçakçıları tarafından çıkarılan ve 1970 yılında ABD’ye kaçırılan Kral Kroisos’un (Karun) hazinelerinin başına gelmeyen kalmadı. Metropolitan Müzesi’nden geri alınması için yıllarca hukuk mücadelesi verilen Karun Hazineleri, 1994 yılında Uşak Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmeye başladı. Hazinenin en değerli parçası olan Kanatlı Denizatı Broşu’nun sahtesiyle değiştirilmesiyle yeniden gündeme gelen Karun Hazineleri, tanıtım eksikliği yüzünden de yılda yalnızca 160- 170 turist çekti. Hazinelerin çıkartıldığı İkiztepe Tümülüsü’nde ise tarihi eser kaçakçıları, 44 yıldır aralıksız kaçak kazılarına devam ediyor. Tümülüs hazine avcıları tarafından talan edilirken, koruma altındaki bölgede elini kolunu sallayarak rahatlıkla gezen kaçakçılar, Kral Karun’un mezarının bulunduğu odadaki taşları dahi kırarak hazine arayışını sürdürüyor. Uşak’ta 15 yıldır sergilenen Karun Hazineleri için Uşak- İzmir karayoluna yıllar önce konulan tanıtım tabelası da dikkat çekmeyen küflenmiş hali ile hazineye ne kadar önem verildiğini gösteriyor.

 

‘KAÇAKÇILIĞI ÖNLEYEMİYORUZ’

 

Uşak İl Kültür ve Turizm Müdürü Şerif Arıtürk, Güre’deki Tümülüslerin koruma altında olduğunu, ancak kaçakçılığı önleyemediklerini belirterek, “Bölgede kaçakçılık ve kaçak kazılar ne yazık ki önlenemiyor. Jandarma da ne yazık ki kontroller için sürekli fırsat bulamıyor. 18- 24 Mayıs Müzeler Haftası etkinliklerinin ardından bölgede arkeologları görevlendirerek çevre düzenlemesi çalışması yapacağız” dedi.

 

‘GÖNLÜMÜZ RAZI DEĞİL’

 

Güre Belediye Başkanı Alaattin Özgün Karun Hazineleri’nin bulunduğu yer olan İkiztepe Tümülüsü için harekete geçmek istediklerini kaydederek, şöyle konuştu:
“Olaydan bugüne kadar haberimiz olmadı. Biz göreve geleli yaklaşık 1.5 ay oldu. Bu süre zarfında bu alanı görme imkanımız olmadı. En kısa zamanda bölgede bir inceleme yaparak potansiyeli harekete geçirmek istiyoruz. Bu alanlar için daha önceki dönemlerde hiçbir çalışma yapılmamış. Biz de bu konuya öncülük ederek alanın turizme kazandırılması için çaba göstereceğiz. Karun Hazineleri’nin çıkarıldığı alanların bu şekilde korumasız kalmasına gönlümüz razı değil. Bu nedenle çalışmalarımıza bizde belediye olarak en kısa zamanda başlamak niyetindeyiz.”


Karun Hazineleri


Antik çağda Anadolu’nun batısında yer alan, güneyi Karia, kuzeyi Mysia, doğusu Frigya, batısı Ionia ve Aiolia bölgeleriyle çevrili alana Lidya denir. Tarihçi Heredot’a göre üç sülalenin yönettiği Lidya’nın son sülalesi Mermnad’lar 141 yıl egemen olmuş ve bölgede hem siyasi hem de ekonomik güç haline gelmiştir. Lidya’nın İlkçağ dünyasının en zengin ülkesi olmasının nedeni, Tmolos dağlarından çıkan ve Hermos (Gediz) nehrine karışan, başkent Sardes’ten geçen Paktalos deresinin alüvyonları içindeki altındır. Buradan çıkarılan altın Lidya’nın kaderini belirlemiştir. Üçüncü sülalenin son Kralı Kroisos babası Alyattes’in ölümünden sonra M.Ö. 560’da tahta geçmiş ve akıl almaz zenginliği sayesinde ‘Karun kadar zengin’ deyiminin yaratılmasına neden olmuştur. M.Ö. 560- 546 yılları arasında ülkesini yöneten bu kralın dönemine ait, Uşak’ın 25 km batısında ve İzmir karayolu üzerinde bulunan Güre Köyü yakınlarındaki Lidya tümülüslerinden çıkarılarak kaçırılan ve 1993 yılında geri alınan eserlere Karun Hazineleri denmektedir.


Çalınan hazine için ceza yağdı


Uşak Arkeoloji Müzesi’nde 2006 yılında Karun Hazinesi’nin en değerli parçası olan Kanatlı Denizatı Broşu’nun sahtesiyle değiştirilmesiyle ilgili açılan ve 33 ay devam eden davada sanıklara ceza yağdı. Uşak Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan 10 sanığın bulunduğu dava sonunda eski müze müdürü Kazım Akbıyıkoğlu 12 yıl 11 ay hapis cezasına, tutuksuz sanıklardan Uğuz Sağlan da 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Broşu yurtdışına çıkardıkları anlaşılan sanıklardan Ahmet Düzyer, Fehmi İşler ve Suat Yenmez’in 6’şar yıl, Mehmet Polat, Fuat Ergün ve Halil Eker 6 yıl 3’er ay, suçu bildirmedikleri için sonradan emekli olan polis memuru Bülent Yücel’e 2.5 yıl ve İsmail Bilgin ise 10 ay hapisle cezalandırıldı. (dha)