Mezara kadar küs kaldılar

Mezara kadar küs kaldılar
Mezara kadar küs kaldılar

Metin Yalçınkaya ?Barıştırmayı denedik. Annem çok inatçıydı? dedi. 81 yaşındaki Kübra ve 83 yaşındaki Abdullah Yalçınkaya kaçarak evlenmişti. FOTOĞRAF: MURAT ŞENBAKLAVACI / AA

64 yıllık evliliklerinin 27 yılını küs geçiren çift, iki saat arayla öldü, yan yana mezarlara gömüldü. Çiftin evlatlığı: Aslında birbirlerini seviyorlardı

AYDIN - İnat uğruna neredeyse bir ömür boyu küs kalan Kübra Yalçınkaya ile eşi Abdullah Yalçınkaya ölüme iki saat arayla ve küs gitti. 64 yıllık evliliklerinin 27 yılını aynı çatı altında ama birbiriyle konuşmadan geçiren çift, yan yana mezarlara defnedildi. 
Abdullah Yalçınkaya, eşini çocuk denecek yaşta tanışıp sevdi. Tanıştıklarında o 19, müstakbel Kübra hanım 17 yaşındaydı. Ailelerinin rızası olmadığı için kaçarak 1945 yılında evlendiler.
81 yaşındaki Kübra ve 83 yaşındaki Abdullah Yalçınkaya çiftinin, 37 yıllık birlikteliğinde çocukları olmadı. Çift bu nedenle yeğenleri Metin Yalçınkaya’yı evlat edindi. Karı koca, evliliklerinin 37’nci yılında kavga etti. Bir daha da barışmadı. Evlatlık çocukları, yakınları ve arkadaşlarının çifti barışmaya ikna çabaları da sonuçsuz  kaldı.
İnat uğruna ayrı yaşamaya başlayan çiftten Kübra Yalçınkaya evlatlığı Metin Yalçınkaya’nın evine, Abdullah Yalçınkaya ise evin altındaki dükkânda kendisi için hazırlanan küçük bir odaya yerleşti. Yalçınkaya çifti, 27 yıl yaşamlarını bu şekilde sürdürdü.
Barıştırma çabaları sonuçsuz kalırken Kübra Yalçınkaya, önceki gün hayatını kaybetti. Eşinin ölüm haberi üzerine büyük üzüntü yaşayan Abdullah Yalçınkaya da sadece iki saat sonra öldü. Abdullah ve Kübra Yalçınkaya, ikindi vakti aynı mezarlıkta yan yana  mezarlara defnedildi.

15 gün önce son deneme
Çiftin evlat edindiği Metin Yalçınkaya’ya göre annesi çok inatçıydı, ama amcası olan babası barışmaya sıcak bakıyordu: 
“Fakat annem buna asla yanaşmadı. Ölümlerinden 15 gün önce, ‘Anne, amcam dünyada iken helalleşelim, öbür tarafa hak götürmeyelim diyor’ dedim. Oysa amcam  böyle demiyordu, ama annemin inadı kırılsa amcamın kolay ikna olacağını biliyordum. Annem, bu son teklifi de kabul etmedi. Çok barıştırmak istedik. Bu konuda öyle ilginç girişimlerimiz ve hikâyelerimiz oldu ki, yazsak kitap olur, ama maalesef başaramadık, inatlarını kıramadık. Sonunda ilahi adalet tecelli etti ve onların bu inadını ölüm kırdı. İkisi de aslında birbirlerini çok severlerdi. Nur içinde yatsınlar, mekânları cennet olsun.”