MHP: Tepkileri kutsayın

MHP'li Mehmet Şandır hükümetin yayın yasağını eleştirerek Roj TV’yi durduramayanların, Türk basınına sansür getirmeye hakları bulunmamaktadır" dedi.

ANKARA - MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Hakkari’deki terör saldırısından sonra halkın gösterdiği tepkinin önünün kesilmemesi gerektiğini belirterek, "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir diyen Sayın Başbakan, halkın askere sahip çıkmasından rahatsız olmamalı" dedi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ile TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Şandır, RTÜK’ün, Hakkari’deki terör saldırısının ardından aldığı yayın yasağını değerlendirdi. Bir şeyi yasaklayarak hiçbir şeyin önlenemeyeceğini ifade eden Mehmet Şandır, "Şimdi fısıltı gazeteciliği harekete geçecektir. Endişe ederim ki arzu edilen konu daha fazla zarar görecektir. Roj TV’yi durduramayanların, Türk basınına sansür getirmeye hakları bulunmamaktadır" diye konuştu.

'TEPKİLERİ KUTSAMAK, TEŞEKKÜR ETMEK LAZIM'

Türkiye’nin 24 yıldır bölücü terörle mücadele ettiğini ve 40 bine yakın şehit verdiğini belirten Şandır, şöyle devam etti:"İfade edilmeye çalışılan provokasyon, toplumsal çatışma dedikleri hadisenin hiçbiri bugüne kadar olmamıştır. Bu halk onurlu bir şekilde olgunluk içinde şehitlerine sahip çıkıyor. Halkın bu tepkisi aslında güvenlik güçlerine destektir, bilirse siyasi iktidara da destektir. Halkın bölücü terör örgütüne tepki göstermesini engellemek, stratejik bir yanlışlık olur. Tepkileri kutsamak lazım ve teşekkür etmek lazım.Hükümet, kendi sorumluluğunun aczinde, sanki bunun kendisine karşı yapıldığını ifade ediyor. Bu doğru değil. MHP olarak biz, AKP hükümeti konunun gereğini yapmalı, gereğini yapmadığı takdirde halkımızın bu tepkisinin çok daha fazla artacağını, o zaman hükümete yönelteceğini ısrarla ifade ediyoruz. Bu noktada provokatörler olabilir. Bunda da dikkatli olunması lazım. Tepkilerin önü kesilmemelidir. Bu terörle mücadelede önemli bir güç kaynağıdır. Halkımız Türk silahlı kuvvetlerine destek vermektedir. Şehitlerine sahip çıkmaktadır. ’Askerlik yan gelip yatma yeri değildir’ diyen Sayın Başbakan, halkın askere sahip çıkmasından rahatsız olmamalıdır."

DİPLOMASİDE YİNE AYNI PLAK

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da terör konusunda Hükümetin TBMM’ye bilgi vermekten kaçındığını ileri sürdü. AK Parti hükümetinin bugüne kadar uyguladığı terör politikasının yanlış olduğunu ve bunların sonucunda da terörün azdığını savunan Vural, son dönemde yapılan diplomatik girişimleri de eleştirdi. Geçen yıl sınır ötesi operasyon gündeme geldiğinde de Hükümet tarafından diplomatik girişim başlatıldığını anlatan Oktay Vural, "Bugün geldiğimiz noktada, yine aynı plak çalınmaya başladı. Temmuz 2006’dan bu yana diplomatik girişimlerin hiçbirinden sonuç alınamadığını görmelerine rağmen, bugün yine diplomatik girişimler, Türkiye’nin sınır ötesi operasyonunun haklılığını ortaya koymaktan öteye, sınır ötesi operasyonun amacını ve hedefini daraltmaya yönelmiştir. Bu, Türkiye’nin haklarını önemli ölçüde zedeler" diye konuştu.

Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın "Irak’a yapılacak ihracatta bazı yaptırımlar yapılabilir" sözlerini de eleştirerek, "Bu konuda Hükümetin elinde Türkiye’yi oyalayacak başka gerekçe kalmamıştır. Bütün bunları dikkate aldığımız zaman Sayın Başbakan Türkiye’nin atacağı askeri hamlenin daha henüz şümulü belli değilken, ’Kara harekatı yerine başka şeyler yapılabilir’ demesi, son derece yanlış olmuştur. Neyin yapılacağı konusunda karar verilmemişken, Başbakanın bu konuyu hep geçiştirmesi, sınır ötesi operasyonun amacını saptırmaya yönelik bir girişim olarak görülmelidir" dedi.

 

'GİZLİ OTURUMU HÜKÜMET İSTESİN'

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in, dün TBMM Genel Kurulunda, "Terörle ilgili gizli oturum yapılması" konusunda muhalefetin öneri getirmesini istediğini anımsatan Vural, yurt savunmasından hükümetin sorumlu olduğunu belirtti. "Eğer hükümet, vereceği bilgilerin milli güvenlik açısından sakınca doğuracağını iddia ediyorsa, bu iddianın sahibi gizli oturumu gündeme getirmeli" diyen MHP Grup Başkanvekili Vural, şunları söyledi: "Gerçekten Hükümet bu konuda parlamentoya bilgi vermek istiyorsa, her zaman kapalı oturum yapabilir. Bilgi sahibi olan, Türkiye’yi yöneten biz değiliz. Bilginin mahremiyetini tayin edecek olan onlardır. Doğrusu bu yaklaşım yine çelik çomak siyasetiyle Türkiye’yi oyalama siyasetidir." (aa)