MHP'nin Tunceli adayı Hozat'ı fişlediği öne sürülen albay

MHP'nin Tunceli adayı Hozat'ı fişlediği öne sürülen albay
MHP'nin Tunceli adayı Hozat'ı fişlediği öne sürülen albay
MHP'nin Tunceli'de 1. sırada aday olarak gösterdiği Namık Dursun'un adı Tunceli'nin Hozat ilçesinde yaşanan fişleme skandalı ile ilgili gündeme gelmişti

RADİKAL-Partilerin aday listeleri belli oldu. MHP , Tunceli'de birinci sıra milletvekili adayı olarak 2004-2006 yılları arasında Tunceli İl Jandarma Alay Komutanlığı yapan Albay Namık Dursun'u seçti. Namık Dursun'un ismi son olarak Tunceli'nin Hozat ilçesindeki fişleme skandalı haberleriyle gündeme gelmiş, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde Hozat'taki fişleme iddialarını araştırmak üzere kurulan Alt Komisyon, Albay Namık Dursun'u dinlemişti. CNN Türk'ün haberine göre Hozat'taki 300'e yakın fişlemeyle ilgili haberlerden sonra TBMM Hozat Alt Komisyonu, Hozat'a giderek üçü kamu görevlisi 21 kişiyi dinlemişti. 28 köy muhtarı, komisyona Albay Namık Dursun ile ilgili şikayetlerini anlatmış ve bu ifadeler komisyonun dosyasına girmişti. Aralarında, Akpınar, Karabakır, Altınçevre, Beşelma, Çağlarca, Çığırlı, Karabakır, Karaçavuş, Kardelen, Köprübaşı, Uzundal, Sarısaltık, gibi 28 köy muhtarının altına imza attığı tutanak da, Alay Komutanı Namık Dursun’la ilgili dehşet verici ifadeler yer alıyordu.

MUHTARLAR NAMIK DURSUN'U SUÇLAMIŞTI 

"10 kasım 2004 tarihinde Tunceli Hozat ilçesi kaymakamlığının köylere hizmet götürme birliği adı altında yapılan toplantıda Jandarma Alay Komutanı Kurmay Albay Namık Dursun konuşmasında tehdit savurarak şu sözleri söylemiştir: Muhtar olup da çocukları dağda olan muhtarlar istifa edecekler, köyde terörist faaliyetleri tespit ettiğim muhtarların başını ezerim, devletin kendilerine 116 milyon maaşının hakkını vermeyen muhtarın başını ezerim, Tunceli bölgesinde vurulan teröristin cenazesine katılan araçlara bilinçli olarak 19 milyar para cezası kestim, köyde muhtarlık yapan kişilerin dağdaki akrabaları bulunan muhtarların teröristlerden güç aldığını tespit ettiğimde bunlarla ilgili kaymakamlarla görüşüp mühürlerini elinden alırım, kursağınızdan geçen devletin 3 kuruş hakkını vereceksiniz. Tunceli eğer böyle hareket ederse Pülümür yolunu keserim. Elazığ yolunu keserim gelsin; MLKP size baksın. Ben burada il valimizin adına bulunup onun adına konuşuyorum..."

 

KOMİSYONA İFADE VERDİ 


Ankara 'ya dönen Alt Komisyon üyeleri ise bu iddialar üzerine 2004-2006 yılları arasında Tunceli İl Jandarma Alay Komutanlığı yapan Albay Namık Dursun'u 7 Şubat 2013 tarihinde dinlemişti.TBMM'nin sitesinde yer alan Namık Dursun ile ilgili o basın açıklamasında komisyon üyeleri ile Dursun arasında şu diyaloglar geçmişti:

Komisyon Başkanı Ak Parti adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, Dursun'un hakkındaki iddiaları söyledi.

Metiner, Dursun'a, ''10 Kasım 2004'te Hozat'ta ilçe kaymakamlığı başkanlığında köylere hizmet götürme faaliyetlerine ilişkin bir toplantı yapmışsınız. Toplantıdaki konuşmanızda, 'ben valiyi temsilen geldim' diyorsunuz. Bir jandarma alay komutanı valiyi temsilen toplantı yapabilir mi-'' diye sordu.

Metiner ayrıca Dursun'a, ''Bundan böyle akrabası veya kardeşi dağda olan bir aile varsa derhal gitsin. 1,5 ay süre tanıyoruz. Bize bilgi vermediğiniz taktirde sonucu ne edeceğiz siz düşünün. Yani öldürürüz, asarız, keseriz. Bu yani dağdakilerle işbirliği şeklinde devam ederse Elazığ hattını keserim. Elazığ'a bırakmam sizi. Tunceli-Erzincan bölgesini de abluka içine alırım ve sizi burada imha ederim'' sözlerinin kendisine ait olup olmadığı sorusunu yöneltti.

Bunun üzerine Dursun, böyle bir toplantının yapıldığını, bu toplantının köylülere hizmet götürme birliğinin yaptığı faaliyetlerin vatandaşlara aktarılması olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

''Bu arada terörle mücadelede özellikle muhtarlardan beklentilerimiz nedir- Vazifelerin hatırlatılması baabındadır. Bu toplantıda ifade edilen kelimelerin hiçbirisine katılmıyorum. Benim ağzımdan çıkmış bir ifade değildir. Toplantı 10 Kasım 2004'te yapılmıştır, 18 Kasım'da, aradan 8 gün geçtikten sonra kim tarafından kaleme alındığı meçhul bir bildiri, 28 muhtara imzalattırılmıştır. Aynı konu 25 Kasım 2004'te o dönem Tunceli Milletvekili olan Vahdet Sinan Yerlikaya tarafından TBMM Genel Kurulu'nda gündeme getirilmiştir. Yine 3 Kasım 2004'te Tunceli milletvekilimiz bu konuya İçişleri Bakanlığı'na yazıyla iletmiştir.''

'Hozat fişlemelerinden emniyet amirlerine soruşturma açılır'

Dursun, 7 Aralık 2004'te aradan 1 ay geçtikten sonra, Tunceli Barosu'nun, Tunceli Dernekleri Federasyonu ve İnsan Hakları Derneği adına kurumsal olarak hakkında suç duyurusunda bulunduğunu dile getirerek, suçun geçtiği iddia edilen yerin Cumhuriyet Savcılığı'na ve Tunceli Valiliği'ne iletildiğini, valiliğin yaptığı ön incelemede hakkında soruşturma izni verilmemesine dair bir karar alındığını söyledi.

Bu karar üzerine Hozat Cumhuriyet Savcılığı'nca 3 ayrı suç duyurusuna ilişkin olarak takipsizlik kararları verildiğini kaydeden Dursun, valiliğin soruşturma izni vermemesi üzerine Tunceli Barosu'nun Malatya Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz ettiğini bildirdi.

'ÇARPITMA BİLGİLER'

Malatya Bölge İdare Mahkemesi'nin valiliğin kararını onadığını ve taraflarda itiraz etmediği için kararın kesinleştiğini belirten Dursun, ''Yani ben bu olayda, idari ve yargının denetim ve gözetiminden bir şekilde geçtim. Yıllarca ben bu işin muhasebesini yaptım. 'Acaba ben nerede bir yanlış yaptım' diye. Bu ifadenin hiçbirisi bana ait değil. Tamamen çarptırma ve bilinçli bir şekilde kaleme alınmıştır. Ama üslupla ilgili biraz sıkıntım vardır. Bunu gün geçtikçe tedavi etmeye baktım. Keşke bu kullandığım ifadeleri daha uygun bir üslupla ifade etseydim diye düşünürüm'' dedi.

Hozat'ta fişleme ve takip yapanlara inceleme

Metiner'in, fişleme ile ilgili jandarma kriminal dairesinin raporunu istediklerini belirterek, ''Sizin döneminizde bilginiz, talimatınız dahilinde fişleme oldu mu-'' sorusuna Dursun, TCK'daki değişiklikten sonra, 1 Nisan 2005'ten itibaren kişisel kayıtların veri altına toplanmasının yasaklandığını anımsattı. Dursun, bununla ilgili o dönem Jandarma Genel Komutanlığı'nın yazılı bir emri bulunduğunu söyledi.

Hozat'taki fişleme belgelerine el konuldu

Bu emir çerçevesinde tutulan bütün fişlerin ortadan kaldırıldığını, bir tek bilgi toplama işlem merkezince yasal olarak tutulan fişlerin kaldığını anlatan Dursun, ''Bunun dışında jandarmanın benim dönemimde herhangi bir gayrıyasal fiş toplaması ve kaydetmesi de mümkün değil. Çünkü bu konuda defalarca personelimi uyardığımı çok iyi bilirim'' diye konuştu.

'HERKES NAMIK DURSUN'U GÖSTERDİ'

Komisyon üyesi ve CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, çıkışta fişleme iddialarına ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlamış fişlemeyle ilgili konuşmuştu. Milletvekili Aygün, “7'den 70'e kadınlar, erkekler, muhtarlar, 2005-2006 yılında dönemin İl Jandarma Alay Komutanı Albay Namık Dursun'un bu uygulamaları başlattığını söylediler. Hem mahallelerde hem de köylerde 7'den 70'e kadın, erkek, çocuk ayırmaksızın herkesin fotoğraflarının toplandığını söylediler. Halk, oy birliğiyle bu olayın 2005-2006'da başlatılmış olduğuna inandığını söylüyor. Ama dinlediğimiz hiçbir kamu görevlisi, emniyet müdürleri, İlçe Emniyet Amirliği'ne bakan arkadaş, İlçe Jandarma Komutanı, bu fişlerden haberdar olmadığını söylüyor. Yani halkın oy birliğiyle kabul ettiği şeyi, hiçbir devlet görevlisi kabul etmiyor. Tipik üç maymun oyunu oynanıyor” diye konuşmuştu. 

Hozat fişlemesinde yapılacak bir işlem yokmuş