@hakki_ozdal

'Milli yas': Pakistan'a, Suudi krala var; Suruç'a, Yaşar Kemal'e yok

'Milli yas': Pakistan'a, Suudi krala var; Suruç'a, Yaşar Kemal'e yok
'Milli yas': Pakistan'a, Suudi krala var; Suruç'a, Yaşar Kemal'e yok
Suruç katliamıyla ilgili olarak 'ulusal yas' ilan edilmemesine yönelik tepkiler var. Bir 'devlet teamülü' olarak yas tutmanın tek başına bir anlamı yok elbette. Ama devletin son yıllardaki 'yas tutma' davranışları tuhaf çarpıklıklar içeriyor. Pakistan'daki bir terör saldırısı için yas ilan edilirken, Reyhanlı ve Suruç için ilan edilmiyor...
Haber: HAKKI ÖZDAL - hakki.ozdal@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – Türkiye Suruç’taki korkunç katliamın ağır yükünü taşıyor omuzlarında. Yiten gençlerin üzüntüsünü, onların ardından ‘hala yaşıyor olmanın’ ağırlığını hissedenler çoğunlukta. Ama bazı siyasilerin demeçlerinden sosyal medyaya, haber portallarındaki okuyucu ‘yorumlarına’ dek pek çok mecrada da, “ne işleri vardı orada”dan “iyi oldu”ya kadar uzanan bir başka tutum dikkat çekiyor. Olayın sıcaklığının, bu korkunç temenni karşısında yarattığı öfke bir yana, toplumun böylesine travmatik bir olay karşısında dahi büyük bir gerilim ekseninde harekete edebildiğini gösteren derin bir kırılma bu.

Toplumun bir kesimi neden ulusal yas ilan edilmediğini sorgular ve bunu eleştirirken, ölen çocukların “paravan bir faaliyet” içinde olduğunu söyleyen siyasal demeçler de büyük karşılık buluyor.

Çocukluktan yeni çıkmış gençlerin kucaklarında yardım paketleri ve oyuncaklarla yola çıkıp paramparça bir ölüme varmaları karşısında ‘haz’ duyabilmenin, acıları ve ölümleri birbirinin karşısına dikerek tüm arabaları yokuşa sürmenin nasıl bir toplumsal hastalık olduğunu, bu ülkenin yakın ve uzak geçmişindeki hangi yanlışlardan kaynaklandığını, bugün bu yanlışların nasıl sürdürüldüğünü farklı disiplinlerden bilim insanları inceleyecek anlamlı sonuçlara varacaklardır.

Ama özellikle 12 Eylül sonrasında tüm ceberrut özellikleriyle toplumun sırtına ‘binen’, onu zor yoluyla biçimlendiren ve ortak değerlerinin üstüne ‘çöken’ ‘devlet’in bu tür vakalar karşısındaki tutumu da önemli olsa gerek. Biz bugün, devletin yakın geçmişteki ‘yas tutma’ davranışlarına bakacağız.

Hayat boyu unutamayacağımız şekilde ölüm anlarına tanık olduğumu o çocukların arkasından neden tüm toplum olarak yas tutamadık? Bu sorunun yanıtı (en azından yanıtın bir kısmı) devletin yurttaşlarına ‘üzülmeyi’ salık verdiği, ‘burada yas tutulacak, tut’ dediği ve toplumun beklentilerine rağmen bunu yapmadığı olaylarda gizleniyordur belki…

YAS İLANI NE İŞE YARAR?

‘Ulusal yas’ ilanının kararına Başbakanlık tarafından karar veriliyor. Bu kararın belki de bağlayıcı tek yanı “Türk Bayrağı Kanunu'nun 4. Maddesi”ne göre düzenlenen “bayrakların yarıya indirilmesi” konusu. Yas ilan edilen süre boyunca gönderlerdeki tüm Türk bayraklarının yarıya indirilmesi gerekiyor. Günlük yaşamı etkileyen hiçbir yaptırımı yok bu uygulamanın. Ama devlet geleneğinin bu denli güçlü olduğu bir ülkede ‘ulusal yas’ ilanının ‘ikincil’ anlamları önemli elbette.

Suruç katliamından sonra iptal edilen çok sayıda şenlik, konser, festival ve etkinlik, birçok TV kanalının yayın akışında hatta pek çok yurttaşın günlük yaşantısında yaşanan ‘gönüllü değişim’, olması gerekeni, ‘sivil yas’ı işaret ediyor zaten.

Peki ama tüm kamuoyu baskısına rağmen, bu acı olayın ardından uygulanmayan yas kararı hangi durumlarda uygulanmış? Devletimiz hangi durumlarda yas tutacak kadar ‘üzülmüş’, hangilerinde üzülmemiş, bakalım…

14 MAYIS 2014 / SOMA: Soma'da 301 işçinin canına mal olan maden faciasından bir gün sonra Başbakanlık 3 gün yas ilan etti. Aynı yıl 19 Mayıs'ta yapılacak kutlamalar da iptal edildi.

Bundan 5 ay sonra Ermenek’teki bir madende yaşanan su baskınında 18 işçi can verdi. Ancak kamuoyu baskısına rağmen yas ilan edilmedi.

21 TEMMUZ 2014 / FİLİSTİN: Bakanlar Kurulu, Gazze'de yaşanan İsrail saldırıları nedeniyle 22-23-24 Temmuz günlerini kapsayan 3 günlük milli yas kararı alındı.

28 Aralık 2011’de Roboski’de çoğu çocuk ve genç yaşta 34 sivil Türk savaş uçakları tarafından bombalanarak öldürülmüş ama yas ilan edilmemişti.

17 ARALIK 2014 / PAKİSTAN’DA TERÖR SALDIRISI: Pakistan’ın Peşaver kentinde Taliban militanlarının bir okula düzenlediği saldırıda can veren, 132’si çocuk 145 kişi için 1 günlük yas ilan edildi.

12 Mayıs 2013’te Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde düzenlenen bombalı saldırılarda 54 yurttaş can vermiş, ama Suruç gibi Reyhanlı için de yas ilan edilmemişti. Pakistan’daki saldırılar nedeniyle yas ilan edilince pek çok kişi bunu hatırlatarak tepki gösterdi.

24 OCAK 2015 / SUUD KRALI ABDULLAH: Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdulaziz el-Suud'un ölümü nedeniyle bir günlük milli yas ilan edildi. Başbakanlık Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada, “Bu vesile ile merhum Kral Majesteleri Abdullah bin Abdulaziz el-Suud'a Yüce Allah'tan rahmet diliyor, kardeş Suudi Arabistan halkı ile Arap ve İslam Alemi'ne taziyelerimizi iletiyoruz" denildi.

Türkiye’nin anıt yazarı Yaşar Kemal, aynı yıl 28 Şubat günü aramızdan ayrıldı. Ancak Suudi Kralı için yas ilan edilmesine rağmen Yaşar Kemal için edilmedi.

17 HAZİRAN 2015 / DEMİREL’İN ÖLÜMÜ: 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in ölümü nedeniyle üç gün ulusal yas ilan edildi.