Minik Aylan'ın can verdiği yerde denize çelenk bırakıldı

Minik Aylan'ın can verdiği yerde denize çelenk bırakıldı
Minik Aylan'ın can verdiği yerde denize çelenk bırakıldı
Bodrum'dan önceki gün çıkılan umut yolculuğunda yaşamlarını yitiren 8'i çocuk 12 kişiyi anmak için bir araya gelen onlarca kişi, 2 yaşındaki Aylan Kurdi'nin minik bedenin bulunduğu yere karanfil, denize de çelenk bıraktı.

RADİKAL - Dünyayı sarsan faciada ölen 8'i çocuk 12 kişiyi anmak için Bodrum Belediyesi tarafından anma etkinliği düzenlendi. Aylan ve ağabeyinin minik bedeninin kıyıya vurduğu Ali Hoca Burnu Plajı'na gelen Bodrum Belediye Başkanı CHP 'li Mehmet Kocadon ile onlarca kişi, Aylan'ın bedeninin bulunduğu noktaya karanfil, denize de çelenk bıraktı. Törene, yerli ve yabancı basının ilgisi de yoğun oldu.

Konuşma yapan Başkan Kocadon, "İki gündür burada insanlık dramı ile karşı karşıyayız. Özellikle bu dramın Bodrum'da meydana gelmesi hepimizi çok üzmüştür. Dikkat çekilmesi gereken bir konu. Artık ülkelerin birbirinin iç işlerine karışmadan, herkesin kendi ülkesinde huzur ve barış içinde yaşamasının göstergesidir bu. Her ülke kendi derdini kendi problemini kendi çözsün. Ortadoğu'da geldiğimiz nokta belli" dedi.

'RUHU DÜNYA BARIŞI İÇİN UMUT OLUR'

İnsanların savaşlardan kaçarak diğer ülkedeki akrabalarının yanına giderek daha iyi bir hayat yaşamak için yolculuğa çıktığını söyleyen Kocadon, şöyle devam etti:

"Bu yolculuk artık hüsranla sonuçlanmaya başladı. Acı tabloları hep beraber gördük. Dünya ülkeleri ve ülke liderleri beyanatlarını çok dikkatli açıklasınlar. 'Sınırımıza kadar gelin, biz sizi kabul ederiz' gibi umut verici ifadeler, umut yolculuğuna ve sonunda da facialara yol açıyor. Uluslararası bir platformda, çare üretilmesi gerektiğini hep beraber gördük. Umarım ki bu acılar tekrar yaşanmaz. Telafisi olmayan tek şey candır. Ölen bir çocuğu hiçbir şey geri getirmeyecek. Canlar ölmeden tedbir almak lazım. Dünya liderleri, birlik beraberlik ve barış içinde Ulu Önder Atatürk 'ün 'Yurtta Sulh Cihan da Sulh' sözünü unutmadan hep beraber söylesinler. Savaşların dünyayı hiçbir yere götürmediğini hep beraber görüyoruz. Suçlu aramıyorum, insan olarak hepimiz suçluyuz. Yardım ettiğimiz kaçaklar arasında bir annenin ya da hamile bir kadının gözüne baktığımız zaman medet umuyorlar. Yapılan yardımlarda, yiyecek alan bir babanın yüzüne baktığınızda çaresizliğini ve utangaçlığını görüyorsunuz. Bu insanlık dramı ve insanlık ayıbıdır. Umarım 3 yaşındaki çocuğun ruhu dünya barışı için umut olur."

GÖZYAŞLARI DURMADI

Etkinliğe katılanlardan emekli hemşire Sevinç Özdemir (50), lise son sınıf öğrencisi kızı Merve Özdemir (17) ile anma töreninde gözyaşlarını tutamadı. Kızına sıkıca sarılan anne Özdemir, "Çok üzgünüm. Keşke yaşanmasa. Böyle olmaz. Her gün başka bir grup geliyor. Ölümüne koşuyorlar. Çok kötü durumdalar. Açlar, yatacak yerleri yok. Böyle acı kimseye vermesin Allah. Daha geniş kapsamlı bir şeyler yapılmalı" diye konuştu.

Emekli öğretmen Ayfer Yılmaz (60) da "Dünden bu yana basında çıkan resimleri gördükten sonra inanılmaz bir duygu seli içindeyim. Canım çok acıdı. Çünkü ben de bir anneyim. Çocuğun o duruşu yatışı gözümün önünden gitmiyor. İki gündür gözüme uyku girmiyor. Çok üzgünüm. Anne olarak üzgünüm. Savaşa da şiddetle karşıyım. Benim de iki çocuğum var. Her gün onların başına bir şey gelecek mi diye ağlamaktan kendimi alamıyorum" dedi.
DHA/Nilüfer DEMİR- Mücahit BEKTAŞ