Minik müdür: Güvenlik yok!

Çocuktan ye fırçayı!

İstanbul Emniyet Müdürü Cerrah'ın yerine oturan Ayşe: 'Kent güvensiz, annem çantasını korur.' Cerrah: 'Hiç çalındı mı?' Ayşe: 'Hayır.' Cerrah: 'Yani kent güvenli.' Ayşe: 'Anneme denk gelmedi.'

İSTANBUL - İlköğretim öğrencisi Ayşe Sena Güney, dün Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'tan koltuğu 'kaptı' ve İstanbul'un güvenlik sorununa el attı. Cerrah, minik emniyet müdürünün soruları karşısında koltuğu devrettiğine pişman oldu!
Esenler İBB Akşemsettin İköğretim Okulu öğrencileri Buse Duran, Sinem Seleme Övünç, Kaan Tüter, Egemen Tekin, Kevser Engin, Yusuf Çizgici ve Ayşe Sena Güney, sorumlu idareci Mahir Sancar ve öğretmen Meltem Tekin, Türk Polis Teşkilatı'nın 162. yıldönümü kutlama etkinlikleri çerçevesinde dün İstanbul Emniyet Müdürü Cerrah'ı ziyaret etti.
'Kim polis olmak ister?'
Cerrah, kendisine zor anlar yaşatan görüşmede önce çocuklara 'ailelerinde polis bulunan olup olmadığını' sordu. Ancak çocuklardan sadece biri olumlu yanıt verdi. Cerrah, bunun üzerine "Polis olmak isteyen var mı?" dedi. Çocuklardan cevap gelmedi. Cerrah bu durumdan, "Polisliğin ne kadar zor olduğunu biliyorsunuz o zaman veya tahmin ediyorsunuz. Haklısınız, polis olunca çok fazla fedakârlık yapmak zorundasınız" diye sıyrılırken çocuklara ne olmak istediklerini sordu. Çocuklar da doktor, öğretmen, astronot ve kimyager olmak istediklerini söyledi.
Cerrah daha sonra 5. sınıf öğrencisi 11 yaşındaki Ayşe Sena Güney'e makamını sembolik olarak bir süreliğine devretti. Böylece Cerrah'ı terleten dakikalar da başladı. Küçük öğrenci eline geçen fırsatı iyi değerlendirip polisten isteklerini şöyle sıraladı:
"Okul çevresinde ve okullarda güvenlik önlemleri artırılmalı. Kapkaç, hırsızlık gibi olayların önlenmesi için de polis sayısı artırılmalı. Ben, bir çocuk olarak özgürce dışarıya çıkmak istiyorum. Ancak bu özgürlüğümü dışarıdaki kötü kişiler kısıtlıyor. Her çocuğun dışarıya özgürce çıkabilmesi için bu olayların ortadan kaldırılması gerek."
'İstanbul güvenli değil'
Küçük emniyet müdürü, İstanbul Valisi Muammer Güler'in 'İstanbul'da güvenlik sorunu yoktur' sözlerinin hatırlatılması üzerine "Bence var. Çünkü İstanbul'da hep kapkaççılık, hırsızlık gibi birçok olaylar oluyor. Ben de bu yüzden İstanbul'un pek güvenli olmadığını düşünüyorum" yanıtını verdi.
Daha sonra Cerrah ile küçük öğrenci arasında şu diyalog geçti:
Cerrah: Okula rahat gelip gidebiliyor musun?
Ayşe Sena: Kuşku duyuyorum. Mesela annemle gezerken o hep çantasını kontrol eder.
Cerrah: Peki annenin çantası hiç bugüne kadar çalındı mı?
Ayşe Sena: Çalınmadı.
Cerrah: O zaman İstanbul huzurlu bir kent.
Güney: Ama çoğu kişinin çantası çalınıyor. Benim anneme denk gelmedi.
'Evlerine hırsız girip girmediği' sorusuna Güney'den "Hayır" yanıtını alan Cerrah, İstanbul'un asayiş konusunda güvenli bir kent olduğunu söyledi:
"İstanbul, diğer büyük şehirlere göre güvenli bir kenttir. Ancak şunu bilmemiz lazım. İstanbul 'un her ilçesi bir büyük vilayettir. Anadolu'daki bir vilayetle İstanbul'un her ilçesini kıyasladığımızda görülecektir ki İstanbulumuz huzurlu bir kenttir ve bunun için her şeyi yapıyoruz."
Karakolda sorguya son
Çocuklarla yaptığı sohbette terleyen Cerrah daha sonra, kentteki önemli noktaların kameralarla izlendiği MOBESE projesinin geliştirileceğini ve devriyeye çıkan polislere cep bilgisayarı vererek sorgulama işlemlerini kolaylaştıracaklarını söyledi. Her karakola üçer tane cep bilgisayarı dağıtacaklarını duyuran Cerrah şöyle konuştu:
"Devriye polisler hem telefon irtibatı, hem de kişileri, arabaları sorgulama imkânını bulacak. Artık eskisi gibi polisin sorgulama için kişiyi karakola götürmesine gerek kalmayacak."