Mira gemisi TBMM'den dünyaya S.O.S mesajı çekti

Mira gemisi TBMM'den dünyaya S.O.S mesajı çekti
Mira gemisi TBMM'den dünyaya S.O.S mesajı çekti

Denizci Alkın Özden?in annesi (en sağda), CHP?li Soysal?a sarılıp ağlarken ?Artık kasırgalar da başlamış? dedi. FOTOĞRAF: HAMZA ŞAHİN / AA

100 gündür okyanusta mahsur kalan Türk gemicilerin aileleri TBMM'de imdat çığlığı attı

ANKARA - “Hindistan tropik bölge. Oğlum kasırgalar başladı diye mesaj attı. Ben onu babasız büyüttüm, okuttum. Saçlarım bembeyaz oldu. Bu eziyetleri görsün diye mi büyüttüm? Oraya gezmeye gitmedi. Ekmek parası kazanmaya gitti. Para da kazanamadı. Sekiz aydır maaş alamıyorlar. Paradan vazgeçtim. Çocuğumu sağlam olarak gönderdim. Sağlam olarak gelmesini istiyorum. Çocuklarımızın ve ailelerimizin can güvenliği yok. Firma yetkilileri bizi tehdit ediyorlar”
4. Kaptan Alkın Özden’in annesi Gonca Özden, dün TBMM’de CHP milletvekili Çetin Soysal’a sarılarak ağlarken, hem oğlunun hem de arkadaşlarının bir an önce kurtarılmasını istedi. 22 yaşındaki Alkın Özden, Panama bandıralı Mira gemisinin 4. Kaptanı.
Mira’nın altısı Azeri ve 18’i Türk 24 mürettebatı, bir dizi mali ve bürokratik sorun nedeniyle 100 günden beri Hint Okyanusu’nda bekletiliyor. Mürettebat beş parasız ve kumanyasız kaldıklarını, gemiyi böceklerin sardığını, 50 dereceye varan sıcaklıkta gemide sıtmaya benzer bir hastalığın baş gösterdiğini söylüyor. Aileler son çare olarak CHP’li Soysal ile TBMM’de basın toplantısı yaparak “Onları kurtarın” dedi.
Soysal, Hindistan’ın 15 mil açığında Hint Okyanusu’nda mahsur kalan Türk denizciler için Dışişleri ile Ulaştırma bakanlarının girişimde bulunmasını istedi. Soysal, 25 Nisan’da da İstanbul’da ailelerle bu konuda birlikte bir basın toplantısı düzenlemişti.
CHP’li Soysal’ın verdiği bilgiye göre ‘Mira adlı kuru yük gemisi 12 Aralık’ta Abu Dabi limanına girdi. Anca şirket liman işçilerinin parasını ödemediği için yükünü boşaltamadan liman dışına çıkarıldı. Bir İngiliz bankasının alacağı nedeniyle gemiye el konulması üzerine, Mira şirketinin talimatıyla geminin ocak ayında Hindistan’a yönlendirdi ve bu kez Alang Bıhavangar limanındaki acentenin şirketten 120 bin dolarlık alacağını temin edemediği için personelin pasaportlarına el konuldu. Gemi kıyıdan 15 mil açıkta elektriksiz, kumanyasız, susuz beklemeye başladı.’

Böyle yanıt olur mu?
25 Nisan’da, İstanbul’da mürettebatın aileleriyle bir basın toplantısı düzenlediğini hatırlatan Soysal, bakanlıkları göreve çağırdı:
“Bu gözü yaşlı ailelerin çığlığına kulak verin. Gıda yardımı talebinde bulunan gemi personeline, Türk Büyükelçiliği ‘ödeneğimiz yok’ demiş, Böyle bir şey olabalir mi? Su bile verilmez mi? Büyükelçilikler, konsolosluklar niçin var, bakanlıklar niçin var?” dedi.
Gemide bir insanlık dramı yaşandığını belirten Soysal, “Böcek istilasının olduğu, sıtmadan şüphelenildiği bize ulaşan bilgiler arasında... Sıcaklık 50 derece.  Tüm bunlar insanın yaşamını ciddi olarak tehdit eden riskler. Bu kadar büyük risklere rağmen nasıl olur da hâlâ bir şey yapılmaz? 100 gün geçti... Bu süreçte personelin aileleri, Dışişleri’ne, Ulaştırma Bakanlığı’na defalarca başvurdular, ancak sonuç alamadılar.” (Radikal)